Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İstanbul'da neler mi oluyor? Hemen aktarayım. Şehrin en lüks yerlerinden The İstanbul Edition'da yer alan Cipriani ve Billionaire geçen cuma görkemli bir yeni sezon açılışı yaptı. Dekoru yenilenmiş, görüntü güzel. Yemekler de on numara. Anlayacağınız güzel ve şık bir geceydi. Azeri işadamı Mübariz Mansimov'u bir keresinde Monte Carlo Cipriani'de kocaman bir masanın başında ailesiyle yemek yerken görmüştüm. Çok sevdiği bir mekânı İstanbul'a getirerek güzel bir hareket yaptığını o an daha iyi anladım. Gerçekten İstanbul'un böyle yerlere çok fazla ihtiyacı var. O yüzden de Mübariz Mansimov'un bize daha yeni mekânlar kazandıracağını düşünüyorum. Geçen sene yapılan partilerle dikkat çeken Billionaire'de bu sene de birbirinden iddialı partiler olacak. Haberiniz olsun. Bu arada şu meşhur Jamie's Italian Zorlu'da kapılarını açtı. Bizim meraklı kesim kuyruk oluşturuyormuş. Zaten Instagram'da da bol bol fotoğraf paylaşmalarından anlaşılıyor ki, pek mutlular. Karaköy Bej müdavimlerine de bir haberim var. Artık Bej'in başka bir şubesi de Etiler'de. Akşamüstü partileri de başladı. Lucca'nın da Cihangir'de bir şube açacağını duyunca hemen işletmeci Turgay Yıldız'ı aradım. Teklif geldiğini ama kabul etmediklerini söyledi. Evet zaten kabul etmediklerini biliyorum. Lucca'nın sahibi Cem Mirap bu konuda titiz. Ama inadını Zorlu için kırmış. Zorlu'da yeni bir mekân açıyorlar. Bakalım nasıl olacak? Meraklısına. Ve Mustafa Sirmen'in Kuruçeşme'de Zihni ile Blackk'in yerine açtıkları Ablam'ın altında bulunan kısıma Members adında bir mekân açtılar. Cadılar Bayramı'nda açılan kulüpte Doğuş Çobakçor DJ kabininde olacak bu cuma ve cumartesi. Doğuş daha sonra Amerika'ya gidiyor. Çünkü eşi Begüm Çobakçor doğum yapacak. O yüzden Doğuş kısa bir süreliğine olmayacak müdavimlerine duyurulur. Pera'da bu sezon kapılarını açan Chanta da bundan böyle RNB partileri yapılacakmış. Bence kesinlikle doğru bir karar. O bölgede böyle bir şeye ihtiyaç vardı. Unutmadan Nişantaşı'nın en sevdiğim İtalyan'ı Cento Per Cento da yenilendi. Üst katı yemek, alt katı da eğlence için yeniden dekore edildi Cento Per Cento'nun. Mekânın içinde kendinizi uzaklarda çok uzaklarda hissediyorsunuz. Gerçekten vazgeçilmez mekânlar arasında yerini almaya aday. Bu arada şehirde daha çok olup biten şey var. Ara ara haberdar edeceğim. Çünkü sürekli yeni yerler kapılarını açıyor. Öyle ki, mekânlarda da sürekli bir parti havası.

        Ustaların isyanı

        Eşref Kolçak'ın isyanını okuyoruz, dinliyoruz kaç gündür. Türk sinemasının eski üstatlarının bu duruma düşürülmesi bir felaket. Ama bu durum egolar aşağıya inmediği, "Ben üstünüm, o benim ayağıma gelsin, ne hali varsa görsün, o iş yapmasın ben yapayım" dedikleri sürece geçmiş olsun. Biz daha çok Eşref Kolçak'ları kaybederiz. Usta, yeni nesil oyuncuların da onları tanımadığından, saygısızlık yaptığından bahsediyor. Bu da en fenası ama yeni nesil eski nesilden ne gördüyse onu yapıyor. Onlar

        da gördükleri ve öğrendikleri boyutta kendilerini geliştiriyorlar demek.

        Fuardan aklıma kazınanlar

        32. Uluslararası TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı'nda olmak, o havayı koklamak, hissetmek çok ama çok başka. Tuhaf duygular içindeydim. Ha biraz da sersem. Çünkü defalarca gittiğim kitap fuarını bu kez başka bir gözle izledim. Nasıl mı?

        1- Kitap başka bir dünya. Her kesimden, insan var.

        2- Hiç kimse para kullanmıyor. Herkes kart ile alışveriş yapıyor.

        3- Birçok insanın elinde şu meşhur akıllı telefonlardan yoktu.

        4- Okul öğrencileri ve anneleri fuarın en belirgin özelliği.

        5- Birçok kişi küçük el bavullarıyla geldi. Aldıkları kitapları tekerlekli bavuluyla taşıyorlardı.

        6- Öğrenciler çantalarından çıkardıkları küçük not defterlerinden aradıkları kitap isimlerini söylüyor. Ama kimi görsem aradığı kitabı bulamadı.

        7- Küçük kızlar daha girişken ama erkekler daha çekingen.

        8- Anneler genellikle çocuklarına "Saçma sapan kitaplar alma" diye tembih ediyorlardı. Ve bazı anneler de bana "Ay bir sürü kitap aldı ne zaman okuyacak onları. Bütün paraları kitaplara verdi" diye dert yandılar.

        Son günlerde herkesin dilinde

        ■ Ferman Toprak'ın 'Hayatı Tespih Yapmışım'

        ■ Ebru Gündeşin 'Gönlümün Efendisi'

        Siz uyurken

        ■ DELICATESSEN 00.30'DA kapının önünde iki kadın kendi aralarında sıkıntılı bir şekilde konuşuyor. İçerden bir türlü çıkamayan bir arkadaşlarını bekliyorlar. Ama kızlardan biri "Ben anlamam, şimdi ekeceksin onu yoksa bir daha seninle konuşmam" diyordu.

        ■ NİŞANTAŞI Hüsrev Gerede 02.30'da bir kadın bağıra çağıra ağlıyor. Cama çıkan biri de "Kızım yavaş ağla neden bağırıyorsun" diyor. Kız da ona "Konuşma be sana ne" diye karşılık verdi.

        Diğer Yazılar