Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Daha nasıl anlatabilirim. Kendimi nasıl ifade edebilirim. Ben gazeteciyim. Üstelik orada, burada her yerde dolaşan bir gazeteciyim. Kulağım açıktır, gözlerim fal taşı gibidir. Siz uyurken ben orada burada dolaşırım. Tamam kabul ediyorum. Hiç kolay bir iş yapmıyorum. Hatta bir delinin yapacağı bir işi yapıyorum. Ki zaten ben de deliyim. Normal olduğumu söylemiyorum. Ama artık sanatçıların bu darılma, küsme hatta "Esin yakın arkadaşımız değil miydi, nasıl yazıyor bak hiç güvenmemek lazım" demesinden ve ünlülerin fanlarından sıkıldım, daraldım.

        Şunu bir kere daha anlatayım da rahatlayayım. Aşk başka iş başka. Ben kimsenin dostu değilim. Ben herkesin arkadaşı değilim. Ben işini yapan biriyim. Lütfen artık şu eleştirilerinizi ve hakaretlerinizi üzerimden çeker misiniz? Sırf bu yüzden ünlü isimlerle oturup yemek yemiyorum. Sonra arkamdan "Esin bizim masamıza oturdu yemeğimizi yedi sonra da yazıyor" demesinler diye. Çünkü bu diyen pek fazla maşallah. Ki hani benim neyi yazıp neyi yazmadığımı hangi orantıda haddimi bildiğimi herkes bilir. Neyse durum şu. Eskiden yanıt veriyordum. Ama artık vermiyorum. Kim ne düşünürse düşünsen ne söylerse söylesin. Arkamdan istediğiniz her şeyi söyleyebilirsiniz. Ama kimse kusura bakmasın ben işimi yapıyorum. Hem de zor olan bıçaksırtı bir işi; magazin yazıyorum. O yüzden birlikte yaşamayı öğrenmekten başka çaremiz yok. O eski günler nerde o eski günler demek istemiyorum ama eski günler magazin için gerçekten harikaydı. Bir kere sanatçısı sanatçı, fanı fanıydı. Sanatçılar bir şeyi yazdık, çizdik diye darılmaz hatta yazı çıktığı gün muhakkak görüşülürdü. Ama yok işte. Artık adı üstünde eski günler. O yüzden birlikte yaşamayı öğrenirsek süper olacak.

        Bir kadın daha ne ister

        Yeme-içme, eğlence dünyasının duayenlerinden ve Eksen Grubu'nun patronu Erol Kaynar hayatta tanıdığım her şeyi bilen nadir erkeklerden. Bir kere iyi yemekten çok ama çok iyi anlıyor. Çok iyi giyiniyor ve çok güzel tatil yapıyor. Bir kadın daha ne ister. Erol Bey'e hep takılırım "Lütfen yeni nesil erkeğe biraz ders verin" diye. Keşke yapsa bir şeyler. Keşke bir yerlerde sırf popüler kültür hakkında yazsa. Bildiklerini, gördüklerini anlatsa derken La Cucina Italiana dergisinde yazılarını gördüm. Lezzet dolu seyahatler, yemek tarifleri veriyor "Keyif Notları" adı altında. Yazıları müthiş özellikle 21 kez Maldivler'e giden birinden faydalı bilgiler alacağınız kesin. Arada giyim, kuşam konusunda da bilgi vermesini beklemekteyim.

        İnstagram'da yaz esintileri

        -Geçen sene İnstagram'da ayak fotosu koymak modaydı bu sene bacak fotoğrafından geçilmiyor.

        -Yediğin içtiğin sana kalsın, gittiğin yeri mutlaka resimlemen şart.

        -Bol deniz, bol güneş yağı, bol havlu fotoğrafı var. Kimin hangi güneş yağını kullandığını öğrendik maşallah.

        -Kimisi de İstagram'ı albümü gibi kullanıyor. Yani anne, baba, sülale, eş dost resimlerinden geçilmiyor.

        -İnstagram'da Bodrum resimleri out, Çeşme, Alaçatı resimleri in.

        Erkeklerin renk isyanı

        Son yıllarda maşallah erkekler mayolarında çok cesurlar. Bir kere mayolar kısaldı bu sene. Ama Allahtan slip değil. Ama rengarenk. Kırmızı, pembe, yeşil, fuşya mayolar erkeklerin favorileri arasında.

        Şu yaş meselesini sıfırlasak

        Köşe Kahve'de yanımda kalabalık bir gurup oturuyor. Kızlardan biri "Artık şu yaş meselesini bir sıfırlasak. Yani yok o küçük, yok o sana olmaz demeyin. Yaş diye bir şey kalmadı. Ben kiminle olmak istersem olurum. Yaşını da sormam. Bak benim yaşım belli mi, fıstık gibiyim" diye bağıra çağıra anlatıyordu. Haksız sayılmaz. Kadınlar maşallah son yıllarda taş gibi. Kimse yaşını göstermiyor. Hatta öyle ki, yaşı küçük olan kızlar bir hayli büyük gösteriyorlar. O yüzden yaş konusunu artık konuşmasak.

        Her yerde defalarca çalan

        1-Bengü-Yaralı

        2-Demet Akalın-Türkan

        3-Hande Yener-Ya Ya Ya

        4-Tarkan-Aşk Gitti Bizden

        5-Yalın-Keyfi Yolunda Aşk Sonunda

        Siz uyurken

        -Alaçatı sokaklarında 01.00 Yasemin Ergene eşi ile yürüyor. Bir ara kendisini bir mağazadan çıkarken gördüm. Kapının önünden kafasını uzatmış arkadaşlarına "Gazeteci var mı?" diye soruyordu. Zaten bu hafta birkaç kez gördüm bir hayli gergindi. Gazetecilerden hep kaçıyordu. Relax Yasemin Hanım relax.

        -kafe Pi 03.00 tuvaletinde bir kız gelip sırayı deldi ve hiç kimseyi umursamadan içeriye girdi. Sonra da herkese gülerek saçlarını savurarak dışarıya çıktı.

        Diğer Yazılar