Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜN 1 Mayıs İşçi Bayramı’ydı. Resmi tatil ilan edilen gün pek kutlanmasa da, inşallah 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı hakkıyla kutlanacak. Sokaklar, yollar, caddeler şenlenecek neşe içinde kutlanan bayram olacak inşallah. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda şarkılarla coşalım. Bunun için belediyeler de kolları sıvadı. Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda Tarkan, Nişantaşı Valikonağı Caddesi’nde Kenan Doğulu konser verecek. Ücretsiz olacak konserler için çalışmalar hız kazandı bile. İki ünlünün konseri için cadde kapanacak. Herkes şarkılarla coşacak. Ben çok heyecanlandım. İkisini de görmek ve bağıra bağıra şarkılara eşlik etmek istiyorum. O yüzden de giyeceğim spor ayakkabılarımı, üşenmeden Tarkan ve Kenan Doğulu konserlerini izleyeceğim. Ucundan, kıyısından olsa bile ikisine de yetişeceğim.

        Tarihi sevmeyen şehir

        BU şehri en iyi kim bilir, sizi kim en iyi gezdirir tabii ki Saffet Emre Tonguç. İşte biz de kalori yakan, en fizyolojik ayakkabılarımız MBT’yi giydik ve Karaköy yollarına düştük... Meğer biz Karaköy’ü sadece yeni açılan kafelerden ve tabii birkaç bilindik yerinden ibaret sanıyormuşuz. Karaköy’de gizli kalmış bir tarih var. Hem de gizli kalmış. Hatta, sokak sokak gezerken, “Yok artık. Hadi canım. Kaç kez önünden geçtim, neden görmedim?” tadında cümleler kuruyorsunuz. Ve tabii en çok, “Hadi be çok yazık. Gerçekten bu güzelim tarihi eseri bu hale mi getirmişler” de diyorsunuz. Evet maalesef o kadar içiniz acıyor. Bakınız size küçük bir örnek vereyim. Bedri Rahmi Eyüboğlu 1965’te “Kağnı” adını verdiği fotoğrafta gördüğünüz sanat eserini Salih Tatlıcı’nın isteği üzerine yapmış. Kapının önünde de bir eseri var. Fakat daha sonra burası birahane olmuş. Şimdi de sucuk, salam, pastırma, peynir satılıyor. Bedri Rahmi’nin 1965’te yaptırdığı sanat eserinin altında kocaman neonlu bir tabela var. Yani ayırt etmekte zorlanıyor insan. Ama baktığınız zaman üzülüyorsunuz ama sonra da “Şükür Allah’tan kırdırmamış” diyorsunuz. Bu da bir şey öyle değil mi? İşte Karaköy’de bu tür eserlerle karşılaşma imkânınız çok fazla. Üşenmeyin takılın Saffet’in peşine ve gezin derim. Bu arada gezerken bol bol kalori de yakın derim. Zaten MBT ayakkabılar direkt bu konuda yardımcı oluyormuş. Aklınızda bulunsun hanımlar.

        Karaköy gezisinden notlar

        ■ 25 kişiden oluşan grup 10.30’da buluştu. Ama ben yanlarına 11.30’da katılabildim.

        ■ Buluştukları andan itibaren turun bir misafiri vardı. Adının Goril olduğunu öğrendiğim dostumuz meğer turistlere çok alışıkmış ve onlar gezerken onların yanından ayrılmıyormuş.

        ■ Tüm Karaköy ahalisi hayvan dostumuzu çok iyi tanıyordu. Ve adının da Goril olduğunu onlardan öğrendik zaten.

        ■ Karaköy turuna, en merak ettiğim Arap Camii’yi ve çatı kiliselerini de görmüş oldum.

        ■ Bankalar Caddesi’nde Alman Bankası’nın yerine The Vault yani kasa diye bir otel açılmış. Barı da orijinal kasa ile dekore edilmiş.

        ■ Turun en keyifli anı Karaköy Esnaf Lokantası’nda rejimi unutup döner yemek ve Güllüoğlu’nda Türk kahvesi içmekti.

        ■ İnsanın yaşadığı şehirde turist olması çok keyifli. Bir gün bile olsa bu keyfi tadın.

        ■ Saffet Emre Tonguç çok keyifli anlatıyor. Öyle ki, tarihi sevmeyen birini bile tarih âşığı yapabilir.

        Yine bana isyan

        İSYAN ediyorum. Evet bu tür olaylarda artık isyan ediyorum. Cihangir’de oturan biri olarak hayat bir günlüğüne bile olsa zulüm gibi geliyor. Sokağıma evime giremiyorum, çıkamıyorum. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın günler öncesinden önlemler alındı. Polis barikatları evimin önüne kadar geldi. İnsan isyan ediyor. İster istemez söyleniyor kendi kendine. Çünkü moralimiz bozuluyor. Gerçekten bozuluyor. Taksim Meydanı zaten içler acısı. Eğer moraliniz bozulsun istiyorsanız gidin Taksim Meydanı’na oturun bir beş dakika. Bakın nasıl o güzel olan moraliniz anında bozuluyor. Dün de yaşandı tüm bunlar. Yine eksik kaldık. Yine sokaklara giremedik. Yine ömrümüzden bir gün daha geçip gitti.

        Cihangir’de yaşıyorsanız olması gerekenler

        ■ Demir gibi bir siniriniz.

        ■ Gaz maskeniz.

        ■ Biber gazına karşı alınacak önlemleriniz.

        ■ Yüksek sabrınız.

        ■ Hassasiyetiniz.

        ■ Sağduyunuz.

        Diğer Yazılar