Bahçeşehir'de tabela komedisi
Araçların vızır vızır geçtiği ana caddeye yaya geçidi yapıldı. Ancak tabela ters yöne çevrildi. Sürücüler geçidi göremiyor, feci bir kazanın yaşanması an meselesi
YETERSİZ trafik düzenlemelerinin neden olduğu kazaları ve faciaları defalarca bu sayfalarda okudunuz. Trafik ışığı olmayan, herhangi bir uyarı levhası bulunmayan yollarda hem yayaların hem de sürücülerin kelle koltukta yolculuk yaptığına dair sarsıcı kareleri gördünüz. Bugün yine tehlikenin kol gezdiği bir caddedeyiz... Yer Bahçeşehir gişelerinin hemen girişi... Araçların vızır vızır geçtiği bir nokta. Aynı zamanda yayaların da sıkça kullandığı bir güzergah. Dolayısıyla kaza riski yüksek bir yer. İşte bu nedenle yola bir yaya geçidi yapılmış. Böylece semt sakinlerinin karşıdan karşıya güvenle geçmesi amaçlanmış.
SÜRÜCÜLER DE YAYALAR DA ŞAŞKIN
Sürücülerin yaya geçidini fark etmesi için de bir tabela asılmış. ‘Eee, sorun bunun neresinde’ diyorsunuz değil mi? Sorun çok büyük, çünkü yaya geçidi tabelası ters... Fıkra gibi ama gerçek...
Sürücülerin geliş istikametine yerleştirilmesi gereken tabela, tam karşı yöne doğru duruyor. Yoldan hızla geçen sürücüler de yaya geçidini göremiyor. Sonuçta da kazasız gün geçmiyor.
Ve bu tehdit, çevre sakinlerini isyan ettiriyor: “TEM Otoyolu’ndan Bahçeşehir gişelerine giriş noktasında her an ölümlü bir kaza yaşanabilir. Çünkü otoyoldan çıkan araçlar buradan süratle geçiyor. Sürücülerin büyük bir çoğunluğu burada yaya geçidi olduğunu tahmin bile edemiyor. Gerçi yolda çizgiler var ama herhangi bir tabela görünmüyor. Güya tabela asıldı, hiçbir işe yaramıyor. Yolun hangi yönde işlediği belli, araçların nereden geldiği belli. Peki tabela neden ters yöne asılır? Bu sorunun yanıtını kim verecek? Seyir halinde olan sürücüler birden karşılarında bir yaya görünce neye uğradığını şaşırıyor. Karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar da yolun kenarında araçların yavaşlaması için dakikalarca bekliyor. Fakat sürücüler yaya geçidinden bihaber olduğu için kimse durmuyor, hatta yavaşlamıyor bile. Yayalar da çaresiz koştura koştura karşı yöne ulaşmaya çalışıyor. Akşam saatlerinde ise tehlike çok daha büyük. Karanlıkta yayaları görmek imkansız hale geliyor. Birisi can vermeden tabelanın düzeltilmesi, hatta başka tedbirlerin de alınması gerekiyor.”
