Lütfen bana kafayı hep takar mısın Hıncal Abi
Hıncal Uluç, benim yazdığım “Hülya Avşar’ın hediyesini kabul etmedim” ve “İzzet Yıldızhan’ı biri sustursun” yazılarımı eleştirip “Sevgili Esin Övet ‘Hıncal Abi de bana taktı’ demesin” demiş. Aman Hıncal Abi lütfen siz bana hep takın. Yazılarımı eleştirin, arada överseniz daha da süper olur, o da ayrı tabii. Hatta lütfen sık sık beni eleştirin. Çünkü o zaman bu mesleği daha çok seviyorum. Ama beni eleştirdiğiniz konu hakkında da birkaç kelam etmek isterim.
Hülya Avşar’ın bana hediye etmek istediği tişörtleri kabul etmedim. Çünkü Hülya Avşar bu hediye mevzusunu ben onu eleştirdikten sonra yaptı. Yani on yıldır satışta olan tişörtlerinin eleştirilmesine tahammül edemiyor. Onu hissettirdiği için bu refleksi verdim. Yoksa tabii ki gazetecilik bir tişörtten etkilenecek kadar ucuz değil. İzzet Yıldızhan meselesine gelirsek. O röportaj benim gazetemde olmayıp başka bir gazetede olsaydı yine geç olduğunu düşünmeyip bu tepkiyi verirdim. Ben bu tepkiyi verdikten sonra kendisi daha çok eleştirildi ve sonra da özür diledi. Ama ben tekrar söylüyorum. Bir kadın olarak o özür artık çok geçtir ve ben kabul etmiyorum. Ve gerçekten artık böyle konuşan ve şiddeti haklı göstererek düşünen herkesi susturalım lütfen.
AŞK gününde EĞER
Sevgilinize çiçek almadıysanız vay halinize. Beyler eve giderken bir papatya bile götürmediyseniz vah ki ne vah diyorum. Bir kadın asla unutmaz, öbür Sevgililer Günü’ne kadar ara ara bunu size hatırlatır. Bir kadın “İstemiyorum kutlamak” diyorsa inanmayın. Bir kadın “İstemem” der ama bir çiçek bile olsa almak ister. Hem eşiniz hem de sevgiliniz varsa işiniz iki kat daha zor. Eşinize çiçek almakla yetiniyor sevgilinize çok değerli bir şey alıyorsanız ve bunu da eşiniz duyuyorsa bence memleketi terk edin. Yemek organizasyonu yapmadıysanız ya da “Hadi bir şeyler yapalım” demediyseniz vah ki ne vah. Bunları düşünmüyorsanız gerçekten işiniz zor. Çünkü kadınlar bugünü öyle ya da böyle kutlamak ve dillendirmek ister.
BENİM EN ÇOK yakıştırdıklarım
Ceylan Çapa, Burak Özçivit pek güzeller, pek yakışıyorlar. Kenan Doğulu yıllar sonra boyu boyuna uygun güzel bir kadın ile arz-ı endam ediyor. Beren Saat ile bu yaz evlenmelerini bekliyorum. Ne derece onlar aşk yaşamıyor dense de Çağatay Ulusoy ile Serenay Sarıkaya’yı pek yakıştırıyorum. alit Ergenç ve Bergüzar Korel bence yılın en yakışan çifti.
Can Ateş geç mi kaldı?
BİRÇOK kişi Can Ateş’in prim yapmak istediğini düşünüyor. Çünkü şimdiye kadar Meryem Uzerli’nin yanında olmayan, yanında durmayan, çocuğu istemeyen Can Ateş şimdiden sonra çıkıp “Çocuğumu nüfusuma almak istiyorum” diyor. Ben bir tek şurada kendisini takdir ediyorum. Öyle ki, çocuğun kendisinden olduğunu bildiği halde kılını kıpırdatmayan, “Asla nüfusuma almam” diyenlere güzel bir örnek. İster prim yapsın, ister reklam yapsın, isterse göze girmeye çalışsın. Ne yaptığı hiç önemli değil. Önemli olan gerçekten bunun için harekete geçmek. Günümüzde o kadar çok erkek var ki, çocuğunu bırakın sahiplenmeyi adını bile anmayan.
KÜÇÜK BİR NOT
Aşk günü İstanbul’da her türlü organizasyonlarla kutlanıyor. Normalde cuma-cumartesi gecelerden, sizi pazartesi haberdar ediyorum. Ama bu hafta bir değişiklik yaptım Bodrum’a kaçıyorum. Pazartesi size Bodrum’dan haberler vereceğim. Bakalım Bodrum yaza nasıl hazırlanıyor. Aşk gününde kimlerle Bodrum’da karşılaşacağım. Pazartesi görüşmek üzere. İyi hafta sonları.