DEMET AKALIN HAMİLE
SON aylarda hepimizin gözü, kulağı Demet Akalın’da. Çünkü Okan Kurt ile evlendiğinden bu yana bir bebek dünyaya getirmek istediğini hepimiz biliyoruz. Evlendikten kısa bir süre sonra çalışmalara başladılar. Hatta tedavi süresi bile geçirdi. Ama Demet Akalın bu süreci o kadar ustaca halletti ki, hiç kimseler anlamadı. Çünkü o bu zorlukların hepsini annelik duygusunu tadabilmek için yaşadı. Demet Akalın ile Okan Kurt’un evlilik haberini de ilk ben vermiştim. Şimdi bebek haberini vermek de bana nasip oldu. Yani dün aldığım bir haber karşısında çok mutlu oldum. Çünkü ne kadar çok çocuk istediğini biliyorum Demet’in. O yüzden de sabahın köründe telefona sarıldım. Anlayacağınız Demet Akalın hamile. Bugün de sağlık sorunlarıyla ilgili test sonuçları ve cinsiyeti belli oluyor. Ama Demet Akalın bu süre zarfında ortalarda gözükmek istemediğini söylüyor. Çünkü birkaç kez daha bu tarz bir durum yaşadı. Bence de. Ama karnı kocaman olduğu zaman bile sahneye çıksın. Ne kadar güzel olur. Ebru Gündeş de doğurana kadar sahnedeydi. Hatta o da şimdi ikinci bebeğine hamile. Ne güzel. Boşanmaların çok olduğu bir yıl geçirirken böyle bebek haberleri almak da başka bir güzel oluyormuş. Belki bu bebekler dünyamıza barışı daha çabuk getirir belli mi olur?
'Ne saçma, yılın bir günü barışı kutluyoruz'
HER sene yılbaşına girdiğimiz ilk hafta "Bu yıl yapılacaklar" listesi oluştururum. Listenin de en başında "Tarkan konseri izlemek" yazar. Çünkü bu adam bana çok iyi geliyor. O sahneye çıktığı andan itibaren yüzümde bir tebessüm oluşuyor. İstediğim gibi kalkıp dans ediyorum, kuduruyorum, bir saniye yerimde duramıyorum. Ve o sahnede olduğu sürece her şeyi ama her şeyi unutuyorum. Telefonumla ilişkimi bile kesiyorum. Yani anlayacağınız Tarkan bana, bize iyi geliyor. Ben de binler gibi onu izlemeye 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde gittim. Kırmızı perde açıldı ve Tarkan "Firuze" şarkısı ile konserine başladı. Hiç ara vermeden "Sevdanın Son Vuruşu" ve "Dudu" ile devam etti. Beş şarkı söyledikten sonra ilk sözü "Merhaba" oldu. Ve "Bugün uçacağız hep birlikte. Bütün dertlerinizi unutacağınıza söz verin" diyerek şarkılarına devam etti. Dünya Barış Günü olması nedeniyle Tarkan, "Dünya Barış Günü"nüz kutlu olsun. Keşke her gün barış günü olsa. Ne saçma, yılın bir günü barışı kutluyoruz" diyerek dertlendi. Üzüntüsü yüzüne yansıdı. Neredeyse 20 yıldır Tarkan'ı bir haberci olarak takip eden biri olarak Tarkan'ın üzüntüsünü hissedebildim. Mesela geçen seneki konseri gibi değildi. Aslında izleyenler pek bir şey fark etmedi ama ben ettim. Tarkan, ülkemizde ve dünyada yaşanan olaylardan belli ki, çok ama çok etkileniyor. Zaten bir ara, kendisine yapılan "Tarkan sen bizim her şeyimizsin" tezahüratlarına karşı "Ne olur yapmayın. Şimdi ağlarım. Zaten bu ara her gün sabah akşam ağlıyorum" dedi.
EĞLENMEYE DEVAM!'
Bildiğim kadarıyla Tarkan aslında bu sene hiç konser vermeyecekti. Çünkü dünyada yaşanan olaylar karşısında gerçekten ciddi üzüntü içinde. Her gün ağladığını şarkı arasında itiraf etti. "Verme" şarkısını söylerken "Vereceksen huzur ver, akıl verme" derken düşüncelerini, hissettiklerini, üzüntülerini vücut diliyle anlattı. Hatta gözleri bir ara dolan Tarkan, "Tamam hadi kısa da olsa dertlerimizi unutalım. Eğlenmeye devam" diyerek kendisini izlemeye gelen binleri coşturdu. Çünkü bu konserleri onlar çok istediği için verme kararı aldığını biliyorum. Yoksa biz bu yaz Tarkan'ı hiç göremeyecektik.
'SİZ OYNAYIN BEN İZLEYEYİM'
"Bugün bütün dertlerinizi unutacağınıza söz verin" diyerek binlere seslenen Tarkan kendine özgü dansını da her fırsatta yaptı. Ancak bir ara "Hadi siz oynayın ben izleyeyim" diyen Tarkan herkesi göbek attırdı. Öyle ki, Arzu Sabancı bile yerinde duramadı. Sık sık yerinden kalkarak göbek attı. Benim gittiğim ikinci gece Harbiye Açıkhava özlenen kalabalığını yaşıyordu. Malum son yıllarda hiçbir sanatçı bu kadar dolduramıyor. Tarkan'ın yarın son bulacak konserleri tıklım tıklım. Hatta biletler ilk çıktığı gün tükenmiş.
Detaylar
■ Ben Tarkan konserine her zaman kulis kapısından girerim. Bu sene de kulisi o kadar güzel düzenlemişler ki, Tarkan ve ekibine bravo. Kahve Dünyası konuşlanmış. Hatta yemek, içmek her şey vardı. Ve ikram müthişti.
■ Tarkan'ın kıyafetlerini her zamanki gibi bu sene de Ceyda Balaban hazırlamış. Kıyafetlerine biraz eleştiriler vardı. Çok kapalı ve kalın diye. Çünkü hava hâlâ sıcak ve kıyafetlerin bu kadar kalın olmasına kimse anlam veremedi. Zaten Tarkan o kadar terledi ki, sanırım her konserde 2.5 kilo su kaybı yaşıyordur. Ancak Ceyda'nın kıyafetlerinin özellikle Tarkan'ın ruh haline göre düzenlenmiş olduğunu hissettim. O yüzden çok üstünde durmamak gerek. Tarkan sahneye çuvalla çıksa sıkıntı yok.
■ Sahne düzenlemesi diğer senelere göre daha başarılıydı. Sislerden vazgeçmeyen ve benim de sürekli eleştirime maruz kalan Tarkan bu sene sisleri biraz abartmış. Ama yapacak bir şey yok. Tarkan sislerle bütünleşti.
■ Bir kere bis yaptı. Üç şarkı daha söyledi, "Artık ben gideyim" dedi ama hayranları onu bırakmaya hiç niyetli değildi. Perde kapandığı sırada bir hayranı sahneye atladı ve perdenin içinden geçti. Tarkan hayranı ile tekrar sahneye çıkıp onunla herkesin önünde fotoğraf çektirdi.