Vatandaş isyan etti İETT yanıt verdi
TOPLU taşıma araçlarını kullanan İstanbullular’ın sorunları malum... Otobüslerin sefer sayılarının yetersizliği, araçların tıklım tıkılım oluşu, durakların elverişsizliği bu sayfalarda her gün yer buluyor. Vatandaşlar toplu ulaşımın bir an önce rehabilite edilmesini istiyor, aksaklıkları Alo Habertürk Acil Şikayet Hattı’yla paylaşıyor. Geçtiğimiz günlerde, Yenibosna, Bakırköy ve Kadıköy’den gelen eleştirilere yer vermiştik. Yenibosnalılar, hem Hareket Amirliği’nin çevresinin pislik yuvasına dönmesinden, hem de Mithatpaşa Caddesi üzerinde durak olmamasından yakınıyordu. Bakırköylüler ise İncirli Metrobüs Durağı’ndaki engelli asansörünün çalışmadığını söylüyordu. Kadıköy Fındıklı Mahallesi’nde yaşayanlar da otobüslerin yetersizliğinden şikayetçiydi. İETT, tüm bu eleştirilere yanıt verdi. Yetkililer kendilerini bakın nasıl savundu:
YENİ DURAK YOK
“Yenibosna Hareket Amirliği’nin bulunduğu mıntıkanın günboyu temizliğinin yapılması amacıyla temizleme aracı tahsis edilmiş olup, çevre temizliği düzenli olarak yapılmaktadır.Bazı vatandaşlar tarafından atılan pet şişeler, sigara izmaritleri, meyve kabukları gibi çöplerin devamlı toplanması için görevli personel uyarılmıştır. Çevre temizliğine dikkat edilmesi, takibinin ve kontrolünün yapılması, ayrıca çöplerin belirli yerlerdeki çöp kovalarına atılmasının sağlanması amacıyla vatandaşları uyarıcı levhaların uygun görülen yerlere asılması hususunda yetkililerin dikkati çekilmiştir. Mithatpaşa Caddesi’ndeki durak isteğine gelince... Mithatpaşa Caddesinin 500 metre paralelinde olan Yıldırım Beyazıt Caddesinden Yenibosna-K.Kent-Yenikapı (31Y) hattında 5 İETT, 7 Özel Halk otobüsü olmak üzere toplam 12 araç ortalama 13 dakika arayla hizmet veriyor. Mevcut hatlarda çalışan araçlarımız yolcu kapasitesini ve erişebilirlik açısından talebi karşıladığından Mithatpaşa Caddesi üzerinde oturanlar için ayrıca bir hat açılması şimdilik planlamalarımız dahilinde yer almamaktadır.
İETT yetkilileri İncirli durağındaki çalışmayan engelli asansörleri için aynen şöyle diyordu: “Engelli vatandaşlarımızın kullandığı asansörlerde bir arıza meydana gelmesi halinde, arıza hakkında bilgi, ilgili birime ulaşınca teknik elaman görevlendirilmekte ve en kısa sürede arızanın bulunduğu mahale gidilerek tamiri yapılmaya çalışılmaktadır. Asansörlerin periyodik bakım ve onarım işlerini ise İBB tarafından görevlendirilen teknik bir ekipyapmaktadır.”
Fındıklı Mahallesi’ndeki otobüs kıtlığı için ise şu açıklama getiriliyordu: “Fındıklı Mahallesi-Kadıköy (19F) hattımızda 16 adet otobüsümüz toplu taşıma hizmeti vermektedir. Araçlarımızın ortalama sefer aralığı yolcu yoğunluğuna göre 7 ila 10 dakika arasında değişmektedir. Gün içerisinde 111 kez sefer yapılmaktadır. Söz konusu hatta ilave araç tahsis edilmesi programlarımız dahilindedir.”
Vapurumuzu istiyoruz
Bu sözler Adalılar’a ait. Vapurların yerine teknelerin sefere çıkmasına tepki yağıyor
KIŞ tarifesine geçen İDO, Adalar hattındaki bazı seferlerde değişiklik yapmış ve büyük vapurlar yerine küçük yolcu motorlarını hizmete sokmuştu. Ada sakinleri de bu uygulamaya şiddetle karşı çıkmıştı. Bölge halkı, motorların uzun yolculuğa elverişli olmadığını, güvenlik zafiyetinin ortaya çıkabileceğini söylemişti. Bu eleştiriler üzerine de İDO, Ada hattının zararının çok büyük olduğu ve mecburen bu uygulamaya gidildiği açıklamıştı. Ancak bu açıklama Adalılar’ın isyanını dindirmeye yetmedi. Alo Habertürk Acil Şikayet Hattı’na mesaj yağmaya devam ediyor. Ada sakinleri, toplu taşımada öncelikli amacın kar etmek olmadığına dikkat çekiyor:
GÜVENLİK KAYGISI
“İDO zarar ettiğini açıklıyor. Ancak dünyanın her yerinde toplu taşıma hizmeti veren şirketler büyük karlar elde etmez. Burada öncelikli amaç vatandaşın güvenli ulaşımını sağlamaktır. Küçük motorlar, iki yaka arasında kullanılabilir. Ancak Adalar hattında mesafe uzak. Kışın sert rüzgarlarda motorlar hiç de güvenli olmayacaktır. Bu kararın yeniden gözden geçirilmesini istiyoruz.”
