Serenay yurtdışında ŞANSINI DENEMELi
Ben geçen gün “Çok kişi yurtdışına açılmak istedi. Kendini kanıtlamak istedi. Kimse o mertebeye ulaşamadı. Ama Serenay bu duruma çok yakın. Yurtdışında şansını denemeli” dedim, hayranları bana, “Sen Serenay’ı bitirmeye çalışıyorsun” dedi. Şimdi bu açıklamada nasıl bir bitirme anlıyorsunuz? Yani ben ünlülerin fanlarının anlayış biçimini araştırmak hatta anladıklarını zannettikleri beyin hücrelerini keşfetmek istiyorum. Nasıl böyle bir düşünceye kapılıyorlar bilmiyorum. Efendim bir kez daha açıklayayım. Serenay Sarıkaya yurtdışının çok alışık olduğu hatlara sahip ve yakın olabilir. Ama işte sırf bu yüzdendir ki, orada şansı daha yüksek. Üstelik Serenay Sarıkaya çok akıllı ve hırslı bir kız. Henüz yaşı 22 de olunca şansı çok yüksek. Ama tabii ki bunu yapmayacak. Çünkü bizim insanımız bu ilgiyi, şöhreti, kazandığı parayı bırakıp zora girmek istemez. Çünkü Serenay hemen gider gitmez tabii ki, ünü, şöhreti, parayı bulamayacak. Bunun için kapıları kendi açması gerekiyor. İnat etmesi ve çalışması şart. A tabii o kapıyı açabilirse de dünyaca üne ve dünyalarca paraya kavuşabilir. Ama tabii risk. İşte maalesef bu riske bizim insanımız girmek istemiyor. Hiç bir zamanda giren olmayacak.
Nazar etme ne olur çalış senin de olur
Sosyal medya bilmişleri Emine Ün için de çalışmaya başladı. Yeni albüm çıkaran ve şarkı söyleyen Emin Ün için birçoğu “Sesi çok kötü” yorumlarını sıralamaya başladı bile. İyi ama Emine “Benim sesim mükemmel. Harika kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok. Ben harika şarkı söylüyorum” demiyor ki. Dinlemiyoruz, anlamıyoruz, anlamaya çalışmıyoruz. Emine Ün “Ben şarkı söylemeyi çok seviyorum. Bunun için çalıştım, ve çalışmaya da devam ediyorum. Kendimi her gün geliştireceğim. Bu yolda ilerliyorum. Sahneye çıkmak istiyorum. Bunun için de çalışıyorum” diyor. Yani Emine daha yolun başında olduğunu söylüyor. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Emine’nin mükemmel bir sesi yok. Ama ben şahsen cesaretinden dolayı kutluyorum. Eğer bu işe bundan yıllar önce yani mesleğe başladığı yıllarda kalkışsaydı çok ciddiye almaz hatta, “Aman hepsi çıkarıyor işte Emine’de çıkarsın” der geçerdim. Ama şimdi olay öyle değil. Emine bu sektörü çok iyi biliyor. Yaşanacak zorlukları çok ama çok iyi biliyor. Eğer böyle bir işe, bu zamanda kalkışıyorsa gerçekten emek verdiğini ve vereceğini kendini geliştireceğini gösterir bu olay. O yüzden de ben umutluyum. Bu ilk aşamada bile albümlerin satmadığı bir dönemde bu kadar yatırım yapıp işin ustalarıyla çalışıyorsa bu işe gönül vermiş demektir. Köstek olmadan destek olmak hatta kıskanıyorsan “Nazar etme ne olur çalış seninde olur” denir. Bu arada Emine Ün sözleri Pınar Çubukçu Özen’e ait “Nazar” şarkısı ile çıkış yaptı. Oradan yola çıkarak söylüyorum bu sözü. Emine kendine güvenmiş hatta daha da güveniyor. Çalışacağım ve daha iyi olacağım diyor.
Oğluna 10 üzerinden 5 verdi
Türk sineması dendiği zaman aklınıza gelen filmler ve oyuncular vardır. “Hababam Sınıfı”, “Neşeli Günler” benim de ilk aklıma gelenler arasında. Oya Aydoğan’ı her gün görüyorum ve her gün de “Neşeli Günler”deki hali tavrı gözümün önüne geliyor. Türk filmlerinin hâlâ reyting rekoru kırmasının sebebi samimiyetleri. Rol yetenekleri. İşte hafızalara hâlâ yer etmiş başarılı bir oyuncunun oğlu Gurur da uzun süredir oyunculuk eğitimi alıyor. Birçok okula eğitime gidiyor ama evde Oya Aydoğan gibi bir oyuncu varken ben gitmez annemin dibinden ayrılmazdım. Kadının her hali rol. O gözlerini devire devire konuşması, tatlı tatlı anlatması. Özellikle sordum Oya Aydoğan’a ‘Ben ders veremem. Doğru anlatamayabilirim” dedi. İşin içinde oğlu olunca iş değişiyor. Şimdi Gurur “Not Defteri” isimli dizide oyunculuğa başladı. Ben beğendim hatta Gurur’u, Tarık Akan’a benzettim. Uzun boyunu, duruşunu, ifadesini. Oya Aydoğan’a sordum o da hiç anne gibi değil gayet profesyonelce eleştirdi ve on üzerinden beş verdi. Demek ki, Gurur bu sektörde çok kalıcı olacak. Daha iyi olması için gerçekçi bir şekilde yönlendiren annesi var. Çünkü çoğu kişi sahte alkışlarla karşısındakine kötülük yapıyor.
Aklımda kalanlar
- Nebahat Çehre altı yaşında evden çıkıyor 66 yaşında bir adam “Biz kardeşiz” diyor. 60 yıl sonra ne anlam ifade eder ki? Zor bir durum. Daha önce de birkaç kez bu konu için aramış beyefendi ama Nebahat Çehre görüşmek istememiş. Kişilere saygı göstermek gerek.
- Cansu Dere soyadının hakkını veriyor maşallah dere-tepe düz gidiyor. Dünyayı geziyor. Kıskanmadım dersem yalan olur. İşte ben bunu kıskanırım.
- Özge Ulusoy’un her gün Instagrama koyduğu pilates fotoğrafları insanın asabını çok fazla bozuyor. ‘Bir insan bu kadar esnek olabilir mi?’ diye düşündürüyor. Hatta insanın günde on saat pilates yapası geliyor.