Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İŞTE dizilerin olmazsa olmazları. Bu sezon şöyle göz ucuyla baktığımda 'Medcezir', 'Aşk' gibi dizilerde zengin kız artı fakir erkek eşittir reyting durumları söz konusu. E senaristler de haklı. Türk halkı bunlardan hoşlanıyor. Klasik Türk filmi formu. Yeşilçam'da bunu yıllarca yaptılar. Bizler de bayıla bayıla izledik. Hâlâ herhangi bir televizyonda gösterildiği zaman dört gözle izliyoruz. Hatırlasanıza Tarık Akan'lı, Cüneyt Arkın'lı, Gülsen Bubikoğlu'lu, Hülya Koçyiğit'li, Türkan Şoray'lı, Kadir İnanır'lı filmleri. Hep bu konular işlenmedi mi? Hem de bıkmadan usanmadan. Türk insanının en sevdiği konu. Zengin erkek, fakir kız. Ya da tam tersi. Biz bunları yaşamayı, izlemeyi, lüks arabalara binmeyi, devasa gösterişli evlerde oturmayı hayal ediyoruz. Yetenekli mi değil mi olduğuna bakmadan yakışıklı erkek, güzel kız istiyoruz. Boy bos, endam olsun gerisini de bırakın gitsin. Allah'tan yeni nesil daha bir tecrübeli de kendilerini yetiştiriyor. Yoksa yeteneği falan boş vereceğiz. Zenginlik, entrika, aşk olsun yeter. Bakınız başka diziler tutmuyor. İşin içinde bir kere zengin, fakir ayrımı girmeli. Bu olmadan olmaz. Anlamıyoruz. Ve fazlasıyla takıntılarımız var. Mesela Medcezir'de Barış Falay yani Avukat Selim Serez'in repliğinde, uzun-kısa, güzel-çirkin, okumuş-cahil, suçlu-masum değil; varoş-kokoş tarzında bir konuşma geçti. Tam da bu anlatmak istediklerimi anlatan insanların birilerine bir şeyler yapıştırmaya çalıştığı detaylardı. Ama biz etiketlemekten, başkasının hayatını yaşadığımızı hayal etmekten vazgeçemiyoruz. Hep bir hayale sarılıyoruz. Gerçeklerle o kadar çok gün içinde yaşıyoruz ki, bir de ekran başına geçtiğimiz zaman hayallere sarılmak istiyoruz. İşte bu yüzdendir ki, diziler gün geçtikçe bu yöne doğru yol alıyor. Ve bu yoldan da uzun yıllar çıkmayacağa benziyorlar.

        Sinirimizin nedeni belli oldu

        Geçen gün Nişantaşı Mahalle'de Günaydın Steakhouse de Gürkan Topçu ile bol bol et muhabbeti yaptık. Malum Kurban Bayramı geliyor herkesin konusu bu. Büyük baş mı küçük baş hayvan mı? Ben etten anlıyorum dersen yalan söylemiş olurum. Hiç bilmem. İnanın şu sükseli steakhouse'lar sayesinde ‘lokum'u yeni öğrendim. Gerisini siz düşünün artık. Neyse şimdi kurban bayramı geliyor malum biz Türk halkı olarak bayramın ilk günü sabah kahvaltıyı kavurma ile yapmayı alışkanlık haline getirmiş bir toplumuz. Et dinlenmeden, terbiyelenmeden hemen tüketmek, yemek isteriz. Ama işte aslında öyle olmaması gerekiyormuş. Yeni kesilen etin en az yedi gün dinlenmesi gerekiyormuş. Çünkü sinirler ölmüyormuş. Gürkan Bey bunları anlatırken, "Tamam" dedim "İşte Türk halkının sinirinin nedeni belli oldu. Sinirli sinirli et yapıyor tüm bunları" Yani siz siz olun biraz eti dinlendirin. Bayram uzun, tatil var. Yollara çıkılacak. Aman sinirsiz bir tatil yapmak gerek. Biraz daha sabırlı olun ve etinizi dinlendirin. Benden size söylemesi.

        Kadınlara ÖZEL

        Kadınlar için yapılan özel etkinliklere bayılıyorum. Yarın akşam da, Dove "Zamanda Aşk" filmi için Wings Cinecity Trio"da Girls Night Out yapıyor. Film gösterime girmeden kadınlara özel aşk filmi izlettiriyor. Ah zaten her şeyin başının altından bu kadınlar çıkıyor.

        Akın Balık hadisesi

        YILLAR öncesine dayanır Karaköy Akın Balık'ın hikâyesi. Ama bizim sosyete ve ünlülerimiz yeni keşfetti. Daha doğrusu sosyal medya sayesinde pek bir moda şimdilerde Karaköy Balık Pazarı'nın içinde bulunan salaş Akın Balık. Aman aman, oraya gitmek, orada yemek yemek pek bir moda. Eğer Akın Balık'a gider bir de fotoğraf paylaşırsanız like üstüne like alırsınız benden söylemesi.

        Siz uyurken

        ■ ORTAKÖY 02.00 bir kız sokağın köşesinde böğüre böğüre maalesef gece boyunca yediği ve içtiği her şeyi çıkartıyor. Hem de sokak ortasına. Yanındaki arkadaşının da hiç umurunda değil. Telefonla konuşuyor.

        ■ CİHANGİR 05.00 bir grup bağıra çağıra şarkı söyleyerek yürüyor. İnanın bu şarkı söyleme olayına artık ben isyan etmek istiyorum. Çünkü bitmiyor bu şarkılar sabahlara karşı. Tam uykuya dalmak üzere olanların isyanı devreye giriyor.

        ■ ASMALI MESCİT 00.30 bir çift kavga ediyor. Ama bu sefer kavga farklı. Bağırış çağırış değil, güle oynaya kavga ediyorlar. Biri diğerinin saçını çekiyor, diğeri birinin üstünü başını yırtıyor. Hatta elindeki içkiyi üzerine döküyor. Bayağı eğleniyorlar kavga ederken anlayacağınız.

        Diğer Yazılar