Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kıraç Belediyesi kapatılınca öyle bir sınır çizildi ki, Esenyurt ve Büyükçekmece birbirine girdi. Bir mahalle ikiye bölündü. Yan yana olan binalar bile iki farklı belediyeye geçti. Vatandaş sinir harbi yaşamaya başladı

        Mart seçimleriyle birlikte bazı belde belediyelerinin iptal edilmesinden kaynaklanan sorunlara her gün bir yenisi ekleniyor. Önce Bahçeşehir, Göktürk, Kumburgaz sakinleri, 'hizmet alamıyoruz' diye ayaklandı. Sonra Gürpınar'da yaşayanlar 'Büyükçekmece ve Beylikdüzü iç içe geçti, mağdur olduk' diye haykırdı. Şimdi de aynı isyan sesleri Esenyurt'tan yükselmeye başladı. Kıraç Belediyesi kapatılınca öyle bir sınır çizildi ki, Esenyurt ve Büyükçekmece birbirine girdi. Önceden Kıraç Belediyesi'ne bağlı olan Namık Kemal Mahallesi'nin bir kısmı Esenyurt'ta, bir bölümü ise Büyükçekmece tarafında kaldı. Çünkü mahallenin arasından Hadımköy Bağlantı Yolu geçiyordu.

        Mahallenin ikiye bölünmesiyle ortaya garip bir tablo çıktı. Öyle ki, yan yana olan binalar bile iki farklı belediyeye ayrıldı. Hatta, eşi benzeri görülmemiş komik durumlar da ortaya çıktı. Mesela bölgede bulunan Kaya Ramada Oteli'nin ana binası Esenyurt'a, havuzu ise Büyükçekmece'ye dahil oldu.

        REFERANDUM GÜNDEMDE

        Bu garip sınır, bir dizi problemi I de beraberinde getirdi. Namık | Kemal Mahallesi'nde yaşayanlar, tam beş aydır kamusal hizmet almak için oradan oraya gönderiliyor, okul kaydından tapu işlemlerine kadar birçok konuda problem çıkıyor, vatandaş iki belediye arasında mekik dokuyor. Bu tablodaki tek çözüm ise sınır değişikliği olarak görülüyor. Bölge halkı, sınırın Hadımköy Bağlantı Yolu'ndan geçmesini istiyor. İşte bu çözüme ulaşmak isteyen semt sakinleri de başvurmadık makam bırakmıyor. Özellikle de Namık Kemal Mahallesi'nin Esenyurt'ta kalan kısmında oturanlar... Mahallelerinin Büyükçekmece'ye bağlanması için imza kampanyası düzenliyor, ilgili makamların kapısını çalıyor ve sınırların yeniden belirlenmesi için bölgede referandum yapılmasını bekliyorlar.

        ÖĞRENCİLER NE YAPSIN?

        Namık Kemal Mahallesi'nin Esenyurt sınırları içinde kalan bölümünde oturanlar, çok bilinmeyenli denklemden hiçbir farkı olamayan sınır sorununu ve yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

        "Avrupa Yolu Hadımköy Bağlantı yolunun bir tarafı Esenyurt, diğer tarafı Büyükçekmece. Biz şu anda büyük bölümü Esenyurt tarafında kalan Namık Kemal Mahallesi'ne bağlıyız. 29 Mart öncesinde Büyükçekmece'ye bağlıydık, tüm işlemlerimizi Büyükçekmece Belediyesi'ne giderek gerçekleştiriyorduk. Şimdi Esenyurt'a bağlandık. Ama Esenyurt Belediyesi'ne ulaşmamız o kadar zor ki... Büyükçekmece burnumuzun dibinde, ancak biz kilometrelerce yol kat edip Esenyurt'a gitmek zorundayız. İki vasıta değiştirip belediyeye ulaşabiliyoruz. Ayrıca Esenyurt Belediyesi'nin buraya gelişi de uzun sürüyor; ana yolu geçip buraya hizmet vermeye çalışıyorlar. Yani hem Esenyurt Belediyesi hem de bizim için çok sıkıntılı bir durum. Okul kaydı yaptırmak ise tam bir işkence... Çocuklarımızı, birkaç yüz metre yakınımızdaki Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan okullara gönderemiyoruz. Çünkü orası Büyükçekmece'ye bağlı, biz ise Esenyurt'a... Çocuklar kilometrelerce uzaktaki okullara gitmek zorunda kalacak. Bu durumun düzeltilmesini istiyoruz."

        Piyalepaşa'da başımıza taş yağıyor

        TEPEMİZE çökmek üzere olan üst geçitlerin sayısı hiç de azımsanacak gibi değil. Hadımköy ve Bahçelievler'deki örnekleri hatırlarsınız. Çürümeye terk edilen geçitler, her an yerle bir olma riski taşıyor, buna rağmen bir türlü onarıma alınmıyordu. Yıkıldı yıkılacak üst geçitlere bir örnek de Beyoğlu Piyalepaşa'dan geliyor... Hem de bir değil iki tane birden...