Adalar Belediyesi de çevre sakinlerinin endişesini paylaşıyor. Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, Ada seferlerindeki dengenin iyi ayarlanması gerektiğini, tarife geçişlerinde ciddi yığılmalar olduğunu söylüyor. Sorunun giderilmesi için Adalar Belediyesi ve İBB arasında da görüşmeler sürüyor. Umarız vatandaşın korktuğu başına gelmeden problem çözüme kavuşur...
Şehrin orta yerinde fareler cirit atıyor...
NEREDE boş bir arazi varsa bir bakıyorsunuz ki ya çöplüğe dönmüş, ya da moloz döküm sahası haline getirilmiş. Şimdiye kadar sayısız örnek sunduk. Son durağımız da Kadıköy Libadiye... Çamlıca Evleri sakinleri,sitelerinin hemen önündeki bir arsanın çöplüğe çevrilmesinden yakınıyor: “Hemen yanıbaşımızdaki alanda her türlü çöp var. Hatta hayvan leşleri bile... Koku dayanılmaz boyutlarda. Pencere açmak ne mümkün! Arsanın yakınından bile geçemiyoruz. Sokakta ancak maskeyle dolaşılabiliyor. Artık nefes alamaz hale geldik. Üstelik bu alanda her türlü haşere de var. Koca koca fereler sokaklarda dolaşıyor. Evlerimize girecekler diye korkuyoruz. sinekler deseniz hiç bitmiyor. Kentin orta yerinde akıl almaz bir çile çekiyoruz. Durum o kadar vahim ki, salgın hastalıklar bile yayılabilir. Bizi bu eziyetten kurtaracak biri yok mu? ”
Kamyon terörü tam gaz
KEMERBURGAZ, Bahçeköy, Gürpınar, Avcılar ve daha nice semtlerden gelen kamyon terörü şikayetlerine yer verdik. Aşırı sürat yapan , kural tanımayan, daracık sokaklardan hızla geçen kamyonların tehlike saçtığını yazdık, çizdik. Haberlerimizin ardından trafik ekipleri açıklamalar yapıp denetimlerini artırdıklarını, kural ihlali yapan kamyon şoförlerine ceza yağdığını söyledi. Fakat İstanbullular’ın ‘kamyonlar facia çıkaracak’ isyanı dinmiyor. Belli ki cezalar kamyon şoförlerini durduracak kadar caydırıcı değil. Yaz boyunca hemen her gün, kentin dört bir tarafında devam eden inşaatlara malzeme taşıyan kamyonların sokaklardan kontrolsüz bir şekilde geçtiğini, çoluk-çocuğun risk altında kaldığını dile getirdik. Hatta Şişli’de freni patlayan bir kamyon apartmana çarpmış ve felaketin eşiğinden dönülmüştü. Tüm bu uyarılara, haykırışlara rağmen kamyon terörü durdurulamıyor. Sarıyer’de yaşayan bir vatandaş, karşı karşıya kaldıkları tehlikeyi anlatıyor. “Maslak-Kilyos yolu, kamyonların en sık kullandığı güzergahlardan biri. Yol zaten keskin virajlarla dolu. Kamyonlar da trafiğin rahat olmasını fırsat bilip gaza bastıkça basıyor, virajlarda yavaşlamak nedir bilmiyor, hatalı sollama yapıp can güvenliğimizi tehdit ediyor. Özellikle Bahçeköy’deki Kemerburgaz yol ayrımı çok riskli. Kamyonlar bu kavşaktan hızla geçiyor. Trafik ışıkları var ama dinleyen kim! Kırmızı ışıkta geçip kazaya neden oluyorlar. Burada birçok kez ölümlü kazalar da yaşandı. Buna rağmen ciddi bir denetim yapıldığına şahit olamıyoruz. Kamyoncuların durdurulabilmesi için daha kaç kişinin can vermesi gerekli?”
Sokak işgali bildiğiniz gibi
ZEYTİNBURNU Yenidoğan Mahallesi’nin kamyonlar tarafından istila edildiğini yazmış ve yetkilileri göreve çağırmıştık. Haberimizin ardından trafik ekipleri bölgede denetim yapmış ve sokaklara park eden kamyon sürücülerine ceza yağmıştı. Ancak semt sakinleri, trafik ekipleri arkalarını döner dönmez yine aynı manzaralarla karşılaştıklarını söylüyor. İlgililerin dikkatine sunulur...
Gayrettepe’deki hayvanlar aşılı mı?
