Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Tepkiler, isyanlar, uyarılar, cezalar fayda etmiyor. Bilinçsiz sürücüler kaldırımları yayaların elinden almaya devam ediyor. Üstelik hem kaldırımı işgal edip hem de 'aracımı çekiyorlar' diye şikayet edenler bile var. Peki bu istila nereye varacak! Sürücülerin eğitilmesi için ne yapılacak!

        KENTTEKİ trafik karmaşasının ve meydana gelen kazaların en önemli nedenlerinden biri, hiç kuşkusuz, kaldırımların, yaya geçitlerinin zapt edilmesi... Bir işgal ki almış başını gidiyor. Şehrin en işlek caddelerinde, mahalle aralarında, daracık sokaklarda adım atacak yer ara ki bulasın.... Sürücüler, bir yandan araçlarını yola sağlı sollu park ediyor, yetinmiyor kaldırımlara çıkıyor, hatta trafik ışıklarını bile kapatıyor. Tabii bu tablo karşısında yayaların payına da eziyet çekmek düşüyor. Caddenin ortasından, hızla geçen araçların arasından cambaz misali atlaya zıplaya yürüyorlar. Çoğu zaman bu kelle koltukta yolculuk da feci bir kazayla sonuçlanıyor.

        BİLDİKLERİNİ OKUYORLAR

        Biliyorsunuz işte, aylardır bu sütunlarda yaya yolu istilasına dair haberler yapıyoruz, şehrin dört bir yanından çarpıcı görüntüleri sizlerle paylaşıyoruz, İstanbulluların feryatlarını aktarıyoruz. Peki sonuç! İstisnasız her haberimizin ardından yetkililer gösterdiğimiz adreslere gidiyor, yaya yollarını ele geçiren sürücüleri cezalandırıyor. Ancak onlar arkalarını döndükleri anda duyarsız sürücüler yine bildiklerini okuyor. Yani iş dönüp dolaşıp bilinçsizliğe dayanıyor. İyi de yayalar nereden yürüyecek' sorusu, aracını fütursuzca kaldırıma park edenlerin aklının ucuna bile gelmiyor. İşte bu nedenledir ki son günlerde ilginç bir kampanya yürütülüyor. Geçtiğimiz pazartesi günü, HT İstanbul'un manşetine taşıdığımız 'Çek arabanı' kampanyasından söz ediyoruz. Yaya Derneği'nin öncülüğünde başlatılan kampanya kapsamında, üzerinde 'çek arabanı' yazan ilanlar bastırılıyor. Ve bu ilanlar kaldırımlara park eden araçlara yapıştırılıyor. Bu ilanı arabasının üzerinde bulan sürücü kaldırıma park etmekten vazgeçer mi bilinmez ama, kampanyanın dikkat çektiği su götürmez bir gerçek...

        İNANMASI GÜÇ AMA...

        Hani hep diyoruz ya 'sürücüleri bilinçlendirmek gerek' diye... İşte bu söylemin ne kadar yerinde olduğunu dün, Acil Şikayet Hattı'na gelen bir mesajı dinledikten sonra bir kez daha anladık. Bayrampaşa Ortamahalle'de işyeri olan bir işletmeci şöyle diyordu: "Araçlarımızı, kaldırımın üzerine park ediyoruz. Ancak bir bakıyoruz ki trafik ekipleri gelmiş araçlarımızı çekmiş. Oysa kaldırımın üzerinde 'Buraya araç park edilmez' diye bir levha da yok..." İşte İstanbullu sürücülerin bilinç düzeyinden bir örnek... Kaldırımın yayalara ait olduğunu bile bilmiyor, sanki oraya 'Park yasak' levhası asmaya gerek varmış gibi bir de yetkilileri suçluyor. Ne diyelim, temel trafik kurallarından bile bihaber sürücüler olduğu sürece biz daha yanda gördüğünüz fotoğraflardaki gibi çoook istila manzaralarına şahit oluruz.

        ÇILDIRTICI NİŞANTAŞI

        Madem söz yandaki fotoğraflara geldi, hemen anlatalım... İşte Mecidiyeköy ve Nişantaşı'ndan çarpıcı kareler... Nişantaşı malumunuz... Günün her saatinde hıncahınç... Sadece yol kenarları değil, kaldırımlar da sıra sıra araçlarla dolu. Eh, hal böyle olduğundan çevre sakinleri de sinir küpü... Bakın Topağacı Caddesi'ndeki kaldırım istilasını görüntüleyen ve bu fotoğrafları bize ulaştıran bir okuyucumuz neler anlatıyor...

        "Topğacı Caddesi büyük marketlerin de bulunduğu bir yer. Sabah 08.00- 10.00 arası bu marketlere mal sevkıyatı yapılıyor. Peki bu kamyonlar nereye park ederler? Kaldırımların ortasına... Ne sağından geçebilirsiniz ne de solundan... Mecbursunuzdur araç yolundan yürümeye... Bu arada arabasını geceden kaldırıma çıkaranları da göz önüne alırsak; yayalar için sabah 08:00 - 10:00 arası Topağacı Caddesi'nin kaldırımı yoktur ve herkes eli mahkum araç yolundan yürür. En kötüsü de bu saatlerde öğrencilerin okula gidiyor olması... Çocuklar her sabah, vızır vızır geçen araçların arasından yürür, bir aracın altında kalma tehlikesi içinde... Kaldırımları yayaların kullanımına kapatanları uyaracak yetkililer ise ortalarda yoktur... "

        ORASI OTOPARK DEĞİL

        Gelelim Mecidiyeköy'e... Yolu Dereboyu Caddesi'ne düşenler bilir... Kıpırdayacak yer bulmak imkansızdır... Kaldırımlar, hatta binaların giriş kapılarının önleri bile kapatılmıştır. Daha önce bölgeden bu işgale dair ilginç görüntüleri aktarmıştık. Ancak semt sakinlerinin sorunları bitecek gibi değil. Trafik ekipleri kaldırıma çıkan araçları çekse ne fayda! Sürücüler ceza ödeyeceğini bile bile kaldırımları otoparka çevirmekten vazgeçmiyor. Çevre sakinleri ise aklını kaçırmak üzere...

        Diğer Yazılar