İsteyince yapılabiliyormuş
MURAT Boz'un sevgilisi, aynı zamanda menajeri Eliz Sakuçoğlu'ndan bir mail aldım. Eliz, "Merhaba Esin'ciğim. Maçka Küçük Çiftlik Parkı'nda Yedigün turnemizin İstanbul ayağını gerçekleştirdik.
Yurdışındaki konserleri sanatçı performanslarını takip eden biri olarak sen de geçmiş zamanlarda Murat'ı her ne kadar canlı izlemesen de sahnesinden ötürü eleştirmiştin. Biz her türlü yapıcı eleştiriyi dikkate alan bir ekip olarak bu seneki İstanbul konserimizde sahnemizi senin de ülkemizde görmek istediğini dile getirdiğin dünya standartlarına taşımak için elimizden geleni yaptık. O gece aramızda değildin ama seninle sahnemizin görüntülerini paylaşmak istiyorum" diye yazıp bana birçok görüntü yollamış. Helal olsun. Sanırım yazarlar arasında Murat Boz'u benim kadar çok eleştiren yoktur. Daha iyisi olmasını istiyorum. Çünkü Murat'ın bu yeteneği var. Bunu yapabilecek kapasiteye sahipken ona "Harikasın, şöylesin böylesin" diye övüp kötülük edemem. Çünkü ona büyük haksızlık yapmış olurum. Ve bunu yapmayacak kadar ona bayılıyorum. Bunu anlayan birilerinin çıkması ne hoş. Bu arada konsere gidemediğim için üzülmüştüm ama görüntüleri görünce daha çok üzüldüm. Murat harika bir sahne şovu gerçekleştirmiş. Helal olsun. Demek ki isteyince yapılabiliyormuş. Biraz sahneye yatırım yapmak, biraz para harcamak gerekiyor. Malum bunu hep yazıyorum, "Bizim sanatçılarımız tüm parayı cebe indirmek istiyor kendilerine yatırım yapmıyorlar" diye. Ama devir o devir değil. Yeni nesil çok uyanık ve tüm dünyada ne olup bitiyor hepsini takip ediyorlar. O yüzden de takılıp kalmamak şart.
TAKILDIM
■ DÜN HABERTÜRK'TE Çağla Şıkel ile Alişan'ın röportajı vardı. İkili, Show TV'de yeni bir programa başlıyorlar. Küslükleri bitti. Ama ben röportajdan çok Çağla'nın giydiği kıyafete ve güzel vücuduna takıldım. Helal! İki çocuk annesi ve hâlâ taş gibi.
■ EBRU ŞALLI ve Sinan Akçıl hakkında çıkan aşk haberlerine takıldım. Duyduğuma göre Sinan Akçıl cumartesi günü Veysel Kuaför'de aşk haberlerini onaylamış. Ebru Şallı'ya mesaj attım bana cevaben "Ağzı olan konuşuyor" yazdı, ama ilişki için ne evet ne de hayır dedi.
Gazino geceleri
1950'li yıllarda İstanbul'u kasıp kavuran Lunapark, Bebek, Aşiyan ve İzmir Göl Gazinolarının deneyimli ekibinin "Gazino Geceleri"ni tekrar yaşatmak için kolları sıvadığı haberlerini görünce gazino anılarımız canlandı. Bizim kuşağın da illa ki bir gazino sandalyesinde uyuma hikâyesi vardır. Anne ve babalarımız pek severdi gazinoya gitmeyi. Ama kim sevmez ki. Oradaki jargon, tutum, tavır hep farklıdır. Ben de gazetecilik hayatıma başladığım günlerde rahmetli Fahrettin Aslan dönemine denk gelmiştim. Şimdi de yepyeni bir kadro oluşturulmuş. Bu perşembe Bülent Ersoy ve Oya Aydoğan ile başlıyorlar. Diğer haftalarda Hülya Avşar, Seren Serengil de var. Bu arada eğlence hayatının ustası rahmetli Osman Kavran'ın torunu Naz Kavran devam ettiriyor bu geleneği. Bravo son yıllarda yeni alanımız oldu Küçükçiftlik Parkı ve çok güzel organizasyonlara imza atıyorlar. Parkı bir gazinoya çevireceklerini, kırmızı halı dahi sereceklerini biliyorum. 2500 metrekarelik çim alanında oturma düzeni organize ediliyor haberiniz olsun. Kişi başı 225 TL ve 175 TL arasında değişecekmiş. 100 TL'lik yerler de var bilginize. Ve 1978 yılında Osman Kavran'a ait Göl Gazinosu'nda ilk kez kullanılan sahnenin bire bir aynısı yapılıyormuş.
Siz uyurken
■ REHAB ÇALIŞANLARI 02.00 “Esin Hanım “Bizim için de bir ‘Siz Uyurken’ yazar mısınız” diye ricada bulununca yapmamak olmaz. Gecenin kahramanları onlar. Rehab çalışanları: “Siz Uyurken biz çalışıyoruz.”
■ SUNSET 01.00 tuvalette iki kabin var. On kadın sırada bekliyor. Herkesin küçük gerginlikleri var. Biri sallanıyor, diğeri ayağını vuruyor. Biri sinirli sinirli makyajını tazeliyor. Kabinin içinden de bir kadın çıkmaya çalışıyor. Çünkü kapı sıkışmış. Bizler yardım ediyoruz kadın içerden çıkıyor. Büyük sessizlik var tuvalette gerildim çok fena.
■ SORTİE 01.30 kızlardan biri tuvalette “Çıkıyoruz değil mi?” diye bağırıyor. Diğeri de “Evet evet değiştir artık ayakkabılarını yengeç gibi yürümeye başladın zaten” diyor.