Bakırköy'ün göbeğinde korku geçidi
Zuhuratbaba'daki alt geçit, tinerci yuvası haline geldi. Semt sakinleri, bırakın geçidi kullanmayı, çevresinden bile yürüyemiyor. Üstelik burası yetkili makamlara birkaç yüz metre mesafede
METRUK binaların, boş arazilerin, hatta mezarlıkların bile madde bağımlılarının işgali altında olduğunu defalarca yazdık. Ancak böylesini hiç görmemiştik. Bakırköy'ün göbeğinde, yayaların kullandığı bir alt geçit, tinercilerin istilasında. Hem de çok uzun zamandır... İşin en ilginç yanı ise, bu korku geçidinin yetkili makamlara sadece birkaç yüz metre uzaklıkta olması...
'KURTARILMIŞ BÖLGE' GİBİ
Aylardır bırakın geçidi kullanmayı, çevresinden bile geçemeyen semt sakinlerinin Alo Habertürk Acil Şikayet Hattı'na bıraktığı mesajlar, şehrin ortasında yaşanan bu gerilimi açıkça ortaya koyuyor. "Gençler Caddesi'ni Ataköy'e bağlayan alt geçitte her türlü rezilliğe şahit oluyoruz. Önce, aydınlatmalar bir bir kırıldı. Ardından da buraya ne idüğü
belirsiz kişiler yerleşti. Akşam saatleri geçidin etrafı 'kurtarılmış bölge'den farksız oluyor. Karanlığı fırsat bilen kişiler, gelip geçenleri taciz ediyor. Kapkaç olayları
yaşanıyor. Karşıya geçmek için geçidi kullanamıyoruz. Her an başımıza bir felaket gelmesinden korkuyoruz. Bu durumda mecburen yolun ortasından, vızır vızır geçen araçların arasından yürüyoruz. Bu da bizim için ayrı bir tehlike. Bölge zaten karanlık. Sürücüler yoldan yürüyen yayaları fark edemeyebiliyor. Bu nedenle facia yaşanması da an meselesi. Sadece buradan geçenler de değil, etraftaki binalarda oturanlar da risk altında. Çünkü tinerciler, taşkınlık yapıp evinin balkonunda oturanları bile rahatsız ediyor. Kentin en merkezi yerlerinden birinde böyle bir güvenlik zafiyeti yaşanması akıl alır gibi değil.
Üstelik burası belediyeye, emniyet birimlerine de çok yakın. Tüm bu yaşananları kimse görmüyor mu?" P
ARK DA AYNI DURUMDA
Alt geçidin çıkışındaki parkın durumu da hiç de iç açıcı değil. Burası da berduş mekanı olmuş. Her yer içki şişeleriyle dolu. Semt sakinleri, tüm bu manzaraya karşı yetkililerin en küçük bir adım atmamasını ise şöyle eleştiriyor: Bir tarafta madde bağımlıları, diğer tarafta ayyaşlar...
Burada alkol alıp, uyuşturucu kullanıp çevreye zarar veriyorlar. Neredeyse olaysız gün geçmiyor. Başvurularımız sonuç vermiyor. Birinin canı yandıktan sonra mı önlem alacaklar?
Sen misin mahkemeye veren, artık üye olamazsın!
DÜN, Ağaoğlu'nun My City ve My World sitelerinde oturanların isyanına kulak vermiştik. Sosyal tesisler için ayrıca ücret ödemek zorunda kalanlar, havuz için astronomik rakamlar istenmesinden yakınıyordu. Haberimizin ardından Ümraniye'deki My City sakinlerinden ilginç mesajlar geldi. Yıllardır bu sorunun devam ettiğini, hatta mahkemeye taşındığını bile söylediler. Fakat anlattıkları öyle bir ayrıntı vardı ki, şaşırmamak imkansızdı... 2001 yılında, sosyal tesisleri kullanamadığı için Ağaoğlu'nu mahkemeye veren bir site sakini, o tarihten beri sosyal alanlardan yararlanamadıklarını, ücret ödeseler dahi üye yapılmadıklarını açıkladı. İşte My City'deki ev sahiplerinin çarpıcı mesajları...
'PARAYLA BİLE ALMIYORLAR'
"Evlerimizi alırken sosyal alanların bize ait olduğu söylenmişti. Dairelerimize yerleştikten birkaç ay sonra havuz, tenis kortları ve kapalı alanlar için üyelik yapılması gerektiği ortaya çıktı. Bu duruma karşı çıktık. Ardından büyük tartışmalar çıktı. Ev sahiplerinin büyük bir kısmı da yasal haklarını aramak için dava açtı. Mahkeme süreci hala devam ediyor. Bu süre zarfında bilirkişi raporları hazırlandı. Aradan yıllar geçti. Ağaoğlu'nu dava edenlerden bazıları sosyal imkanlar için üye olmak istedi. Ancak 'Bizi dava ettiğiniz için üye olamazsınız' yanıtını aldık. Şimdi, parasını versek bile havuza ve diğer alanlara bizi almıyorlar. Örneğin tenis kortuna giremiyoruz. Hatta kuaföre bile gidemiyoruz. Oysa sosyal tesisler yönetim planında 'ortak alan' olarak geçiyor. Reklam kampanyalarında da site sakinlerinin bu alanlardan faydalanabileceği vurgulanıyordu. Davacı olanlar, uzun süredir her türlü sosyal imkandan mahrum bırakıldı."