SOKAK köpeklerinin sayısı her geçen gün artıyor. Ne yazık ki aşılama ve kısırlaştırma çalışmaları kısıtlı. Barınaklar deseniz yetersiz. Koca kentte sadece 14 hayvan barınağı var. Üstelik bu sayının artırılması için de kayda değer bir proje geliştiren yok. Hal böyle olunca başı boş köpekler hem kötü şartlarda yaşıyor, hem de çok büyük bir tehdit unsuru oluyor. Kuduz vakaları ortaya çıkıyor. Geçtiğimiz günlerde Haraççı’da kuduz görüldüğünü ve karantina başlatıldığını yazmıştık. Kentin hemen her bölgesinden endişe dolu mesajlar alıyoruz. İstanbullular, sokaklardaki köpeklerin aşılı olup olmadıklarından emin değil. Ve bu belirsizlik uykuları kaçırıyor. Gayrettepe Göktürk Sokak sakinleri, yaşadıkları kaygıyı anlatıyor: “Sokak köpekleri sürü halinde dolaşıyor. Zaman zaman yoldan geçenlere saldırıyorlar. Çocuklarımız okula gidip gelirken tehlikede. Hayvanların aşılı olup olmadıklarını bilmiyoruz. Belediyenin sağlık kontrolü yaptığını da hiç görmedik. Yeni bir kuduz vakası görülmeden bu soruna birileri el koymalı.”
Demirbabalar hiçbir işe yaramıyor!
SOKAKLARA, kaldırımlara, yürüyüş yollarına, otobüs duraklarına sıra sıra dizilen araçlar vatandaşa geçit vermiyor. Yürüyecek yer bulamayan İstanbullular ‘Yeter artık, her taraf otoparka döndü’ diye feryat ediyor ama nafile. Sözde belediyeler yasak parklanmayı önlemek için tedbir alıyor. Bazı cadde ve sokaklara, kaldırımlara demirbabalar yerleştirilip araçların park etmesi engellenmeye çalışılıyor. Ancak bazı uyanıklar demirbalaları bir bir kesiyor, bununla da yetinmeyip bir de kilit takıyorlar. Böylece kamuya açık alanları özel otoparkları haline getiriyorlar. Alo Habertürk Acil Şikayet Hattı sayfalarının takipçileri hemen hatırlar. Şimdiye dek, kentin dört bir yanından gelen eleştirilere yer verdik. Bugünkü durağımız da Bakırköy... Yenimahalle, Reyhan Sokak sakinleri de aynı dertten muzdarip...
“Esnaf ve bazı apartman sakinleri, demirbabalara kilit takıp hepimize ait olan ortak kullanım alanlarını gasp ediyorlar. Durumu defalarca Bakırköy Belediyesi’ne anlattık. Hiçbir şey yapıldığı yok. Koca sokağın otoparktan farkı kalmadı. Bu nedenle sürekli tartışmalar yaşanıyor. Demirbabalara kilit takanları uyarıyoruz ancak bu kez de ters bir tepkiyle karşılaşıyoruz. Adım atacak yer bulamıyoruz. Kimin kapısını çaldıysak bir netice alamadık. Belediye mi, trafik ekipleri mi kim ilgilenecekse artık birileri harekete geçsin...”
KISACA
*Duman altı olduk yok mu bir çare!
Eminönü ve Karaköy meydanlarında balık ekmek teknelerinin yanında bir de büfeler balık ızgara yapıp her tarafı duman içinde bırakıyor. Bazen yolda yürümek imkansız hale geliyor. Sözde ızgaraların üzerinde bir baca var ama hiçbir işe yaramıyor. Nefes alamıyoruz. Turistlere de rezil oluyoruz. Bu manzarının yetkililerin dikkatini çekmemesi ise çok ilginç. B. P.
*Çürüyen bina çöktü çökecek
Kartal Kaymakamlık binası çok eski bir yapı olduğu için çökmek üzere. Dış cepesi olduğu gibi deforme olan bina bir gün tepemezi yıkılacak diye korkuyoruz. Resmi işlerimizi yapmaya gittiğimizde binanın içinde durmak istemiyoruz. Dış cephesi çürüyen, camları kıralan binanın bir an önce yenilenmesi gerekiyor. M. B.
*Pazarın çilesi sabaha kadar sürüyor