Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Yıllardır tanıyorum Emrah'ı. Bu yazıyı yazmadan önce de Google'a girdim ve yaptığı dizilere, filmlere, aldığı ödüllere yeniden bir göz attım. Hafızamı tazeledim. Sayısız film, dizi ve ödül. Zorlu bir hayat. Geliş noktası müthiş. Her şey tamam. Ama baba kimliği eksik. Aslında ben Emrah'ın "Oğlum İçin" dizisi hakkında bilgi almak için girmiştim Google'a. Çünkü Emrah o dizide trilyonları oğlu için elinin tersiyle iten bir babayı canlandırıyordu. Onun için her şeyden önce oğlu geliyordu. Tekrar baktım dizinin bölümlerine. Tuhaf değil mi? Normal hayatta görmek istediğimiz Emrah'tan oldukça uzak bir rol. O yüzden de izleyiciye ulaşmadı, kalbine dokunmadı. Ve o rol sonrasında da Emrah eskisi gibi olamadı. Türk halkı sanki sırtını dönmüş ona. Eskiden Emrah bir şey yapsa günlerce konuşulurdu. Reyting rekorları kırardı. Ama şimdi onun rolünü Tayfun yani oğlu alıyor. Belki de 23 yıldır Tayfun başrolde. Ve Emrah da bunun önüne geçemiyor. Böyle yaptıkça da hiç geçemeyecek. Oğlunu kabul etmedikçe, ondan üç-beş kuruşu sakladıkça asla ve asla onun önüne geçemeyecek. Ve gün geçtikçe de Türk halkına kendini küstürmeye devam edecek. Oysa ki böyle olmasa daha başka olurdu. Oğlunu bağrına bassa, olması gerektiği gibi bir baba olsa. Ama olamıyor işte. 23 yıldır da bu süren kavga son bulmadı, bulmayacak. Emrah'ın yakışanı yapacağını oğlunu bağrına basacagını biliyorum ve istiyorum.

        Benim de babam Fatih Terim olsa

        "Tamam Fatih Terim'in kızı olmasının çok ama çok katkısı var" Rahatladınız mı? Aman böyle bir cümle yazdım diye şimdi bazı kıskanç tipler nasıl da bıyık altından gülüyordur. İstediğiniz şeyi en başta yazdım rahatlayın diye. Ama ben tam olarak böyle düşünmüyorum. Nice soyadı olan insan var. Yetenek olmadığı sürece elde var sıfır. Buse Terim'in yeteneği olmasa, ticari kafası çalışmasa bu noktaya gelir miydi? Bizim memleketimizde meyve veren ağaç hemen pek güzel taşlanıyor. Birçok kişi, "Ben de Fatih Terim'in kızı olsam neler yapardım" diyor. Vallahi sizi bilmem ama ben Fatih Terim'in kızı değilim. Ben Hasan Övet'in kızıyım. Kimseden de destek, kayırma görmedim. Ne yaptıysam kendim yaptım. Gece gündüz çalıştım. Hâlâ da çalışıyorum. Kendimi kanıtladım. Vallahi pek de güzel yapıyorum. Kafam rahat. Kimseye minnetim yok. Yani demem odur ki, yetenek işleri bunlar. Öyle kolay kolay birinin kızı, oğlu falan filan diye olmuyor. Bakınız Buse Terim bu işe blog ile başladı. Memlekette birçok kişi blog meselesini ondan öğrendi. Kısa süre içinde Buse işleri büyüttü de büyüttü. İnternet sitesi oldu ve hatta hemen şehrin göbeğinde Galata'da bir ofis tuttu. Buse'nin çalışanları var biliyor musunuz? Hem de canavar gibiler. Kızları her yerde görüyorum. Koşturuyorlar, yaratıyorlar. Canla başla çalışıyorlar. Hepsi istekli. Tıpkı bizlerin bu işlere başladığı istek ve heyecanı görüyorum o ekipte. O yüzden de helal olsun. Yani artık "Onun kızı, bunun oğlu, yok onun dayısı, yok bunun amcası" yakıştırmaları ile kimse bir yere gelemiyor. Geliyorsa bile sabun köpüğü gibi kısa süre de yok olup gidiyor. Vallahi Buse Fatih Terim'in kızı olsa yan gelir yatardı. Ama kız durmuyor. Şimdi sitesini daha da güçlendirmiş. Geçen kurabiyeler hazırlayıp yollamış. Ağzımızın tadını da düşünmüş. Helal olsun. Yılmıyor, yılmasın da. Hatta öyle ki, daha da çok çalışıp bazı insanları daha çok rahatsız etsin. Ben öyle yapıyorum çünkü.

        Baba demişken

        - Baba nefestir, candır, güvendir.

        - Her kız çocuk ilk babasına âşık olur, büyüdükçe de hayatına kabul ettiği erkekte farkında olmadan babasını huylarını bulur.

        - Genel olarak kız çocukları anneden çok babayı sever ama hiç bir zaman tam belli etmez.

        - Genel olarak babadan her şey saklanır, ama yine de en çok ve ilk sığınılan liman hep babadır.

        - Baba ile iyi anlaşan çocuklar ileride daha iyi arkadaşlıklar kurar.

        - Baba ile arası iyi olan çocuk kendine daha güvenli olur.

        - Ve baba sevgisi, aşkı, ilgisi, güveni hiçbir şeyin yerini tutamaz.

        Otizm Çocukları için

        İletişim Uzmanı Aşkım Kapışmak hayırlı bir işe imza atacak. 21 Aralık'ta Yunus Emre Kültür Merkezi'nde otizmli çocuklar yararına bir gösteri yapacak. Böyle yararlı işleri duyurmayı çok seviyorum. Bir parça katkım oluyorsa ne mutlu bana. Gidin, izleyin ve hatta kaçırmayın derim.

        Diğer Yazılar