Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BÜLENT Ersoy, Ajda Pekkan'a "Hödük, şekerkamışı gibi sallanıyor, yaşlandı" dedi. Ama bunları demeden önce de "Beni öpmedi. O kim ki beni öpmüyor. Hödük" diyerek tartışmanın fitilini ateşledi. Tabii bu sözlerden sonra Ajda Pekkan da Bülent Ersoy'u mahkemeye verdi. Ama tabii konu kapanmadı. Daha sonra Bülent Ersoy, bu olayın aslında Orhan Gencebay yüzünden olduğunu imha ederek "Orhan Gencebay ile arası bozuk bana hava atıyor. Beni harcıyor. O benim arkadaşım. Bunu bana yapamaz" diyerek Ajda Pekkan'a yüklendikçe yüklendi. Bülent Ersoy, Ajda Pekkan ile Orhan Gencebay'ın geçen sene "Orhan Gencebay'a saygı konseri" ile ilgili tartıştıklarını ima etti. Ve sonrasında yapılan haberler de hep bu doğrultuda yol aldı. Ben de Orhan Gencebay'ı aradım. Konuyu bir de ona sordum. Hatta "Hiç 'Yapma Bülent ayıp oluyor' demediniz mi?" diye de sordum. Orhan Baba, Bülent Ersoy'un konuları bilmediğini, Ajda Pekkan ile küs olmadığını anlattı.

        ■ Orhan Bey, Bülent Ersoy, Ajda Pekkan'a bütün bunları söylerken siz ona "Yapma etme" demediniz mi?

        Ben tüm bunlar olurken burada değildim. Tatildeydim. Tatildeyken de hiç gazete okumuyorum, televizyon izlemiyorum. Sonra öğrendim çok ama çok üzüldüm. Artık bizlerin böyle tartışmalara

        böyle münakaşalara girmememiz gerekiyor. Ben kalp kırmam, kalbimin kınlmasını da asla istemiyorum.

        ■ Geçen sene sizin için çıkan saygı albümünde Ajda Pekkan da şarkınızı seslendirdi. Ama konsere gelmedi. O yüzden mi aranızdaki bu dargınlık?

        Ajda ile benim sorunum yok. Ajda o gün iftara geldiği gün masaya oturduğunda bana kafasıyla selam verdi. Ama giderken görmedim. Kimseye bir şey söylemeden gitmiş. Ama bizim aramızda hiçbir şey

        yok. 32 arkadaşım, oğlum, kızım, geçen sene yaptığımız albümde yer aldı. Dünya çapında bir albüm oldu. Maddi değil manevi haz için yaptığımız bir albüm oldu. Bizim Ajda ile asla aramızda sorun yok. Hep görüşüyoruz, görüşmeye devam ediyoruz. Sık sık yemek yeriz birlikte. O benim dostum. Biz Ajda ile asla dargın değiliz. Dargında da olamayız.

        Park Fest geliyor

        POP müzikten rock'a, protest müzikten alternatif müziğe ve reggae'ye kadar geniş bir yelpazeye sahip bir festivalimiz oldu. Türkiye'nin ilk Türkçe müzik festivalinde Selda Bağcan, Mor ve Ötesi, Göksel, Cem Adrian, Aylin Aslım, Büyük Ev Ablukada, Sattas, Gürcan Ersoy, Ambulans ve tüm gün minipop sahnesinde DJ'ler Kabus Kerim, Nadir Duman, Böbrek Soundsystem ve Barış K müzikseverleri coşturmaya hazırlanıyor. Park Fest 28 Eylül'de gerçekleşiyor. Bir yere not edin derim.

        Sanat olmadan olmaz

        İSTANBUL Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali ‘nden bahsetmiştim bu köşede hatırlarsanız. Bu yıl ana teması “Çocuk(ça) Adalet” olan festivalde “Altın Terazi ” için 10 film yarışmış. Her yıl bir filme verilen” En İyi Film” ödülü bu kez jüri kararı ile iki filme gitmiş. “Yaşasın Belarus” filmi yüzünden tepki alan filmin başrol oyuncusu Türkiye’ye gelirken vize sorunu bile yaşamış. Yazık ki, hâlâ sanatla ilgili böyle sorunlar yaşanıyor dünyanın birçok yerinde. Ki sanat olmadan olmaz. Olamaz.

        Siz uyurken

        ■ Sunset 02.00 tuvalette iki kız kendi aralarında konuşuyor. Kızlardan biri sürekli kendi fotoğrafını çekiyor. Arkadaşı da "Evdeymiş süsü vermen için saçlarını dağıtman gerekiyor. Biraz da uykulu bir hal yap" diyor. Öbür kız da yapmaya çalışıyor.

        ■ City's önü 00.30'da bir kişi bağıra çağıra telefonla konuşuyor. Adam "Bak beş dakikaya buraya gelmezsen şimdi oraya geliyorum ve orayı dağıtacağım" diyor.

        Diğer Yazılar