Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DİVALAR birbirine girdi. Bülent Ersoy açtı ağzını yumdu gözünü, Ajda Pekkan da mahkemede hakkını arıyor. Dün köşe yazısında "Allah'a havale etmiş" Bülent Ersoy'u. E şimdi Bülent Ersoy, "Yaşlandı, şeker kamışı gibi sallanıyor" dedi. Bunlara karşı ne denir, ne yapılır? Ben olsam ben de Allah'a havale ederdim. Başka da bir şey demezdim. Çünkü bu olayı mahkeme de çözemez. Bu olay karışmış, arapsaçına dönmüş. Çözülecek gibi de değil. Araya Orhan Gencebay girse, barıştırsa diyeceğim ama o da olmaz. Çünkü zaten olay geçen sene düzenlenen Orhan Gencebay'a saygı konseri yüzünden karıştı. Çünkü geçen sene düzenlenen bu konsere bazı sanatçılar gibi Ajda Pekkan da katılmadı. Bu durum yüzünden o masada oturan birçok kişiyle konuşmuyordu Ajda Pekkan. Demem odur ki, sadece Bülent Ersoy'u öpüp yerine oturmak zorunda kalacağı için hiç kimseyi öpmedi. Çünkü Bülent Ersoy dışında masada oturan hiç kimseyle konuşmuyordu. Bir de tabii son olarak neye yarar bilemiyorum ama Ajda Pekkan masaya gelip oturduğu sırada Başbakan Tayyip Erdoğan konuşma yapıyormuş. Eğer Ajda Pekkan, Bülent Ersoy'u öpmeye kalksa basın fotoğraflarını çekecek ve bir karışıklık olacaktı. Karışıklığa mahal vermemek için sessiz sedasız yerine oturmaya çalışmış Ajda Pekkan ama olmadı işte. Daha da karıştı ortalık. Ve bu karışıklık da çözülecek gibi gözükmüyor...

        Beni bir daha Taksim'e getirmeyin

        1938 doğumlu bir babam var. Gençliğinin en güzel zamanlarının geçtiği Beyoğlu'na çok uzun süredir gelmiyor. Cumartesi günü annem öğlen saatlerinde aradı ve "Esin biz babanla Beyoğlu'na geldik. Yeni yolları merak ettik" dedi. Ben de kısa bir süre sonra annem ve babamla Atatürk anıtının orada buluştum. Babam üzgündü. Sakin bir yere oturduk yemek için. Daha sonra meşhur İnci Pastanesi'ne gittik. Malum babama ve anneme nostalji yaşatmak derdindeydim. Ancak babam, "Kızım ne olur beni bir daha Beyoğlu'na çağırmayın. Beni buraya getirmeyin. Ben çok mutsuz oldum. Moralim çok bozuldu. Benim güzel Beyoğlum bu değil " diyerek gözyaşlarını gizleyemedi. Beyoğlu'nun yayalaştırma projesini beğenmeyen hatta çok eksik bulan annem ve babam üzüntülerini gizleyemedi. Gayet üzgün ve mutsuz ayrılırken annem, "Yok yok daha bitmemiştir. Burayı yeşillendireceklerdir. Hatta oturma alanları yapmaları gerekiyor. Ben güveniyorum" diye söylene söylene gitti. İnanın ben de güvenmek istiyorum. Hatta öyle ki, yemyeşil alanlarımız olsa meydanda. Şu, beton zeminden

        bir an olsun kurtulsak.

        Akıl yaşta değil baştadır

        "Yetenek Sizsiniz Türkiye'ce 70 yaşında patenlerle sahneye çıkan bir amcaya denk geldim. Hepsini izleyemedim ama patenle sahneye çıkan amca, "Ben 70 yaşındayım. Ama sıfırı yedinin önüne koydum kendimi 7 yaşında hissediyorum. Ben markete de patenlerle gidiyorum. Ama arkamdan 'Kudurmuş' diye bağıranlar da oluyor, 'Helal amca sana diyenler de" dedi. Patenli amcayı, aklıma kazıdım. Hatta yüreğime de. Ben de sana helal demek istiyorum. Bence senin arkandan "Kudurmuş" diye seslenenler kendileri kudurmuş. Senin enerjin dünyalara bedel. Bence hiç takılma onlara! Helal sana.

        Diğer Yazılar