Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ENGIN Altan Dizçöken mevzuunu bilmeyen yoktur. Bilmeyenlere küçük bir özet geçmem gerekirse, Neslişah Alkoçlar’a diz çöküp evlenme teklifi etmesi yüzünden Engin Altan Düzyatan’a hanımlar söylemedik söz bırakmadı. Çünkü evlilik hazırlığı yaptığı nişanlısı Özge Özpirinçci’den ayrılır ayrılmaz bu ilişkiye başladı ve sanki uzun bir ilişkiden çıkmamış gibi mutluluk pozları sergiledi. Haliyle bu da çok kişiyi sinirlendirdi. Evet maalesef bunları genellikle erkekler yapar. Hiç kızmayın bana. Kusura bakmayın. Ama öyle. Erkekler uzun ya da kısa bir ilişkiyi bitirir bitirmez başka bir ilişkinin kucağına atar kendilerini. Ama kadın öyle değildir. Kadın daha farklıdır. Kadın bekler. Biraz kendini toparlar. İlk başta kilo verir. Saç rengini ya da şeklini değiştirir. Evini değiştirir, eşyalarını kesinlikle değiştirir. Alışveriş yapar. Ama hemen gidip başka birilerinin elini tutmaz. Yani kısacası uzun ilişkiden çıkan kadınlar biraz hayatlarını yaşamak ister. Engin Altan Düzyatan, Neslişah Alkoçlar’ın önüne diz çökmeden kısa bir süre önce Özge Özpirinçci’yi görmüş ve onunla bu konuyu konuşmuştuk. Özge’ye “Nasılsın, her şey yolunda mı?” diye sorduğumda “Süper. Evimi taşıdım. Artık Anadolu yakasında oturuyorum. Çok sağlıklı besleniyorum, her gün deli gibi spor yapıyor. Arkadaşlarımla vakit geçiriyorum. Bol bol geziyorum. Daha çok gencim. Uzun bir ilişkiden çıktım. Şimdi yeni ve ciddi bir ilişki düşünmüyorum. Kendimi tanıyorum, ne istediğimi keşfediyorum” dedi. Yani uzun bir ilişkiden çıkan klasik kadın cümleleri kurdu. Kadınlar böyledir işte. Ben de böyleydim. Ben de böyle cümleler kurdum. Genellikle kadınlar böyledir.

        BENGÜ DE AYNISINI YAPTI

        Bakınız Bengü ile Akın Altan beş yıl birlikte oldular. Evlilik hazırlıkları yaparken ayrıldılar. Akın Altan ayrılır ayrılmaz Ece Erken ile birlikte olmaya başladı. Hatta evlilik planları yaptılar. Ama Bengü hiçbir ciddi ilişkiye başlamadı. Kimsenin elinden tutup çıkmadı. Hâlâ öyle. O zaman ayrıldıkları ilk günlerde Bengü ile karşılaşmış, Özge ile yaptığımız muhabbetin bir benzerini yapmıştık. O da Özge’nin kurduğu cümlelerin bir başka benzerini kurmuştu. Yani klasik kadın hareketi. Bilinç biz kadınları bu tarz bir döneme sürüklüyor farkında olmadan. Bu arada geçen sabaha kadar birlikte eğlenmiş ve vakit geçirmiş Bengü ve Akın Altan. İşte o buluşmamızda Bengü “Bir daha asla dönüş olmaz” demişti ama dudakları öyle diyordu gözleri hiç de öyle demiyordu.

        Yani ikili yeniden bir araya gelirse şaşırmayın. Ben ‘şaşırırım’ ama siz şaşırmayın. Gönül bu ne olacağı, kime yeniden konacağı hiç belli olmaz. O yüzden de büyük konuşmamak gerek. En âlâsından.

        SONUÇ OLARAK

        Engin Altan Düzyatan’ın yaptığı hareketler iki kadını da yaralıyor. Bu durumda hem Özge Özpirinçci hem de Neslişah Alkoçlar yaralanıyor. Uzun süren üstelik evlilik yolunda olan bir ilişkinin hemen akabinde böyle hareketlerin sergilenmesi bana göre Özge’yi üzdüğü gibi Neslişah’ı da üzüyor. Çünkü hak etmediği sözlere maruz kalıyor. Bunu da tabii yine en iyi şekilde bir kadınınw ayarlaması gerekirdi. Yani keşke evlerinin içinde özel bir şekilde yaptığı diz çökme olayını kimselere göstermeselerdi. O zaman belki biz kadınlar da bu olaya daha çok saygı duyabilirdik.

        Ben şimdi size

        ■ Sokakta her şey normal. Herkes çok mutlu...

        ■ Gece hayatında herkes eğleniyor...

        ■ Eskiye nazaran gece hayatında herkes daha mutlu. Hiç bu kadar eğlenceli bir dönem olmamıştı...

        ■ Hiç kimse pazar günü ile ilgilenmiyor. Hatta umurlarında bile değil...

        ■ "Dur bakalım, pazar geçsin de bakarız" demiyorlar filan demeyi çok ama çok isterdim. Ama ben şimdi sizi kandıramam ki. Herkes pazar gününe kilitlendi. Ve herkes "pazar" gününü konuşuyor.

        Diğer Yazılar