Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YILLARDIR tartışılan ve bir türlü sonu gelmeyecek bir konudur paparazziler. Hazırlanın şimdi yaz geliyor. "Oradan mı çektin, buradan mı çektin. Neden oradan çektin, kapının önünde durma, selülitlerini çekme, erkeklerin göbeklerini de çekin" gibi her taraftan bir söz duyacaksınız. Bunun sonu yok. Tıpkı "Dünyada paparazzilerin çektiği fotoğraf her zaman iş yapar. Bakmıyorum diyen bile bakar"ın sonu olmadığı gibi. Son günlerde bu konu Kenan İmirzalıoğlu ile yeniden masaya yatırıldı. Ve bu konu o masadan da hiç kalkmayacak. Benim tavrım belli. Paparazzi yatak odasına kadar girmedikçe bir sorun yok. Kapının önünde her türlü fotoğraf haberdir. Camdan, bacadan kaçması da haberdir. Balkonda yakalanmak da haberdir. Özellikle sokak ortasında yakalanıyorsa her şekilde haberdir.

        HERKES ÇOK İLGİLİ

        Geçtiğimiz gün Psikolog Alanur Özalp ile işte tam da bu konularla ilgili bir sohbet yaptık. Alanur Hanım da herkesin magazin ile çok ilgili olduğunu ve hatta kendisine gelen birçok kişinin bu konularda her türlü bilgisi olduğunu söyledi. Alanur Hanım, "Kim kiminle birlikte, kim kiminle öpüşmüş. Kim nerede tatil yapmış. Ne giymiş, ne takmış. Ayakkabı ne marka, çantayla ne kadar ilgili. Hepsinden haberdarlar" diyor. İşte bizim sorunumuz bu. Magazini seviyoruz ama sevmiyoruz diyoruz. Tıpkı "Hayır" demeyi bilmediğimiz gibi. Alanur Hanım da bu konunun özellikle üzerinde durarak "Aslında ileri ve bilgiliyiz. Ama kendimize güvenimiz yok. Ve hayır demeyi bilmiyoruz" diyor. İşte sorunumuz bu. Hayır demeyi bilmediğimiz gibi "Bilmiyorum" demeye de çekiniyoruz. Yani bilmesek de o yolu tarif ediyoruz, bilmesek de uydurarak bir şeyler anlatıyoruz. Bunları öğrendiğimiz zaman birçok yolu da kat etmiş olacağız gibi geliyor bana.

        DERBİYE DAİR

        ■ Derbiyi Cihangir Ağa Kahve'de izledim. Maç esnasında taraftarlar birbirlerinin yüzünü bile görmeye tahammül edemiyor olacaklar ki sırt sırta oturup maç izlediler.

        ■ Küfürsüz bir ortamda maç izleme keyfi yaşadım. Yaşı ilerlemiş bir bey bir kez küfür etti, herkes ona dik dik bakınca o da sustu. Çünkü maç izleyenler arasında kadınlar ve çocuklar vardı. O yüzden o gün orada maç izleyen herkesi kutluyorum.

        ■ Galatasaraylı futbolcu Burak Yılmaz'ın top koştururken bile stil takılma çabalarına biraz şaşırdım. Hani tişörtünün yakalarını kaldırmıştı ya ondan bahsediyorum. Zaten bunu sık sık yapıyor bu yeni değil. Kimisi diyor ki "O onun stili", kimisi de "Burak'ın uğuru o yaka kaldırma. Biliyorsunuz son yıllarda birçok erkek böyle tişörtünün yakalarını kaldırıyor. O yakaların dik durması bana çok saçma geliyor. Bazı markalar da sırf bu moda yüzünden logolarını da o yakanın altına koymaya başladılar. Yakalar dikleşince marka kabak gibi ortaya çıkıyor. İşte o zaman inanılmaz komik bir görüntü oluyor bilesiniz.

        ■ Maç bitti herkes sakin bir şekilde evlerine dağıldı. Şükür bizim buralarda kavga gürültü, ölüm yaşanmadı.

        ■ Ve şiddete hayır. Rengi, dili, dini ne olursa olsun vahşetin her türlüsü kötüdür. Böyle şampiyonluk kutlaması da olmasın daha iyi. Unutmayalım, unutturmayalım.

        Siz uyurken

        ■ ARNAVUTKÖY 01.00 tuvalette kız çorabını çıkarıyor. Sonra bana dönüp, "Çok kötü kaçtı. Kaçık halde dolaşmaktansa çıkarıp atmak en iyisi" dedi. E bence de tabii.

        ■ LALE İŞKEMBECİSİ 04.00 yan masada iki kişi oturuyor. Biri mantı, diğeri kokoreç yiyor. Çocuk "Sen şimdi o sarmısaklı mantı sonrası benimle aynı yatağa gireceğini mi zannediyorsun" dedi. Kız da "Evet, naneli sakız çiğnerim" dedi.

        Diğer Yazılar