Korkulan oldu! Millet otobüste fenalık geçiriyor
İETT otobüslerinde ve metrobüslerde klimaların çalışmadığını, bu sıcak havada vatandaşın bunaldığını günlerdir yazıyoruz. Ancak yetkililer susma hakkını kullanıyor. Toplu taşıma araçlarını kullananlar, 'aşırı kalabalık ve sıcakta bayılacağız' diye feryad ediyordu. Sonunda korkulan oldu. Önceki gün, Çavuşpaşa-Beyazıt seferi yapan bir otobüste bulunan genç bir kız, izdihama ve havasızlığa daha fazla dayanamayıp fenalık geçirdi.
HER GÜN HINCA HINÇ
Bu olaya şahit olan bir İstanbullu, bakın neler anlatıyor: Bahçelievler'de yürürken birden yolun kenarında bir kalabalık fark ettim. Genç bir kız baygın halde yatıyordu. Meğer otobüste kendinden geçmiş ve aşağıya indirilmiş. Otobüs o kadar doluydu ki, burada bayılmamak sürpriz olurdu. Otobüsten inenler de klimaların çalışmamasından yakınıyordu. Zaten bu hatta çalışan otobüsler sürekli hınca hınç oluyor. Artık kapılar bile kapanmıyor. Yazık günah değil mi bu yolculara!
Suadiye'de değişen bir şey yok
SUADİYE tren alt
geçidindeki kaldırımın çok dar olduğunu, bir kişinin bile zorlukla geçtiğini daha önce yazmıştık. Ancak vatandaştan gelen şikayetler gösteriyor ki, yetkililerin bu konuda hiçbir şey yaptığı yok. Bölge halkı, bu duyarsızlığa isyan ediyor: Defalarca yetkililere söyledik. 'Burada bir kaza çıkacak' dedik. Buna rağmen sesimizi duyan yok. Bu nasıl bir vurdumduymazlıktır? Daracık bir yaya yolunda yürümeye çalışan vatandaşın çektiği işkenceye artık birileri son versin. Geçidin tek sorunu bu da değil. Aynı zamanda her yer pislik içinde. Etrafa hakim olan kötü koku nedeniyle buradan geçmek çok zor. Kentin orta yerinde böyle bir problem yaşamamız inanılır gibi değil. Ne olur burada bir kaza yaşanmadan önlem alınsın...
Ya temizleyin ya da kapatın şu dereyi
ÜMRANİYE'deki Çakmak Deresi'nin mikrop yuvasına dönüştüğünü ve çevreyi tehdit ettiğini daha önce yazmıştık. Ancak derenin ıslahı için herhangi bir adım atılmış değil. Sıcakların bastırmasıyla birlikte dereden yayılan koku, dayanılmaz boyutlara ulaştı.
NEFES ALAMIYORLAR
Çevre sakinleri, kelimenin tam anlamıyla kabus dolu günler yaşıyor. Derenin hemen kenarındaki binalarda oturanlar, Alo Habertürk Acil Şikayet Hattı aracılığıyla yetkilileri göreve çağırıyor: Derede kanalizasyon sularının yanında çöpler ve her türlü pislik var. Tüm başvurularımıza rağmen dere ne temizleniyor ne de üzeri kapatılıyor.
Kötü kokudan ve sivrisineklerden bıktık usandık. Cam açmak imkansız.
Penceremizi açtığımız anda sineklerin akınıyla karşılaşıyoruz. Bu sıcakta evlerimizde nefes alamaz durumdayız. Ayrıca dereden çıkan fareler de etraftaki binalara girip herkesi korkutuyor. Bu pislikte salgın hastalık bile yayılabilir. Derenin kapatılacağı söylenmişti. Oysa hiçbir çalışma yok.
Bu yazı da eziyet çekerek geçireceğiz. Yeter artık.
"Yollarda rezil oluyoruz"
KEMERBURGAZ-Eyüp hattında sefer yapan dolmuşların Alibeyköy'e girmesinin yasaklanması, bölge halkının ulaşım sorunu yaşamasına neden oluyor. Ergin Yılmaz, yaşadığı zorlukları şöyle dile getiriyor:
SİNİR HARBİ YAŞANIYOR
İETT otobüsleri bu güzergaha geliyor, fakat dolmuşlar gelemiyor. Eyüp Beledeyesi tarafından getirilen yasak nedeniyle merkeze ulaşabilmek için iki ayrı vasıta kullanmak zorunda kalıyoruz. Sabahları işe yetişme telaşı içindeyken bir de bu yüzden zaman
kaybı yaşıyoruz. Her gün sinir harbi
içinde yolculuk yapıyoruz. Bu kararın en kısa zaman içinde kaldırılmasını istiyoruz. Yüzlerce kişi yollarda rezil oluyor. Eyüp Belediyesi yetkililerinden anlayış bekliyoruz.
