Boşanmalar, kaçamaklar, aldatmalar
FARKINDAYSANIZ magazin açısından hızlı bir ay geçiriyoruz. Hiç kimsenin aklına gelmeyen insanlar boşanmaya başladı. Ebru Şallı ve Harun Tan sonrasında Feryal Gülman ve Kemal Gülman da herkesi şaşırttı. Sanırım yine bir tek ben şaşırmadım. Çünkü altı yedi ay önce bir sohbetimiz sırasında Feryal Gülman, "Aldatılırsam gözünün yaşına bakmam hemen boşarım. Asla kabul edemem" demişti. Bu konuda çok net olduğunu Kemal Bey'e de her zaman söylediğini hatta bana "Asla affetmem. Affedersem bir daha yapar. Hem neden affedeyim" demişti. Demişti demesine ama bu kadar iyi hazırlandığını, kusursuz bir boşanma davası açacağını kimse kestiremiyordu sanırım. Bunu Kemal Bey bile kestirememiş. Baksanıza haberi herkesle birlikte öğrendi. Uzun yıllar evli kaldıktan sonra böyle bir hamleyi doğrusu ancak bir kadın yapabilir. Böyle olayları pek erkeklerden bekleyemeyiz. Çünkü malum bir gün önce Kemal Bey'in oğlunun düğünü var. Aile olarak mutluluk pozu veriyorlar, danslar ediyorlar ve bir gün sonra da balon patlıyor. Kemal Bey de herkes ile aynı anda öğreniyor her şeyi. Kendi adıma söyleyecek olursa bir kadın olarak Feryal Gülman gibi bir yara alsam bu kadar sessiz kalıp bu oyunu oynayamazdım. Kendisini ayrıca tebrik ediyorum. Ben o an, o dakika açarım tüm duygularımı. Ama işte intikam soğuk yenen yemekmiş. Bir yandan da anlamak istiyorum kadın olarak başka bir kadının duygularını. Çünkü sırf ben değil, etrafımdaki tüm kadınlar bunu konuşuyor, düşünüyor. Kimisi "Helal olsun kadına ben olsam ben de aynısını yapardım" diyor, kimisi de benim gibi "Vallahi Ebru Şallı gibi ceketimi alır çıkardım" diyor. Kararı siz verin. İkisi de kadın, ikisi de uzun yıllardır evli ve çocukları var.
ERKEKLERİN SON DURUMU
KEMAL Gülman'ın 22 yaşındaki aşkını konuşuyoruz ama bu hafta hem de aynı gün Ali Ağaoğlu'nun sevgilisinden dünyaya gelen çocuğu ile pozu, Yılmaz Vural'ın da "Sevgiliyle Çeşme'de, eşiyle Bodrum'da" haberleri vardı. Tövbe tövbe. Nasıl bir şeydir bu? Neler oluyor? Bende mi bir tuhaflık var. Bu olay resmileşti de benim mi haberim yok? Ya da tüm kadınlar bu olayı kabul mü etmeye başladı? Maalesef örnekler çok. Hem de o kadar çok ki, saymakla bitmez. Kadınlar bu olayı kabul ettiği sürece erkekler böyle ilişkiler yaşamaya devam edecek. Hem de gözümüze soka soka. Çünkü o erkeğin evli olduğunu bildiği halde birlikte olan kadın, "Ben olmasam başka kadınla olacak. Ben olayım bari hem de keyfime bakayım" diyor. Bunu kendi kulağımla duyduğum için yazıyorum. Tabii başka kadınlar da "âşığım ne yapayım" diyordur ama genellikle keyif sürmek isteyen kadın sayısı bir hayli fazlalaştı. Hemcinslerime buradan okkalı laflar etmek istiyorum ama ben yine de "Tövbe tövbe Allah kimsenin başına vermesin" demekle yetinmek niyetindeyim şimdilik.
Beyonce’ye tavsiyem var
ÇARŞAMBA günü ekranda Beyonce’nin şarkı söylerken sahnede saçlarının vantilatöre sıkıştığı görüntüleri izliyordum. Ben çok korkarım vantilatörlerden. Hatta elim kolum, bir yerlerim sıkışacak diye ödüm patlar yanına yaklaşamam. O yüzden de gözlerimi dört açarak izledim, söylendim. Çünkü
ben evde sıcaktan pişeyim yine de almam onlardan. Korkuyorum işte. Ve izlerken de “Bak korkmakta da haklıymışım” dedim. O akşam da bir arkadaşımla iftar yapmak için benim de çok sevdiğim Nuruosmaniye’deki Nar Lokantası’na gittik. Oturdum etrafımızda dönen bir sürü yuvarlak şey var. Önce ben şaşırdım izliyorum. Soğuk hava geliyor. Ben de oradaki arkadaşlara sordum. Meğer onlar fanmış. Elinizi, kolunuzu sokuyorsunuz hiçbir şey olmuyor ve sizi serinletiyor. Hani “Bir şey dilesem olacakmış” dersiniz ya bu olay ona benzedi ama Dyson yapmış işte. Benim gibi korkaklara serinletici yapmış. Beyonce’ye de duyurulur.
Unutmadan
GEÇEN akşam Beyoğlu Belediyesi, Kadiriler Yokuşu Sokak Cihangir’de iftar için masalar kurdu. Her sene o sokakta böyle bir hazırlık yapılıyor. Öncesinde ve sonrasında sokağı pırıl pırıl yıkayıp temizlediler. Zaten bu masalar kurulacak diye yılda bir kere bu temizlik yapılıyor. Onun dışında sokak çok pis. Hatta sokağa bırakılan çöpler yüzünden yemek atıklarından geçilmiyor. Sokağa bırakılan çöplere bir çözüm bulunamaz mı?