Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ■ İbrahim Tatlıses, Ayşegül Yıldız boşanması için, "Böyle saygın bir boşanma gördünüz mü? Artık neyi deşiyorsunuz?" diyor. Kusura bakmasın ama İbrahim Tatlıses boşanması bir haberdir. Ve neden, niçin boşandığı da kesinlikle haberdir ve konuşulur.

        ■ Caner, Asena, Berkay üçlüsünde sular durulmuyor. Caner Erkin'in eline 11 ay önce fotoğraflar gitti. Bu üçlü avukatlarıyla bir araya geldi ve Caner "Ben karıma güveniyorum. Resimler ortaya çıkarsa çıksın" diyerek umursamadı. Ve dedikodular büyümesin, dikkat çekmesin diye de eşinin, Berkay ile görüşmesini engellemedi. Sonra olan oldu. İkilinin aşk iddiaları aldı yürüdü. Olay bugünlere geldi. Caner eşi Asena ile hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor. Suçlu Berkay ilan edildi. Ama bu cephe hiç öyle duracak gibi değil. E peki ne olacak. Caner bir açıklama yapmadığı sürece bu olay kapanmayacak. Belki daha da tatsız bir yöne doğru yol alacak.

        Hataların bazıları

        Çarşamba günü bu köşede "Kayıp"ı eleştirdim. Yapımcısı, oyuncusu üzülmüş haklı olarak. Kimse kendi işinin kötülenmesini istemez. Ama peki soruyorum. İçinde olan oyuncunun da bu mantık hatalarını görmesi ve yönetimi uyarması gerekmiyor mu? Belki bir oyuncu olarak onlar da bu saçmalıkları engelleyebilirlerdi. Peki ama neydi bunlar? O zaman size birkaç örnek vereyim ve siz de ne demek istediğimi anlayın.

        ■ Dizinin baş kahramanlarından patron Falco'nun kardeşi vuruluyor. Üstelik dedektifin arabasının kaldığı ve polisin geldiği yere de çok yakın durup gömüyorlar. Ama polisler bir türlü bulamıyor nedense. Tekerlek izleri takip edilse bulunacak oysa. Onu da geçtim. Polis cesedi bulup çıkarıyor ama bir türlü "Yahu bu arabada vurulduysa onlarla bir bağlantısı vardır. Kimliğini araştıralım, kimdir, necidir" diyemiyor.

        ■ Leyla yani kaçırılan çocuğun annesi gece evine geliyor. O dakika çıldırmış olması, bütün polis teşkilatını ayaklandırması gerekir ama kimse aranmıyor. Sabah bekleniyor polise haber vermek için. Dizi de her şey hep ağırdan alınıyor.

        ■ Falco karakteri arabaya bomba koyacak. Kapıyı bir demir yardımı ile açıyor sonra da gidiyor. Bombayı patlatacak. Hangi ara arabayı kilitledi belli değil. Ya da o çubukla nasıl kilitledi o da merak konusu. Sonra ne mi oluyor. Arabanın sahibi az önce çubukla açılan kapıyı anahtarla açıyor. Ve dedektif iki gün bomba ile geziyor. Şarj da hiç bitmiyor.

        ■ Kaçırılan çocuğun babası, dayısı hep bir şeyler karıştırıyor olayı arapsaçına döndürüyorlar. Hatta bunlar ortaya da çıkıyor ama kimse hesap sormuyor. Herkes bir yavaş, bir durgun.

        ■ Ve daha ne anlatayım. O kadar çok şey var ki. Ama şu var. Şuda dakikaya izledim. Dolunay Soysert, Mete Horozoğlu ve diğer tüm oyunculara saygılar... Gerçekten süperler tüm bunlara rağmen.

        Hypnos olmaya hazır olun

        BANA göre Beyoğlu'nun en güzel mekânlarından biri de Beyoğlu'nun tarihi Mario Cantoni binası. Aslında Ghetto dersem hepiniz hemen anlayacaksınız. Yüksek tavan, muhteşem bir dekor. Orada yapılan birçok eğlenceye katıldım. Hepsi de çok iyi geçmiştir. Ama nedense şehrin göbeğinde olan mekân birçok kez el değiştirdi. Bu kez de Hypnos olarak sabahın ilk ışıklarına kadar yerli ve yabancı müzikleriyle eğlence sevenlerini bekliyor. Bu akşam kapılarını açacak olan Hypnos'da yüzlerce insan dans edecek. Benim oraya gitmem ve eğlenmem için mekânın büyüsü bile yeter. O kadar güzel bir yer gerçekten zor bulunur. O yüzden de yeni adıyla ve eğlencesiyle dikkat çekeceğe benziyor.

        İstanbul'da kar ile imtihanımız

        ■ Trafik durur. Hatta tek bir araba yerinden hareket etmez.

        ■ Yollar bir türlü tuzlanmaz.

        ■ Tüm ara sokaklarda hayat durur. Kimse evden çıkmasın istenir. Oysa ki, yurtdışında özellikle kar yağınca sokağa çıkılır.

        ■ Maç bile ertelenir. Çatı karlar altında kalır.

        ■ Kar iyi güzel yağarken her şey süper de ya sonra, erimeye başladığında. İşte tam da orada en kötüsü başlar.

        Siz uyurken

        ■ Hitt Pera 02.00 Binnaz Avcı'nın, "İsyan gecesinde dansçı Dora, Ebru Gündeş'in "Gönlümün Efendisi"nde barın üzerinde dans ediyordu.

        ■ Cihangir 00.30 lapa lapa kar yağıyor yüzlerini göremediğim bir gurup insan birbirleriyle kartopu oynamaya çalışıyor. Kızlardan birisi "Vallahi şu an basın bizi görse rezil olurduk" diye söyleniyordu. Ama kartopu oynarken insan neden rezil olur ben orasını bir türlü anlamadım.

        Diğer Yazılar