Bu sokağın çilesi hiç bitmeyecek mi?
GEÇTİĞİMİZ günlerde, Mecidiyeköy-Gülbağ Karanfil Yorulmaz Sokak'tan çarpıcı çöp manzaralarına yer vermiştik. Bu sokaktaki sorunlar çözülmediği gibi her gün daha da artıyor. Kaldırımlar önce çöp yığınlarıyla doluydu, şimdi de
araçlarla... Yaya yolunun park
alanına çevrilmesi, semt sakinlerinin tepkisini çekiyor.
"EZİLECEĞİZ"
İşte eleştiriler... "Her köşe başında bir poşet olması yetmiyormuş
gibi bir de kaldırımlarda yürüyemez olduk. Zaten daracık bir sokak. Çöplerin ve arabaların arasından atlaya zıplaya yürüyoruz. Yolun ortasından ilerlemek durumunda kalıyoruz. Bir gün hızla gelen araçların altında kalmaktan endişe ediyoruz. Çocuklar için büyük tehlike. Durumu sürekli belediyeye bildiriyoruz. Hatta sokağın halini görüntüleyip yetkililere gönderiyoruz.
Yine de Şişli Belediyesi'nin bir şey yaptığı yok..."
Katliamın sorumluları nerede?
ÖNCEKİ gün, Beykoz'daki köpek katliamını sayfalarımıza taşımıştık. Cumhuriyet Köyü'nde sekiz köpek zehirlenerek öldürülmüştü. Bölge halkı, aradan iki gün geçmesine rağmen bu olayın sorumlularının bulunamamasına veryansın ediyor:
BUNUN ADI VAHŞET
İlçemizde çok sayıda başı boş hayvan var. Ancak çoğu aşılı ve küpeli. Belediye hayvanların sağlık kontrollerini düzenli olarak yapıyor. Biz de elimizden geldiğince katkıda bulunuyoruz. Bu hayvanların kimseye zararları yok. Köpekleri öldürmek nasıl bir vahşettir? En kötüsü de bu işi kimin yaptığı belli değil. Belediyenin bu soruna el koymasını istiyoruz. Diğer köpekler de risk altında olabilir. Acilen tedbir gerekli...
KISACA
• Sefer sayıları yetersiz, millet perişan
Büyükçekmece'ye giden 76C No'lu otobüs seferleri çok yetersiz. Gideceğimiz yere ancak bir buçuk saatte ulaşabiliyoruz. Bu yüzden her gün işe geç kalıyoruz. Trafiğin yoğun olduğu saatlerde ise perişan oluyoruz. Artık zamanımızı yollarda geçirmekten bıktık, usandık. Çözüm bekliyoruz.Nüket Açıksöz
• Yine Şişli...Yine trafik alt üst...
Şişli'de Abide-i Hürriyet Caddesi'ndeki İSPARK nedeniyle trafik arapsaçına dönüyor. Yolun sağ tarafında birkaç sıra halinde araç bırakılıyor. İyice daralan yolda, uzun araç konvoyları oluşuyor. Sinirleri gerilene sürücüler birbirleriyle tartışıyor. Kavgasız gün geçmiyor. M. D.
• Çarşamba Pazarı Bahçelievler'i kilitliyor
Bahçelievler'de çarşamba günleri kurulan pazar, koca bir semtte trafiğin kilitlenmesine neden oluyor. Sokaklar kapatıldığı için araçlarımızı park edecek yer bulamıyoruz. Bir gece önceden arabamızı başka bir mahalleye bırakıyoruz. Bu ilkellik daha ne kadar devam edecek? Pazarı kimseyi rahatsız etmeyecek bir yere taşısınlar...N. E.
• Apartman yanındaki baz tepki çekiyor
Esenler Birlik Mahallesi'nde apartmanların yanıbaşına baz istasyonu kuruldu. Sağlığımız bozulacak. Mahalle sakinleri olarak bu durumdan son derece rahatsızlık duyuyoruz. Yetkililer, baz istasyonlarının yaşam alanlarımıza kurulmasına nasıl izin veriyor? Toplum sağlığı neden hiçe sayılıyor? E.T.
ARAYIN GELELİM SORUNLARI BİRLİKTE ÇÖZELİM
ALO HABERTÜRK / ACİL ŞİKAYET HATTI / 444 4 256
444 4 256'yı arayın veya alo.htgazete.com.tr'ye şikayet mesajınızı bırakın, gelelim ve sorunu birlikte çözelim
FOTOĞRAF GÖNDERİN YAYINLAYALIM
Şikayet konusunun fotoğrafını alo.htgazete.com.tr adresine gönderin, HT İstanbul'da yayınlayalım.