Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Mirgün Cabas ve Tuba Ünsal hakkında bir şeyler yazacağım zaman bir oturup on kalkıyorum. Sonra dönüyorum, dolanıyorum yine yazmak istiyorum. Malum ilk aşklarını ben yazmıştım ve bir hayli tantana kopmuştu. Bin defa yalanlanmış hatta bazı kulüplerden de çıkarılmam için direktifler verilmişti. Hatırlayan hatırlar. Unutanlarda bir zahmet arşivleri açıp okusun, kayıtlarda mevcut. Ama zaman geçiyor işte. Geriye bakmamak gerek. Bakınız son zamanların en popüler çifti el ele kol kola arz-ı endam ediyor. Etsinler varsın kimsenin gözü yok ilişkilerinde. Hep mutlu olsunlar. İşte ben de artık tatlı yiyelim tatlı konuşalım niyetindeyim. Neyse efendim malumunuz Mirgün Cabas, GQ Dergisi'ne Genel Yayın Yönetmeni olduğu zaman kendinden söz ettirecek bir reklam filmi çekmek istemiş. Reklam ajansıyla başlamış konusu hakkında çalışmalara. Yapılan toplantılar sonrasında dev bir Mirgün pastası yapılmasına karar verilmiş. Mirgün pastasını birbirinden güzel kızlar çatallayacakmış. Vay vay vay egoya bakar mısınız? Süper ötesi. Mirgün acaba "Elleriyle avuçlasınlar, hatta birbirinin yüzlerine atsınlar" gibi sözler söyledi mi onu ayrıca merak ediyorum. Reklam filmi onay almak için yurtdışına gitmiş. Lakin dergi yöneticileri "Pardon da burada önemli olan GQ Dergisi, yayın yönetmeni neden bu kadar öne çıkmış?" diye reddetmişler. Anlayacağınız bir sürü para harcanarak çekilen reklam filmi çöpe gitmiş, kızlar pasta yemekle kalmış. Ama ben fikri beğendim. Tebrik ederim Mirgün'ü. Evlerinde yaptıkları partiye beni hiç davet etmiyorlar ama davet edilirsem bana ne olur bu reklam filmini izlettirsinler. İllaki elinde bir kopyası vardır. Ya da bence bir dahaki ev partisinde kocaman bir Mirgün, Tuba pastası yaptırsınlar. O zaman daha çok gazetelere haber olur hem. Anlaşma yaptıkları içki firmasının da hoşuna gidebilir bu durum. Ne dersiniz?

        1 Mayıs öncesi

        CİHANGİR'DE oturan ben çok uzun yıllar 1 Mayıs'ı en iyi yaşayanlardanım. Ama bu sene tek farkı evime girebilmek için bir hayli cambazlık yaptığım. Biber gazının da tadına baktım. Malum tadını bilmemek olmazdı. Son yıllarda bir hayli popüler. Bir gece öncesinde İstanbul'un en gözde mekânlarında partiler vardı. Hatta öyle ki, birçok kişiye "Neden bugün yapıyorsunuz" dediğimde "E yarın 1 Mayıs dışarıya çıkılmaz ki" diyerek bir gece önce tüm kurtlar döküldü. Trafik tavan yapmış durumdaydı. Ve bir gün sonra da beklenenden daha vahim olaylar oldu. Adeta sokağa çıkma yasağı yaşandı. Akşam 19.00 olduğu halde birçok yer hâlâ kapalıydı. Ve maalesef ki 2013 Türkiye'sinde böyle görüntülerin, bu tarz olayların içinde bir İstanbul'da yaşamak çok ama çok üzücü. Hele ki, yollarda kalmış turistlerin hali fenaydı.

        DİKKATİMİ ÇEKTİ

        ■ Hadise "Piyasa şarkısı yapmam" demiş bir röportajında. Ben şarkıdan anlamıyor muyum acaba?

        ■ Ödül alırken dizilerin uzunluğu konusunda "Manyaklık" diyen Meryem Uzerli'yi cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Bizim daha cesaretli oyunculara ihtiyacımız olduğunu gösterdi.

        ■ Ve tabii dizi uzunluğu ve senaristler hakkında laf söyleyen Leyla Alaton'u da ayrıca tebrik ediyorum.

        'Bu renk sana olmamış minişim'

        İtiraf etmem gerekirse Cannes seyahatim bol kadın muhabbetiyle geçti. Ama en eğlenceli taraflarından birisi kesinlikle Tülin Kermen ile geçen dakikalardı. Tülin Kermen'i bilmeyen yoktur. Kendisi stil ve alışveriş danışmanı. Yani zengin ve stil sahibi olmayan birçok kişiyi stil sahibi yapıyor. Hatta öyle ki, "Hangi spor salonuna gideyim", "Hangi köpeği beslemeliyim" diyenlere bile yanıt vermeye çalışıyor. İşi zor ama Tülin o kadar çok eğleniyor ki, kıskanmamak elde değil. Mesela dört gün boyunca kendimi Tülin'e beğendireceğim diye canım da çıkmadı ama dikkat etmedim dersem yalan olur. Tülin, tanısın tanımasın insanlara o kadar tatlı dille "Acaba bu saati takmasan mı minişim, yok bu renk sana olmuyor. Minişim bu bluzu bir daha giymesen mi" diye kurduğu cümlelerle kimseyi rahatsız etmeden düşüncelerini dile getiriyor. Öyle kasıntı bir tip değil. Bir zaman sonra "Benimle alışverişe gel, kahven de benden" demek istiyorsunuz. Ama böyle Victoria Beckham gibi bir tip olsaydı rahatsız olur "Sen kendine baksana kardeşim" diyebilirdim. Diyorum ya şahsına münhasır enteresan bir kadın. O yüzden de söyleyeceği sözler her daim dikkate alınır.

        Diğer Yazılar