Arda 'geometri'den değil 'KİMYA'DAN İYİ ANLAR
GEÇEN hafta Arda Turan’ın İdil Fırat ve Ceylan Çapa ile aşk üçgeninde olduğunu yazmıştım. Geçen akşam Pelin Karahan’ın düğününde bu üçlü pişti olmuş. Pek sevmem bu pişti kelimesini ama bu cümle içinde olmazsa olmazdı. Aşk üçgeni haberinden sonra ve özellikle bir dönem konuşmayan İdil ve Ceylan’ın düğünde de köşe kapmaca oynayacaklarını düşündüm ama hiç öyle olmamış. Hatta Arda Turan’a bayağı şov yapmışlar. El ele sarmaş dolaş danslar etmişler. Benim aklım almıyor bu kadınları. Hem de hiç. Sonra da aldatan, çapkınlık yapan erkek oluyor. Olur tabii. Neyse düğün çıkışında muhabir arkadaşlar bu aşk üçgenini sorunca Arda Turan “Ben geometriden anlamam” yanıtını vermiş. Doğrudur Arda Turan geometriden değil kimyadan çok iyi anlıyor. Öyle güzel kimyası tutuyor ki, hanımlarla acayip muhabbetler çıkıyor ortaya. Yazamadıklarım var. Bana kalacak tabii onlar ama kimyasının çok iyi olduğunun kanıtı. Bu arada ben geçen hafta yazdığım yazıda “Şimdi beni yalanlayacaklar. Varsın yalanlasınlar, bu işin fıtratında yalanlanmak var” diye yazmıştım. Ama beni şaşırttı bu üçlü. Hiçbirinden ses çıkmadı. Ki normalde hemen başlardı mesajlar, aramalar, falan filan. Neyse iyi oldu, çünkü ben de gerçekten kendime gizlediğim şeyleri yazmak zorunda kalacaktım. Ne diyelim. Yaz geldi. Herkesin içi kıpır kıpır. Malum bu mevsimlerde magazin sayfaları hareketlenir.
Söyleyenlerin belgeleri var mı?
BİR aydır Okan Bayülgen ve Şirin Ediger’in ayrıldığı konuşuluyor. Çarşamba günü her söylediğine güvendiğim bir arkadaşım “Okan ile Şirin iki hafta önce boşanmış” dedi. Ben de Şirin’i ve Okan’ı aradım. Önce açmadılar. Şirin’e “Şirin bu senin telefonun mu, müsaitsen bir şey soracağım” dedim. O da bana “Evet canım benim” dedi. Sonra ben hemen aradım. Ama açmadı. Arkasından “Sana önemli bir şey sormam lazım. Bana döner misin, yanlış bir şey yazmayayım” dedim, hemen Okan aradı. Okan Atina’da annesi ile birlikte tatildeymiş. Okan, “Şirin’i aramışsın, beni de aramışsın” deyince anladım ne soracağımı bildiklerini. Hiç lafı dolandırmayacağım. Bana göre de boşanmışlar ama bunu henüz açıklamak istemiyorlar. Belki Okan, belki de Şirin. Hangisi açıklamak istemiyor bilmiyorum ama birinin açıklamak istemediği kesin. Okan, “Kaç kişiyle konuştum. Böyle bir şeyin yazılması güzel değil. Çocuğumuz var. Onun anaokulu devam ediyor. Birilerinin kalkıp annen-baban boşanmış demesini istemiyorum. Hem bunu söyleyenlerin elinde belge var mı?” dedi. Ben de “O zaman boşanmadınız. Neden çıkıyor böyle şeyler” dedim. Lafı dolandırdı da dolandırdı. Artık hayırlısı demekten başka çare yok.
Hastalığa sevinmek bu nasıl sapıklıktır
SERDAR Ortaç’ın MS hastası olduğunu öğrendiğim andan itibaren Twitter’da yazdıklarını içim acıyarak takip ediyorum. Özellikle de hastalandığı için sevinenler hakkında yazdıklarını. Bu nasıl bir sapıklıktır. Bu nasıl bir insanlık dışı durumdur. Sosyal medyada ünlü isimleri öldüren sapıklara alışkınız ama bir insan yaşarken hastalandığında sevinenlerin olması korkutucu bir durum. Yaşarken cehennemi görmek bu olsa gerek. Bu nasıl çirkin bir durumdur. Sizi bilmem ama insanlığın geldiği nokta beni çok korkutuyor. Bu arada Serdar Ortaç’a acil şifalar. En yakın zamanda inşallah sağlığına kavuşur. Hangi hastalık olursa olsun moral çok önemli. Onun da şu sıralar morale ihtiyacı var. O yüzden de sosyal medyaya hiç bakmadan eşi, dostu ile vakit geçirmeli. Sosyal medyadan acilen uzaklaşmalı.
Hande Chanta’ya çanta ile çıktı
HANDE Yener, çarşamba akşamı Pera’nın gözde mekânı Chanta’nın sezon finalini yaptı ve sahneye iki çanta ile çıktı. Hande Yener “Alt Dudak” şarkısını söylerken çantaların içinden çıkardığı CD’lerini de mekânda bulunan sevenlerine dağıttı. Yeni albüm sonrasında ilk kez İstanbul’da sahneye çıkan Hande Yener’in enerjisi dikkatimi çekti. Keyfi bir hayli yerinde gibi. Bu arada yakından gördüm göbeği falan yok ama az biraz kilo almış. Söylemezsem olmaz.