        DEVRİLEBİLİRLER

        Cadde üzerinde bulunan ve birbirlerine birkaç yüz metre mesafede bulunan iki geçit de dökülüyor. Merdivenlerdeki betonlar parçalanmış, demirler pas içinde, bazı basamakların arasında taş kalmamış... En kötüsü de geçidin üstünden beton parçaları kopmaya başlamış, aşağıdan geçen araçların üzerine düşüyor. Vatandaş, her an devrilecekmiş gibi duran üst geçitleri kullanmaya korkuyor.

        Alo Habertürk Acil Şikayet Hattı'nı bırakılan mesajlar, semt sakinlerinin yaşadığı endişeyi ortaya koyuyor:

        YAKLAŞAMIYORLAR

        "İki geçidin hali de içler acısı... Burası kentin en hareketli yerlerinden biri. Ancak karşıdan karşıya geçmek bizim için kabustan farksız. Ya kırık dökük köprüden düşe kalka yürümeyi göze alacağız, ya da vızır vızır geçen araçların arasından ilerlemeyi... Her ikisi de birbirinden riskli. Geçidin halini gören, yaklaşmaya korkuyor. Alttan geçen araçların sürücüleri ise nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya olduklarını bilmiyor. Araçların üzerine bir taş parçası isabet ederse facia çıkar. Ancak, vatandaşın gördüğünü, yetkililer göremiyor. Üst geçitler tadilata alınmıyor. Taa ki birinin canı yanana kadar da bu duyarsızlığın sürmesinden kaygılıyız..."

        Orman yangını değil, lastik yakıyorlar

        ADALAR, yaz başından beri köşe başlarına yığılan çöp görüntüleri, sokaklara yayılan at pisliği manzaralarıyla sayfalarımızda yer alıyor. Son birkaç aydır, Büyükada ve Kınalıada'dan çevre kirliliğine dair çarpıcı manzaralar getirdik. Bu kez ise akıl almaz bir fotoğraf getiriyoruz. Yukarıda gördüğünüz resim, önceki gün 12.30 sularında Kınalıada'da çekildi. Pazar günü, temiz hava almak, yürüyüş yapmak için Kınalıada'ya gidenler, ormanın hemen arkasından yükselen dumanları görünce paniğe kapıldı. Bölge halkı ve günübirlik ziyaretçiler, önce orman yangını çıktığını sandı.

        Hemen bölgeye doğru koşanlar, gördüklerine inanamadı. Çünkü bu dumanların nedeni orman yangını değil, yeşil alanların orta yerinde yakılan lastiklerdi...

        MÜDAHALE EDİLMEDİ

        Evet... Evet... Yanlış okumadınız. Kimliği belirsiz bazı kişiler, kendilerince uygun gördükleri bir alanda lastik yakmaya başlamışlardı. Saatler boyunca kapkara dumanlar gökyüzüne yükseldi, adayı is kokusu sardı. En fenası da bir Allah'ın kulu bu rezalete müdahale etmedi. Yetkililer, 'Burada neler oluyor' deme zahmetine bile girmedi. İşte bu ilgisizlik de Kınalıada Güzelleştirme Derneği üyelerini isyan noktasına getirdi: "Doğaya verilen bu zararın sorumlularının bulunmasını ve cezalandırılmasını istiyoruz. Çevre bilincinden bihaber olan kişilere herhangi bir yaptırım uygulanmazsa doğa katliamlarının önüne nasıl geçeceğiz?"

        Taşları kaldırmak için ne bekliyorsunuz?

        CİHANGİR Liva Sokak'ta iki yılı aşkın bir süredir yolun tam ortasında koca koca taşlar duruyor. Ne araçlar geçecek yer bulabiliyor, ne yayalar...

        Geçtiğimiz günlerde semt sakinlerinin eleştirilerine kulak vermiştik. Belediyenin ilgisizliğinden yakınıyorlardı.

        KONTEYNER BİLE YOK

        Ancak bölgeden gelen haberler, yetkililerin bu sorunu çözmeye hiç niyetinin olmadığını kanıtlıyor. Semt sakinleri, ulaşımı aksatan taşların yanında şimdi de sokaktaki çöplerin toplanmadığını anlatıyor:

        "Zaten dar olan sokak, artık yolun ortasına kadar ilerleyen taşlar yüzünden iyice kullanılamaz hale geldi. Sürücüler nereden geçeceklerini, araçlarını nereye park edeceklerini şaşırıyor. İki yıldır belediyeye başvurup 'Kaldırın şu taşları' diyoruz ama nafile. Ne gelen var, ne giden... Sokakta çöp konteyneri bile yok. Vatandaş da çaresiz çöpünü kapısının önüne çıkarıyor. Akşam saatlerinde çöp poşetleri yığılıyor. Kötü koku, sinek istilası da beraberinde geliyor. Bıktık artık. Burası İstanbul'un göbeği, ama ilkellik diz boyu..."

        Ortaköy'de bile çöp yığını olursa...

