YIMIRTA CİHANGİR'E DÖNÜYOR
Mehmet Ali Erbil ve Stelyo Pipis’in ortak olduğu Cihangir’in kahvaltı mekânı Yımırta, bundan bir sene önce taşınmış ve Bağdat Caddesi’ne gitmişti. Şimdi duyduğuma göre yeniden Cihangir’e, eski yerine dönüyormuş. Hem de önümüzdeki cuma kapılarını açacakmış. Stelyo Pipis’i geçen gün dükkânın önündegördüm. Çalışmaları hızlandırmış. Bu sefer oldukça iddialı bir kahvaltı dükkânı olacağını söyledi. Merakla bekliyorum. Kahvaltı en önemli öğün biliyorsunuz.
PROPAGANDA ALAÇATI’YA TAŞINIYOR
Benim iki senedir dans etmekten en büyük keyif aldığım yerlerin başında geliyor Propaganda. Pera’nın en sevdiğim mekânlarından. Yaz gelince küçük bir taşınma işlemi gerçekleştiriyorlarmış. Alaçatı’da Propaganda Beach Club olarak hizmet vereceklermiş. İspanyol mimar David Garcia Gonzalez ve Deniz Türkeri’nin imzasını taşıyacak mekân bence bu sene Alaçatı’nın en gözde yerlerinden olur. Eda Taşpınar ve İndra Taşpınar gib iki Alaçatılı güzelin içinde olacağı mekânda bu sene gazetecilere de çok iş çıkar benden söylemesi.
Eski karı koca bugün Barcelona’ya gidiyor
MEHMET Ali Erbil ve eski eşi Tuğba Coşkun bugün 08.30 uçağı ile Barcelona’ya gidiyor. İkili oğulları Ali Sadi ile sık sık bir araya geliyorlar ama uzun süredir hiç yurtdışına ya da İstanbul dışına çıktıklarını duymamıştım. Ali Sadi’nin maçı olduğu için oğullarını izlemeye gidiyorlar. Mehmet Ali Erbil ve Tuğba Coşkun’a Şeyda Coşkun ve yeni sevgilisi de eşlik edecek. Bu arada geçen hafta Tuğba Coşkun’un ismi bir reklamcıyla anılmıştı. Mehmet Ali Erbil’in de sarışın bir güzelle. Bu yurtdışı tatili iki eski karı-koca arasında nasıl bir yakınlık oluşturur bilinmez tabii. Neyin ne olacağı belli olmaz bu hayatta. Ben o yüzden “Asla asla” dememeyi öğrendim. İki eski karı-koca salı günü Türkiye’ye dönecekler. Bu detayı da vermiş olayım efendim.
TÜRK KADINININ BACAKLA İMTİHANI
Hülya Avşar’ın tenis oynarken jartiyer giyip şortunu sıyırması bana yıllar önce konser verdiği sırada eteğini sıyıran Sibel Can’ı ve Bengü’yü hatırlattı. Fotoğraflara baktığım zaman da ilk dikkatimi çeken kalın bacaklar oluyor. Çünkü aynı dert bende de var. Biz Akdeniz kadınlarının en büyük sorunu: Kalın bacaklar. Maalesef genelde birçoğumuz Roberto Carlos bacaklarına sahibiz. Tabii buna aldırış etmeyenler var ama ben edenlerdenim. Bunun için kilometrelerce yürüyorum, spor yapıyorum ama yok gitmiyor, gitmiyor. Ebru Şallı beni arayıp “Esinciğim skinny Jeans egzersizlerini iki hafta yap bak inan bacakların nasıl zayıflayacak” diyerek yeni DVD’sini gönderdi. Başladım bakalım iki hafta bırakmadan yaparsam nasıl bir sonuç alacağım. Bu arada ben bu yazıyı yazarken Bade İşçil’in de zamanında “Bacak kasında tek rakibim Carlos” diyerek ufak bir gönderme yaptığını hatırladım. Ve tabii Hadise için de “Roberto Carlos bacakları var” tadında eleştiriler yapılmaktan geri kalmamıştı. Yani her birimizde Gisele Bündchen bacaklarına sahip olmadığımız için yapacak bir şey yok. Malzeme budur. Kabul etmek gerek.
Şehirde Air Max çılgınlığı
Sizi bilmiyorum ama ben son günlerde dere, tepe düz gidiyorum. Şehri bir boydan bir boya yürüyorum. Cihangir’den Ortaköy’e oradan Kuruçeşme’ye ve Bebek’e yürümüşlüğüm var. Otim’den Cihangir’e, Cihangir’den Akaretler’e kadar. Ve daha nereler nereler. Seviyorum yürümeyi. Ama sırf ben değil herkes yürüyor. Gerçekten memleket yürüyor. Zaten trafik malum yürümek en akıllıca hareket. Ve bu yüzden de sürekli spor ayakkabıyla dolaşıyorum. Ben de herkes gibi Nike Air Max çılgınlığı yaşıyorum. Hatta öyle ki, arayıp bulabilene aşk olsun durumundayım. 18 yıl önce İtalya’da takım elbise altına spor ayakkabı giyen yakışıklı erkekleri gördüğüm zaman “Bir gün bizim ülkemizde de olacak” demiştim. Ve işte o gün bugün oldu. Geç olsun güç olmasın. Takım elbise altına giyilen spor ayakkabısı candır benden söylemesi beyler. Bu arada geçen gün ayakkabıyı bir yerde buldum. Telefonum durmadı. “Nereden buldun söyle ne olur biz de alalım” diye.