Gündüzün de kralları çıktılar
GEÇTİĞİMİZ aylarda "Artık gecelerin kralları yeni nesil" diye bir yazı yazmıştım. Hatta öyle ki, "Ben bu yeni nesilden anlamıyorum. Nasıl eğleniyorlar, ne yapmak istiyorlar çözemiyorum da" demiştim. Ama sırf ben değil, büyüklerimiz de çözememiş. Düşünün gece hayatının raconlarını değiştiren yeni nesil gündüzü nasıl değiştirmesin. İşte bakınız her şey değişiyor. Başka bir dil konuşuluyor artık. Son günlerde Gezi Parkı'na yolunuz düştüyse ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Çünkü yeni küçük krallar bizden daha cesur ve yürekli ifade ediyorlar ne istediklerini. Düşüncelerini bastırmak istemiyorlar. Rahat giyinmek, öpüşmek, sarılmak istiyorlar. Çünkü ne kadar yasak, baskı, o kadar merak olduğunu çok ama çok iyi biliyorlar.
Gezi kütüphane
Uzun zamandır "kütüphane" sözünü de duymuyordum. Çocukluğumda en çok İl Halk Kütüphanesi'ni severdim. Şimdi de halkın oluşturduğu, yarattığı Gezi Kütüphanesi'ni çok seviyorum. Gri tuğlalar üst üste konularak oluşturulmuş muhteşem bir kütüphane. Destek bekliyordu. Destek de geldi ve günden güne büyüyor. Mesela dün bir grup Kadıköy-Karaköy iskelesinde buluşup bir sürü kitap götürdü kütüphaneye. Siz de uzun zamandır kütüphaneye gitmiyorsanız bence vakit kaybetmeyin ve Gezi Kütüphanesi'ne uğrayın derim.
Ne mi öğrendik?
■ Ucuz reklam yapmak isteyenlerin çok fazla olduğunu.
■ Baskı olmadığı zaman insanların duyarlılıklarının ortaya çıktığını ve daha çok görevlerini yerine getirdiğini.
■ Herkesin çapulcu, herkesin alkolik olduğunu.
■ Samimiyetsiz insanların çok fazla olduğunu.
■ Birçok gözyaşının timsah gözyaşı olduğunu.
■ Halk direnişini başka bir yere çekmeye çalıştıklarını.
Tarkan meydanlarda
"Tarkan'ın söylediği her söz önemli" diye yazdım geçen hafta. Bakınız Tarkan maskesiyle gözüktü sonra da meydana indi. Birçok kişi "İnmedi" dedi ama indiğini gösteren fotoğraflar da yayınlandı. İnmese de bir şey değişmezdi. Tarkan'ın duruşu herkese destek oldu. Olmaya da devam ediyor.
Konsere gerek var mı?
Gezi Parkı direnişi yeni dilini, yeni konser düşüncesini de kendiliğinden yarattı. Dün Gezi Parkı eylemlerine destek vermek için birçok sanatçının konser vereceği açıklandı. İşte o sıralarda baş belası Tvvitter'da "Konsere hayır" sesleri yükseldi. Bence de kesinlikle hayır. Böyle bir zamanda hiç kimse eğlenmek istemiyor ki. İşte o sıralarda Sıla'nın twit'i dikkatimi çekti. Sıla, "Daha değil. Hele bir bitsin, şarkılar söyleyeceğiz zaten. Ama parkın ruhuna yaraşırcasına. İki gitar alıp, sahnesiz... Dostça, kardeşiz» dedi. İste budur. Böyle olması gerekiyor. Sıla Gezi Parkı olaylarına ilk günden destek veren isimlerden. Ve şu ortaya bir kez daha çıktı ki, Gezi olaylarında birçok sanatçı da yara alacak. Güven kaybına uğrayacaklar. Bunların en başında da Ajda Pekkan geliyor. Sevenlerine karşı bu olaylara sessiz kalması ayıp oldu. Ajda Pekkan'ın bu saatten sonra yapacağı şey de artık gönülleri almak... Öyle gözüküyor.