Doğa Rutkay'dan anlamlı hareket
GEÇEN gün Doğa Rutkay aradı. Heyecanlı bir şekilde Onur Bayraktar için hazırladıkları özel gecenin tüm detaylarını anlattı bir çırpıda. Evet 2010 yılının kasım ayında bir trafik kazası sonucu kaybettiğimiz tiyatrocu, yazar, yönetmen Onur Bayraktar, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği tarafından düzenlenecek özel bir geceyle anılacak. Ve bu geceyi de Doğa Rutkay organize ediyor. O yüzden de kusursuz olmasını istiyor. Müzisyen Birsen Tezer ve Güvenç Dağüstün de gecede konser verecekler ve şarkılarını Onur Bayraktar için söyleyecekler. Onur Bayraktar'ın yazdığı oyunlardan bölümlerin okunacağı geceye Bergüzar Korel, Sarp Akın, Rıza Kocaoğlu, Kaan Urgancıoğlu, Serkan Keskin, Ece uslu, Ali Atay, Halit Ergenç, Ayça Varlıer gibi isimler katılacak ve o geceyi unutulmaz kılacaklar. 26 Kasım salı günü düzenlenecek olan ve biletlerinin 80 TL'den satılacağı gecenin geliri TOFD Akülü Tekerlekli Sandalye kampanyasına bağışlanacak. O gece kaçmaz. Biletler satışta. "Kaçırmayın" derim. Hepimiz taşın altına elimizi sokalım. Unutmayın ki, böyle günlerde el ele tutuşmak en önemlisi.
Gülten Kaya özür bekliyor
1999 yılında Magazin Gazeteciler Derneği'nde yaşanan Ahmet Kaya olayı yine gündemde. Hem de hiç konuşulmamış, irdelenmemiş haliyle. Bu sefer tüm ayrıntılar dökülüyor ortaya. Orada bulunan, sahneye çıkan her ünlü isim sorgulanıyor insanlar tarafından. Sorgu demişken sakın yanlış anlaşılmasın her hangi bir ceza ya da başka bir durum yok. İnsanlar sorguluyor, düşünüyor, "Acaba onu mu demek istedi, bunu mu demek istedi. O anda o coşkuya zorla mı katıldı, duruma mı ayak uydurdu?" diye soruyorlar da soruyorlar. Hemen sonucu varılmayacak, hemen herkes net bir şey söylemeyecek ama konuşmamız, tartışmamız iyi bir şey. Sonuç olarak bu yol bile hayal edilemeyecek kadar zordu. Bu arada Ahmet Kaya'nın eşi Gülten Kaya'nın konuşmasından anladığım kadarıyla o gece orada bulunan tüm ünlü isimlerin kendisinden ve özellikle de Ahmet Kaya'dan özür dilemesini bekliyor. Bunu yapanlar var tabii ama yapmayanlar da var. O yüzden de bu gerginlik hemen bitecekmiş gibi gözükmüyor. Biz bu konuyu daha çok tartışacağız anlaşılan.
Reklamlarda eski Cem'i arıyorum
CEM Yılmaz'ın 'Feza ve Evren İş Başında' reklamını izlediğim zaman nedendir bilinmez eski Cem Yılmaz reklamlarını arıyorum. Hani "Doktor bu ne", "Asfalt ağladı" tadında reklamlarını. Hatırlamayan yoktur, dillere dolanmamışlığı hiç ama hiç yoktur. Başkaydı o reklamlar. Ya da Cem Yılmaz başkaydı. Ama şimdi öyle değil. Ben eski tadı alamıyorum. Sadece izliyorum ama eğlenemiyorum. Cem Yılmaz'ı görmek tabii ki iyi geliyor. Özellikle de renkli kıyafetler içinde. Cem Yılmaz'ın olduğu her proje tabii ki izletir tabii o ayrı ama keyif alma durumu eskisi gibi değil.
Siz uyurken
- HITT Pera 02.00 tuvalette bir kız bağıra bağıra konuşuyor. Dışarda onu bekleyen arkadaşı olduğunu zannediyor ama arkadaşı ona bir şey söylemeden çıkmış. Kız tuvaletin içinden çıkınca beni gördü ve "Aaa bütün konuşmaları duydunuz mu?" diye sordu.
- LOVE 05.00 tuvaletin önünde bir kız ile bir erkek konuşuyor. Kız hızla tuvaletin içine girdi. Ardından da erkek arkadaşı girip "Bana bak dinle beni. Gel dışarıya" diye bağırmaya başladı. Daha sonra kız "Çıksana dışarıya kadınlar var burada" diye ona karşılık verdi.
Kendimi zor tutuyorum
BİNNUR Kaya muhteşem oynuyor. Kim ne derse desin. Bayılıyorum 'Aramızda Kalsın'da onu izlemeye. Ama yeter. Vallahi kilo alacağız. Zaten bütün ekip kilo almış yemek yemekten. O masa hiç kalkmadı. Dizi yayın hayatına başladığı günden bu yana yemek yiyorlar. Haşlamalar, hamur kızartmaları, gözlemeler, lahmacunlar, kebaplar, içli köfteler. Aman aman inanılmaz yiyorlar maşallah. Yani sizi bilmem ama ben biraz yemek yemeği severim. Kendimi zor tutuyorum diyebilirim.