Kuşumuz kanadımız KIRILDI
Perşembe akşamı 23.30 ‘Twitter yasaklandı’ haberi ekranda göründüğü anda içimdeki üzüntüyü, kırgınlığı, hayal kırıklığını anlatamam. Kırıldım. Bu güzel ülkenin bir vatandaşı olarak kırıldım ve üzüldüm. Ama kırılganlığım ve üzüntüm kısa sürdü. Toparladım kendimi. Öyle olması gerekiyor. Hepimizin toparlaması gerekiyor. Tıpkı sabahına yasaklı Twitter’dan Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da duyurduğu gibi "Umarım bu uygulama uzun sürmez". Bu Cumhurbaşkanı’mızın Twitter üzerinden kendisinin yazdığı bir cümledir. Ben de bir vatandaş olarak bu duygudayım. Hiçbir şeyin yasaklanmasını istemiyorum. Bu güzel ülkeye hiçbir yasak yakışmıyor. Ve tabii bir de yasak caziptir. Yasak daha çok merak demektir. Zaten memlekette yasaklandığı anda Twitter’da olmayan birçok kişi Twitter’a kayıt oldu. Yani kısacası daha çok yasak daha çok merak ve ilgi. Kuşumuzun kanadı kırıldı. Ama bu kanat daha da iyileşmiş bir şekilde ayağa kalkacak.
BEYONCE YAPTI BİZDE YAPALIM
Yasemin Evcim’in gece cimnastiği ile büyümüş bir nesiliz biz. Ah ne güzeldi o gece cimnastiği programları. Hepimiz relaks bir şekilde uyurduk. Şimdi o saatlerde ekranlarda sürekli bağırıp çağıran insanlar var. Malum siyasetle yatıp kalktığımız için ekstra gerginiz. O yüzden ülke olarak her türlü gevşeme metotlarının peşinde koşuyoruz. Bir de malum artık herkes hem spor yapmak hem de yapmamak ve hatta 3 saat spor salonlarında geçirmeden fit olmak istiyor. Bunların başında da ben geliyorum. Bir de ne yalan söyleyeyim makyajı, halka küpeleri ve giyinme bölümünde hemcinslerimin halini gördükçe spor salonuna gitmeyi yıllar önce bıraktım. O yüzden de nerede kısa ve pratik spor var onun peşindeyim. Bir ara Fit in Time yapıyordum 25 dakika. Şimdi de memlekete Beyonce’nin hatta hatta Pippa Middleton’un sporu gelmiş onu deniyorum. Upaqua yani suda spor yapıyorum. 30 dakika suyun içinde pedal çeviriyorum. Malum Beyonce’nin kalın baldırları vardır. Ama son gördüğümde eser yoktu. İşte evine aldığı bu alet sayesinde yapmış tüm bunları. Hadi bakalım kararlıyım. Beyonce kadar olmasam da çalışmalarım devam ediyor. Kararlıyım.
KUTULARLA BESLENME MODASI
BUGÜN spor ve diyet günü. Çünkü yaz geliyor. Ama bana göre artık bu işin yazı kışı kalmadı. Hanımlar 38 bedeni de geçti, 36 beden olmak için yarışıyor. Özellikle çocuk doğurmuş kadınlar daha da zayıf olmak istiyor. Onlara başka bir hırs geliyor bu konuda. Daha da incelelim... Daha da incelelim... Geçen gün Fashion Week’te Güzide Duran ve Gül Gölge Saygı’yı gördüm. İki çocuğu olan ikiliyi uzaktan izledim. Gerçekten harika gözüküyorlardı. Ayşe Kucuroğlu’nun beş çocuk annesi olduğuna kim inanır? Gerçekten süperler. O yüzden artık herkes çok daha bilinçli ve sağlıklı yaşamın peşinden koşuyor. Ve son zamanlarda kimi görsem çantasından yemek çıkarıyor. Ya kendisi evinde hazırlıyor ya da bir şirket ile çalışıyor. Ben de bir yıldır 7 light Forever’ı kurarak bugünleri gören Ebru Erberdi ile yol alıyorum. Çok meşakkatli bir iş yapıyorlar ama gerçekten harikalar. Doktor Nükhet Bağışgil denetiminde mucizeler yaratıyorlar. Sağlıklı beslenerek zayıf olmak ve her şeyi yemek. İnanın size mantı, makarna, ekmek, lahmacun, gözleme aklınıza ne gelirse yiyorum. Ama o kadar dengeli ki. İşte bu yüzden de herkesin çantasında bir kutu çıkıyor son günlerde. Ve inanılacak gibi değil ama hızla yayılıyor. Geçen sene bu kadar değildi. Şimdi çok daha fazlalaştı bu durum. Ha bir de tabii dizi oyuncularının da çok etkisi var bu zayıflama olayında. Eskiden oyuncular genellikle balıketliydi. Ama şimdi hepsi çok zayıf. Bu hafta Medcezir’de mağazada geçen bir bölüm vardı. Annesi küçük kızına “Ağzını tut ve yazın mayo yerine bikini giy” diyordu. Diğer kızı Mira geldi ve küçük kızın giyemediği 36 beden elbiseyi alıp gitti. Anne de “Kıskanma çalış senin de olur” diyerek kızına zayıflaması konusunda baskı yaptı. Geçen Nişantaşı Brasserie’de oturuyorum. Yan masamda üç kız da benim dikkat ettiğim bu sahneyi konuşuyor ve “Mira 36 beden. İnanılmaz güzel” diyorlardı. Yani Serenay Sarıkaya değil Mira. Ben de diyorum Nişantaşı’nda ne kadar çok Mira çoğaldı.