Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Bugün 'Siz Uyurken' yaşanan hikâyeler anlatacağım. Gerçekten hepsi ilginç. Ben bunları duyunca "Hâlâ bunlar yaşanıyor mu?" diye tepki veriyorum. Çünkü gerçekten bu hikâyeleri mesleğe başladığım günden beri duyuyorum. Hatta daha fazlasını. Hiç bitmeden tükenmeden yaşanıyor. Sokakta, kulüpte, sosyal medyada tanışan kadın-erkek ilişkisinde son yaşananlar ise hem gülünç hem de üzücü. Güler misiniz, ağlar mısınız durumu anlayacağınız.

        - Bu kez tanışma yeri Nişantaşı bir mağazanın önü. Kadın mücevhercinin önünde bir takıya bakıyor. Kadının durumu çok iyi. Hatta çok zengin. Yanındaki adam, "Hanımefendi bence o değil size bu yakışır" diyerek kadınla tanışıyor. Ağzı öyle güzel laf yapıyor ki, ne yapıp edip kadını kandırıyor telefon numarasını alıyor. Akşam yemeğe çıkıyor ardından da eğlenmeye gidiyorlar. Ama çocuk "Yok kartımı unutmuşum, yok dışarda gazeteciler var şimdi bizi çekmesinler, ben önden gidiyorum" diyerek ne yapıp edip hesabı hep kadına ödetiyor. Kadın da hiç bir şey anlamıyor ve güzel sözlerine kandığı adamdan hiç şüphelenmiyor. Gelen tüm gelen hesapları ödüyor. Finalde son durak kadının evi. Yakınlaşıyorlar hatta gecenin sonunda kadın adamın kollarında uyuyor. İşte tam o uyuduğu sırada adam gün içinde kredi kartı numarasını öğrendiği kadının cüzdanından kartını alıyor. Sessizce evden çıkıp yüklü bir parayı çekip kadının kartını hiçbir şey yokmuş gibi getirip yeniden cüzdanına koyuyor. Sabah olduğunda ise kadın telefonuna gelen mesaj ile ne olduğunu şaşırıyor ve adamdan da şüphelenemiyor. Çünkü adam yanında. Kart cüzdanında. Nasıl olur da o para çekilir öyle değil mi? Adam işi çok iyi biliyor. Yüzünü kapattığı bir şeyle gizli kameralara da hiç tanınmıyor. Bu ilişki uzun zaman sürüyor. Ta ki, bir gün kadın yurt dışındayken adam arayıp "Neredesin?" diyor. Adam da "Çok acil bir işim çıktı şu an Amsterdam'dayım" diyor. Kadın da "Ne Amsterdam'ı şu an benim arabamla geziyormuşsun. Yanında da bir sarışın kadın varmış" diyor. Olay böyle patlıyor anlayacağınız. Şimdi ikilinin arası fena. Kadın kaptırdığı paraları kurtarma derdinde ama ispat edemiyor.

        - Kızlar, ikisini kandıran erkek hakkında büyük bir plan yapıyor. O gece kızlardan birisi çocuğun evine gidiyor. Çocuk uyuduktan sonra diğer kıza kapıyı açıyor. Uyku ilacı içirdikleri çocuğun ellerini bağlıyor, çırılçıplak soyuyorlar. Daha sonra da fotoğraflarını çekip evini dağıtıyorlar. Filmlerde yaşandığına inandığımız bu olay çok yakın bir zamanda yaşandı. Adamın çıplak fotoğraflarını en yakın arkadaşlarına hatta çocuğun anne ve babasına yolluyorlar. Çocuğu bir gün sonra bağlı bir şekilde eve her zaman gelen kadın buluyor. Bu olaydan sonra kızlar çok iyi arkadaş oldu. Hatta şu sıralar ikisinin de sevgilisi var. Sevgilileri ile birlikte buluşup dışarıya çıkıyorlar. Eski sevgiliye nispet mi yapıyorlar yoksa hiç bir şey umurlarında değil mi bilemeyeceğim ama bana bu arkadaşlar şahsen pek bir tuhaf geldi.

        Et ile imtihanımız

        NusrET ile hayatımızda et ile yeni bir ilişkimiz oluştu bunu inkâr edemeyiz. Şimdilerde nereye gitsem bir başka ETçi ile karşılaşıyorum. Etilerin girişince NispEt, sonra gelir KısmET oda yetmez olur KudrET falan filan çoğalır. Biliyorsunuz biz çok taklitçi bir milletiz. Biri bir şey yapıyorsa "Tamam" diyerek bu işi çoğaltmaya çalışırız. Yaratma gücümüz sıfır. Bir ara hatırlayın etraf dövizciden, kumpirciden, balıkçı teknesinden geçilmiyordu. Şimdi de sağım, solum, önüm, arkam etçi. Bir de bu dükkânlarda şov yapan kişiler bölümü var ki, anlat anlat bitmez. Et'i pataklıyorlar, öpüyorlar, seviyorlar. Sonrasında pişirip masanıza getiriyorlar. O ellerle servis yapıp size yediriyorlar. Arada gidene, gelene hoş geldin muhabbeti de yapıp tekrar şova devam ediyorlar. O eller hangi ara yıkanıyor malum. Yapacak bir şey yok şov dünyası. Seviyor memleket insanı gösterişi. Diyeceksiniz ki "Sen hiç gitmiyor musun?" Sanırım Nusret ile tanışmam o elleriyle şov yapıp masamızda et kesmesi olayının üzerinden 1.5 sene geçti. İlk ve sondu. Sonrasında beni oralarda ne gören var ne duyan. Ama bizim insanımız "Nusret'e gittim, bir güzel yedim içtim. Nusret'de masamıza geldi bir de şov yaptı" tadında çektiği fotoğrafları Instagram'a koyunca görevini tamamlamış edasıyla yiyor o güzelim tokatlanmış, sevilmiş etleri. Daha ne olsun işte budur. Güzelim memleketim insanı manzarası. Hazır kurban bayramının son günü vesilesiyle et muhabbeti yapmadan olmazdı değil mi?

        Diğer Yazılar