Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BU hastalığa tutulmadım ben” diyen kesinlikle yalan söyler. Şöhret hastalığı diye bir gerçek var. Bu ülkenin en ünlüsü bile bunu yaşıyor ya da yaşamıştır. Özellikle kendini her gün gazetelerde görmek isteyen, seven, bayılan insanlar vardır. Ve bunun için de ellerinden ne geliyorsa yaparlar. Ha bir de bunu seven ama “Bıktım gazetecilerden, nereye gitsem çekiyorlar. Ne söylesem haber yapıyorlar. Sosyal medyada ne yapsam olay oluyor” diye dert yanan insanlar da çok vardır. İşte onlara kesinlikle inanmayın. Onlar özellikle haber olmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Gazetecilerin bol olduğu yerde dolaşır hatta onlara malzeme vermek için yanıp tutuşurlar. Son günlerin en şöhret hastası da ayı kostümü ile dolaşan Asena Erkin’dir. Eminim ki, etrafına, eşine dostuna dert yanıyordur gazetelerde haber oldukça. Ama kendisi olay yaratmaktan geri durmuyor. Arda Turan da öyle. Arda, “Magazin basınından kaçtım” diyor ama memlekete geldiği gün ilk soluğu popüler mekânlarda alıyor. Hem de gazetecilerin cirit attığı yerlerde. Şimdi Hülya Avşar haftada bir gün mutlaka Tarabya Kıyı Balık’a gider. Oraya da gideceğini tüm gazeteciler bilir. Kapıda bekler, fotoğrafını çeker, ya da röportaj yapmak ister.

        Hülya Avşar da bazen konuşur malzeme verir, bazen de hiçbir şey yapmaz. Bunların ardından da çıkıp “Bıktım bu gazetecilerden” derse olmaz. O yüzden adabına göre davranıyor. Görünmek istemiyorsa bir ünlü gazetecilerin gezdiği yerde gezmez. Tabii çok örnek verebiliriz. Asena Erkin de ayı kıyafeti ile gazetelerde çıkacağını çok iyi biliyordu yani. Tıpkı Arda Turan’ın Cihangir’de çekileceğini bildiği gibi. Yani gazetelerde boy boy fotoğrafları çıkınca bazı insanlar rahatsız olmuyor. Bilakis mutlu oluyorlar. Rahatsız olduklarını söyleyenlere inanmayın diyorum. Bu da şöhret hastalığının en başında gelir.

        Vasfiye Teyze de şöhret hastası oldu

        ÖNCEKİ gün gazetemizde Vasfiye Teyze, yani Gonca Vuslateri’nin Sermiyan Midyat’a söylediği bir söz vardı. Vasfiye Teyze, “Artık benim ücretim çok yüksek ayyaş” demiş. Böyle cümleler sanatçıya zarar verir. Onu da geçtim Gonca Vuslateri “Yalan Dünya”da Vasfiye Teyze olmadan önce kendinden bu kadar söz ettirmiyordu. O Vasfiye Teyze ile parladı. Önemli olan bundan sonra yaratacağı karakterler. Vasfiye Teyze eğer üstüne yapışırsa vah haline. O zaman şu ara gelen teklifleri rüyasında görür. O yüzden fazla havaya girmesine gerek yok bence. Ve keşke girmese. Şimdi bunu neden söylüyorum. Evet çok insandan duyuyorum Gonca Vuslateri’nin havalandığını. Eski arkadaşları bile eskisi gibi olmadığını söylüyor. Hatta kendisini sokakta görüp yakın davranmaya çalışan birçok kişiye bile çok sempatik davranmıyormuş. Ne yazık, ne yazık. İnanın bu memleket çok şöhret gördü. Biz sıradan insanları bile göklere çıkarıp bir gün sonra unutan bir milletiz. O yüzden de şöhretin ateşten bir gömlek olduğu bence unutulmamalı.

        Eğer haber olmak istemiyorsan

        Sosyal medyada ne yazdığına, hangi fotoğrafı koyduğuna çok dikkat edeceksin.

        Gazetecilerin yoğun olduğu en popüler yerlerde gezmeyeceksin.

        Söylediğine, giydiğine çok dikkat edeceksin.

        Kiminle yan yana gözüktüğün çok önemli.

        Gündeme gelmek için

        Polemiklere gir.

        Yaşamadığın bir aşkı yaşıyor gibi göster.

        Seksi pozlar ver. Özellikle poponu açıkta bırakan fotoğraflar paylaş sosyal medyada.

        Gazetecilerin bol olduğu yerlerde gez. Nişantaşı, Cihangir, İstinyepark, Kanyon, Bebek gibi.

        Neden önemlidir haber olmak

        Ünlü isimler gündeme geldikçe iş gelir, para kazanırlar.

        Daha çok reklam teklifi ve ekstra gelir.

        Her kendinden söz ettirdiği haberde iyi ya da kötü fiyatını artırır.

        Siz uyurken

        NİŞANTAŞI 01.00 yürüyorum. Yanımdan da üç kız geçiyor. Kızların ayaklarında Ugg’lar var. Kafalarında bere ve boyunlarında atkılar. Kızlardan birisi, “Bizi bu kılıkta asla kulübe almayacaklar” dedi. Diğeri de “Evet kapıdan çevirecekler” dedi. Öbür kız da “Siz bana bırakın rahat olun” diyerek arkadaşlarına çabuk olun diye direktif verdi.

        NİŞANTAŞI SARAY 00.30 iki kız, bir erkek oturuyor. Kızlardan birisi “O kadar sinirliyim ki, şimdi tatlı buzdolabının önüne oturup bütün tatlıları yiyeceğim” dedi. Arkasından da çocuk “O zaman sen öyle yapma, ben sana bir sütlaç söyleyeyim onunla kendini yatıştır. Hatta yerken önüne Hakan’ın fotoğrafını koy. Onu yiyormuş gibi hayal et kendini” dedi.

        TAKSİM MEYDANI 03.00 bir kız arkadaşına “Hadi yürü Asmalı’ya gidiyoruz. Daha gece uzun” diyor. Arkadaşı da “Ay şaşırdın sanırım, ne uzunu. Gece bitti” diyor. Ama diğer arkadaşı “Hayır bugün sabahı birlikte göreceğiz” diyerek zorla yürümesini sağladı.

        Diğer Yazılar