Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MEĞER Gezi Parkı çiş kokuyormuş, Hasan Kaçan öyle söyledi. Hemen arkasından Necati Şaşmaz, namıdiğer Polat Alemdar, "Nazar var üstümüzde" dedi. Gördünüz işte. Allah onlardan razı olsun. Biz göremedik, bilemedik, öğrenemedik. Polat olmasa bilemeyecektik. Hayır ben neden yıllardır süren Kurtlar Vadisi'ni bir kez bile izlememişim onu anladım. Tabii hakkını yememek gerek. Günlerdir moraller sıfırdı. Biraz neşe kattı, Twitter öyle bir coştu ki, "Allah Necati'nin yüzünü hep güldürsün" dedirtti herkese.

        Bir insan kendini nasıl bitirir?

        ■ Bilmediği konularda ahkâm keserse.

        ■ Her konuya karışırsa.

        ■ Her zaman "Ben ben ben" derse.

        ■ Sesi kötüyse ve şarkı söylüyorsa.

        ■ Oyunculuk yeteneği yoksa ve oynuyorsa.

        ■ Olay merkezine bir kere bile gitmiyor ve ordaymış gibi davranıyorsa.

        ■ Kendini başkasının yerine koyuyorsa.

        ■ Egosunu kontrol altına alamıyorsa.

        ■ Kıskançlığının önüne geçemiyorsa.

        ■ Her olaya en başta negatif yönünden bakıyorsa.

        ■ Her konuşmanın sonunda "Ama" diyorsa.

        Şarkılar susarsa olmaz

        GEZİ Parkı olayları yüzünden her gün bir organizasyon iptal edildi ve edilmeye de devam ediyor. Tamam varsın edilsin ama artık yeter. Bu iptaller devam ederse, şarkılar susarsa olmaz ki. Kuru, kupkuru, tatsız tuzsuz günler bizi bekler. Oysaki çarşamba akşamı TOMA'ların boy gösterdiği Taksim Meydanı'nda, Atatürk Anıtı'nın orada yıldızların altında piyano nasıl da havayı değiştirdi. Müzik herkesin ortak dilidir. Ne olursa olsun şarkılar susmamalı. Zor günler geçirdiğimiz şu günlerde sanatçılar başka bir yol bulmalı. Geçen gün de yazmıştım. Bir tek Duman Grubu konserlerini iptal etmedi onlara da tam destek vardı. O yüzden başka bir yol, başka bir çıkış noktası şart. Düşünün ki o organizasyonlarda da çalışan yüzlerce insan var. Bu arada içimi acıtan diğer bir konu da maalesef Efes Pilsen One Love Festivali'nin artık yapılmayacak olması. Malumunuz yeni alkol yasası artık hayatımızda. Artık birçok davet, parti ve konsere veda edeceğiz. Ama 11 senedir yapılan bir festivale yazık oluyor. Bu festivalleri düzenlemenin başka yolları bulunmalı.

        Yeni nesil derken

        ■ Bu yeni nesil eski nesil sanatçıların hal ve hareketlerini sevmiyor.

        ■ Bu yeni nesil eski nesil sanatçıların açıklamalarını da sevmiyor.

        ■ Bu yeni nesil eski nesil sanatçıların şarkılarını da sevmiyor.

        ■ Bu yeni nesil eski nesil sanatçıların kıyafetlerini de beğenmiyor.

        ■ Bu yeni nesil eski nesil assolist tavırları hiç ama hiç sevmiyor.

        ■ Bu yeni nesil dünyayı takip eden kendini geliştiren sanatçılar istiyor.

        Sibel Can’a bir haller oldu

        Her zaman güler yüzlü, her zaman olumlu, polemiklere girmeyen Sibel Can'a bir haller oldu. Basından kaçıyor, üstelik kırmızı halıya arabasını sürüyor. Yöneltilen mikrofonları geri çeviriyor. Kızıyor, sinirleniyor. Tabii ki, her zaman iyi olması beklenemez ama biz onun bu hallerine alışık değiliz. Bilemedim yıllardır tanıyan ve onu takip eden biri olarak tuhaf geliyor bu halleri bana.

        Sosyal medya hareketli ama hayat durdu

        SOSYAL hayatın en hareketli merkezi Taksim Meydanı'nda dolaşıyorum. İstiklal hatta dar sokaklar tıklım tıklım. Böyle bir kalabalık yok. Her hafta gördüğüm kalabalığın iki katı. Herkesin elinde alışveriş torbası olurdu ama şimdi yok. Tüm mağazalar bomboş. Kitapçılar bomboş. Kitap satışları yüzde 80 düşmüş. Yıllardır önünden geçerken girmesem bile film afişlerine baktığım sinema salonları bomboş. Sinemaya gidiş yüzde 70 düşmüş. Özgürlüğümüzü yok etmemek için her şeye kulaklarımızı, gözlerimizi kapatmamamız gerek. Gezi'yi de ihmal etmeden sosyal hayatı sürdürmek gerek.

        Gece hayatı hareketlensin

        Onbeş gün önce birçok gece kulübümüz kapılarını kapattı. Öyle ki bazıları eylemlerde zor durumda olanlara kapısını açtı. Ama hiçbiri herhangi bir eğlence için kapılarını açmadı. Şimdi yavaş yavaş açılmaya başlıyor. Başlaması da gerekiyor. Dün akşam başladı küçük küçük mesajlar gelmeye. "Hadi bekliyoruz" diye twit'ler atılmaya başlandı. Ama şu her şeyi çok bilen insanlar var ya hemen "Gezi Parkı olayları daha bitmedi ne duyarsızsınız" diye tepki gösteriyor. Malum bilmişler çok. Ama şunu unutuyorlar ki o dükkânda çalışan birçok kişi evine ekmek parası götürmek zorunda. Çalışmak zorunda. Onbeş gün kapılarını kapatmak ciddi bir zarar verdi birçok kişiye. Bunu da lütfen göz ardı etmeyelim. Kimsenin duyarsız olduğu yok. Herkes hayatını devam etmeye, para kazanmaya çalışıyor.

        Diğer Yazılar