Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Uzun süredir böyle bir davete katılmamıştım. Evet gerçekten önceki akşam Metin Fadıllıoğlu'nun "29" isimli kitabının tanıtım gecesi hem çok şık hem çok sade, hem çok gösterişli hem gösterişten uzak hem de çok lezzetliydi. Şimdi diyeceksiniz ki, "Allah allah nasıl bir davetmiş bu?". Ben de bunu size daha iyi anlatabilmek için duayen PR'cı Ayşe Azizoğlu'na davetin ilk dakikalarında "Burada nasıl bir kitle var?" diye sordum. O da bana "Creme de la creme" dedi. Yani, "Kaymak üstü kaymak" dedikleri türden. Aslında sosyete tabir edilen, yani insanların sosyete olarak bildiği, ikoncanlardan uzak, gerçek sosyetenin ve işadamlarının olduğu bir davetti diyebilirim. Birçok isim davet için yurtdışından gelmiş. Ulus 29'un sahibi Metin Fadıllıoğlu ve eşi Zeynep Fadıllıoğlu davetlileri kapıda karşıladı. 1968 yılından bu yana yaşanan gece hayatını ve lezzetini anlattığı kitabı için konuşma yaparken de heyecanlıydı. Gecenin dikkat çekeni çoktu ama bana göre en dikkat çeken isimleri Mustafa Koç, Güler Sabancı, Çiğdem Simavi oldu. Çiğdem Simavi ve Güler Sabancı davetin evsahibi gibiydi. Uzun süredir bu iki kadını bu kadar gülerken ve eğlenirken görmemiştim. Hem neşeleri yerindeydi hem de herkesle tek tek ilgilenip konuştular. Dostları ile bir araya gelmenin neşesiydi sanırım. Mustafa Koç ise bana göre davetin diğer en önemli kişisiydi. Mustafa Koç'u gören herkes yanına gidip selamını verdi. Hatta onunla öpüşmek için sıraya girdi. O da dostlarıyla uzun uzun sohbet etti. Neşeleri oldukça yerindeydi. Davet 19.30 da başladı. 22.00'ye kadar olan kısımda yaş sınırı biraz büyüktü. O saatten sonra bu isimlerin çocukları ve torunları da katıldı. Ve sabaha kadar parti uzadı. Özellikle Koç ve Boynerler partide dans edip eğlendi. Ama ben daha çok davetin ilk saat dilimiyle ilgilendim ve onları gözlemledim. Çünkü gerçekten iş dünyasının ve sosyete diye tabir ettiğimiz kişilerin olduğu davette konuşulan "Bu isimler zamanında çok eğlendiler", "Bu isimleri evden çıkarmak zordur", "Asla Türkiye'de dışarıya çıkmazlar", "Buradaki bazı isimleri bir daha göremeyebilirsiniz" oldu. Ve tabii diğer bir nokta ise kadınların mücevherleri. Yine zenginin malı, züğürdün çenesini yoracak ama hanımların takıları gerçekten göz dolduruyordu. Öyle ki, iç çamaşarılarına bile taktıkları mücevherleriyle benim beynime kazınan bazı fotoğraflar vardı ki, bu bile bu daveti unutulmaz kılacaktır o gece orada olanlar için. Çünkü özellikle hanımlar çanta ve mücevherleri ile de adeta şov yaptılar diyebilirim. Onun dışında ikram için suşi, ördek, kuzu incik, beğendi ve döner ön plandaydı. Kısaca şunu söylemek gerekirse uzun yıllardır bu işin içinde olan ve gece hayatını gezen biri olarak Metin Fadıllıoğlu'nun daveti güzeldi. Davette Mustafa Koç, Güler Sabancı, Türker İnanoğlu, Cem Boyner, Cem Hakko, Ronit Gülcan, Betina Machler, Vuslat Doğan Sabancı, Alp Taşkent, Selim Hamamcıoğlu, İrem Yargıcı, Mehmet-Neslihan Karabeyoğlu, Mehmet Ali Yalçındağ, Osman Merzeci, Bülent Eczacıbaşı, Fatoş Yalın, Evin Şaşmaz, Serra Toker, Murat Tabanlıoğlu, Sinan-Nazlı Tara, Ceyla Aysal, Ayça Sadıkoğlu, Leyla-Selçuk Atalik, Ela-Ogan Sosyal, Robi-Teri Sonman, Emir-Ceylan Sohtorik, Emir-Aslı Behlil, Belma Simavi, Erdinç Seferoğlu, Ali-Melek Manisalı, Mehmet Germiyanlıgil, Burak Akkök, Cem Cantaş, Ali-Melek Manisalı, Aslı Kuseyiroğlu, Ali Karacan ve daha birçok ismi de görmek keyifliydi.

        Diğer Yazılar