        KÜLTÜR başkenti olacağız ama hala çöp sorunumuzu çözebilmiş değiliz. Sokak aralarına, kaldırımlara, hatta refüjlere bile yığılan çöp poşetlerini pek çok kez gördük de şehrin en merkezi, en hareketli yerlerinden birinde hiç böyle bir manzarayla karşılaşmadık. Yukarıdaki fotoğraf, eğlence mekanlarıyla ünlü Ortaköy'den...

        PİSLİK İÇİNDE

        Her gün yüzlerce turistin ziyaret ettiği semt, hafta sonları, açık hava çöplüğüne dönüyor. Gece kulüpleri, restoran ve kafeler, çöplerini hiç çekinmeden yayaların geçtiği noktaya koyuyor. Sonuçta da ortaya işte bu çirkin görüntüler çıkıyor. Geçtiğimiz cumartesi günü, saat 22.00 sıralarında Ortaköy'de yürürken birden karşısına çıkan çöplerin fotoğrafını çeken ve bizimle paylaşan duyarlı bir İstanbullu, bakın neler anlatıyor: "Ortaköy günün her saatinde, özellikle de akşamları tıklım tıklım. Fakat sokaklar pislik içinde. Bir mekana ait bu çöpler, cumartesi günü saatlerce orada kaldı. Belediye ekipleri ancak saat 24.00'ten sonra çöpleri topladı. Bu süre zarfında da yüzlerce turist bu rezilliğe şahit oldu. Ortaköy'e bile bu kadar ilgisiz kalınırsa, diğer semtlerin hali ne olur?

        Kentin dile getirdiğimiz sorunları bir bir çözülüyor

        BOZUK yollar, trafikteki keşmekeş derken İstanbul'un sorunları bitmiyor. Bu sütunlara taşıdığımız problemler karşısında yetkili makamlar hemen harekete geçip gösterdiğimiz adreslere ulaşıyor. Vatandaşın isyanı son buluyor...

        Biz yazdık, belediye asfalt yaptı

        BAHÇELİEVLER Aydınerler Caddesi'nin delik deşik olduğunu, sürücülerin karşısına adım başı dev bir çukur çıktığını geçtiğimiz günlerde yazmıştık. Hatta, çevre sakinleri,

        çukurlar nedeniyle hemen her gün bir kaza yaşandığını da söylemişti. Haberimizin ardından belediye ekipleri çalışmalara başladı. Asfalttaki kırılmalar ve yarıklar bir bir kapatıldı.

        Minibüslere ceza yağdı

        Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin acil girişinin önünde korsan bir minibüs durağının oluşturulduğunu yazmıştık. Kartal İlçe Trafik Denetleme Büro Amirliği, bölgede denetimlerini artırdı. 58 minibüs trafikten men edildi.

        Çapa'da paket servis yapan motosiklet sürücülerinni kaldırımlara çıktığını ve yayalara geçit vermediğini dile getirmiştik. Ekipler, 2 motosiklet sürücüsüne cezai işlem uyguladı.

        KISACA

        • E-5 Karayolu durak haline getirildi

        Marmara Ereğlisi ve Silivri arasında çalışan minibüslere binmek eziyet. Şoförler, yolcuları kafalarına göre E-5 Karayolu'nun kenarında indiriyor. Ne biniş yerimiz belli, ne de iniş... Yaşlıları ve engellileri düşünün. Nasıl otoyolda yürüsünler? Engelsizler bile karşıya zor geçiyor. Şoförlere şikayetlerimizi bildiriyoruz. Ancak 'Büyükşehir Belediyesi

        böyle bir karar aldı. Yapabileceğimiz bir şey yok' yanıtını alıyoruz. Bu uygulamayı anlamakta güçlük çekiyoruz. Belediye, vatandaşın yolun ortasında inmesine nasıl karar verir? Burada her an feci bir kaza yaşanabilir. Yetkililerden çözüm bekliyoruz. M. A.

        • İki gündür su akmıyor açıklama nenede?'

        Yeniköy'de oturuyorum. Sularımız 48 saattir kesik. Defalarca İSKİ'yi aradık. Sürekli bizi oyalıyorlar. Ne tür bir problem 48 saattir çözülemez, anlamadık. Sıcak havalardan bunaldığımız yetmiyormuş gibi, bir de susuz kaldık. Yakında ellerimizi açıp, yağmur duasına başlayacağız. İstanbul'un göbeğinde şu yaşadıklarımıza akıl sır erdiremiyoruz. S. V.

        • Seyyarlar şimdi de Silivri sokaklarında

        Silivri'de Gevzi Çakmak Caddesi seyyar satıcılar tarafından işgal edildi. Vatandaşı sürekli rahatsız eden, araçların sokak aralarına girmesine engel olan satıcılardan bıktık, usandık. Caddede gezen zabıtalar da satıcılar hakkında hiçbir işlem yapmıyor. Sahil kenarları bitti, şimdi de bu caddeyi mesken tuttular. Semt sakinleri olarak Fevzi Çakmak

        Caddesi'nin seyyar satıcılardan temizlenmesini istiyoruz. R. E.

        • Taksim Meydanı dilencilere teslim

        Diğer Yazılar