KAMYONCULARIN 'TELSİZ' KURNAZLIĞI
Kemerburgaz yolunda yine dehşet saçmaya başlayan kamyon şoförleri, denetimleri atlatmak için binbir türlü numaralar çeviriyor. Radar olan yerlere gözcü yerleştiriliyor. Hız kontrolü, kamyonculara telsizle bildiriliyor, böylece cezadan kaçıyorlar
ONCA kazaya, onca faciaya rağmen kamyon terörü durmuyor, durdurulamıyor. Aylardır bu sütunlarda görüyorsunuz işte yasak nedir bilmeyen, kuralları hiçe sayan kamyoncuların yaptıklarını... Özellikle de Kemerburgaz- Hasdal yolunda... Haddinden fazla hafriyat taşıyan, ayağını gazdan çekmeyen, hatalı sollama yapan, kazalara davetiye çıkartan kamyoncuların devletle nasıl alay ettiğin az mı gösterdik!
Yol kenarına sıra sıra dizilen, ormana saklanan kamyoncuların saatler boyunca jandarma kontrolünün bitmesini beklediğini, sonra hep beraber yola çıktığını ve ortalığı birbirine kattığını, kimsenin de onlara bir şey yapamadığını belgeledik. Üstüne üstlük kamyoncuların tüyler ürpertici itiraflarını da kamuoyunun dikkatine sunduk. Ne diyordu kamyoncular o korkunç ifadelerinde! “Müteahhitlerin baskısı yüzünden aşırı yük taşıyoruz. Günde 4 sefer yapmamızı istiyorlar. Biz de basıyoruz gaza. 120 kilometre hızla gidiyoruz. 20 ton yerine 40 ton taşıyoruz, sonra da frenler tutmuyor...”
YİNE AYNI KÂBUS
Bölgedeki kamyon dehşetinin iç yüzünü yansıttığımız bu haberlerimizin, çarpıcı tesbitlerimizin ardından hatırlarsanız jandarma operasyon başlatmış, ekipler tonaj ve hız kontrollerini artırmıştı. Jandarmanın kamyoncuları zapturapt altına alma girişimini sizlere duyururken ‘Umarız bu denetimlerin arkası gelir. Zira bu hayati sorun öyle birkaç günlük denetimle çözüme kavuşmaz’ demiş ve ivedilikle alınması gereken önlemleri şöyle sıralamıştık:
“Öncelikle bölge şehirlerarası yol statüsüne alınmalı ki takometre zorunluluğu getirilsin. Böylece hız kontrolü sağlansın. Tonaj ölçümü için yola mutlaka kantar konmalı. Jandarmanın göz kararı yaptığı tonaj kontrolü yetersiz kalıyor. Ve tabii ki denetimler de gece-gündüz sürmeli, kamyonculara göz açtırılmamalı...”
Evet... Acilen gerekli tedbirlerin alınması gerektiğinin defalarca altını çizdik. Jandarmanın denetimlere başlamasıyla da açıkçası umutlandık. Yıllardır süregelen bu problemin nihayet son bulacağını düşündük. Ne var ki çok geçmeden bölgeden gelen şikayetler, boşa umutlandığımızı ortaya koydu. Çünkü tam da korktuğumuz gibi sıkı denetimlerin arkası gelmemiş, birkaç gün boyunca kamyoncuları kontrol altına tutan ekipler ortadan kaybolunca da kâbus geri dönmüştü. Günlerdir Kemerburgaz sakinlerinden isyan mesajları alıyoruz. Vatandaşlar, “Hani yetkililer bu işi çözecekti! Ne oldu!” diye isyan ediyor haklı olarak. Biz de bu feryatları sayfalarımıza taşıyoruz. Daha önce defalarca da söylediğimiz gibi kamyon terörü bitene kadar da bu işin peşindeyiz. Sizlerden gelen şikayetler üzerine Habertürk muhabirleri, kamyon dehşetinin izini sürmeye devam ediyor, bu problemin neden bir türlü çözüme kavuşamadığını gösteren çarpıcı bilgilere ulaşıyor. İşte bu bilgilerden birini de Ajans Habertürk muhabiri Muharrem Çağlar getirdi.
TELSİZLE HABERLEŞİYORLAR
Arkadaşımız Çağlar’ın ulaştığı ayrıntılar, kamyoncuların devletle alay etmeye devam ettiğini, denetimleri atlatmak için binbir türlü kurnazlıklar yaptıklarını ortaya koydu. Şöyle ki; jandarmanın verilerine göre, Ocak 2010’dan bu yana Kemerburgaz yolunda tam 665 kamyon şoförüne çeşitli ihlaller nedeniyle toplam 150 bin TL ceza kesildi. Peki kamyoncular ne yaptı? Ders almak, aynı hataları tekrarlamamak yerine cezalardan kurtulmanın yollarını aradı. Hız denetimine takılmamak için telsiz sistemi geliştirildi. İyi ama bu sistem nasıl işliyor?
Muharrem Çağlar’ın haberine göre aynen şöyle... Bölgede haftada 10 ile 14 kez radar uygulaması yapılıyor. Bunu bilen kamyoncular radar olan yerlere gözcü yerleştiriyor. Radar uygulaması başladığı anda bu gözcüler telsizle kamyonculara ‘Hızınızı düşürün radar var’ anonsunu yapıyor. Tam gaz giden kamyoncular da radar uygulaması yapılan alana girdiklerinde hızlarını düşürüyor, böylece cezadan kaçmış oluyorlar. Radar alanından çıktıkları anda da yine basıyorlar gaza...
İşte bu çark böyle dönüyor. Kamyoncular yetkililerle dalga geçiyor, ne hikmetse kimsenin kılı kıpırdamıyor...
EN ÇOK YAPILAN İHLALLER
8 ay içinde 150 bin TL ceza ödeyen 665 kamyoncu, en çok şu ihlalleri yaptı:
* Hız sınırını yüzde 10 ve 30 arası aşmak.
* Yerleşim birimleri dışında karayolunda zorunlu haller dışında duraklamak veya park etmek.
* Yük nakli yapılan araçlara, azami toplam ağırlıklarının üzerinde yükleme yapmak.
* Taşıma sınırı üzerinde yük almak veya dingil ağırlıklarını aşacak şekilde yükleme yapmak. * Yükü karayoluna değecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak şekilde brandasız taşımak. * Tehlikeli seyirde bulunup kazaya sebebiyet vermek.
Şehir eşkıyaları Fındıkzade’de
Ne idüğü belirsiz bir kişi, gündüz vakti yol kesti, bir genci kolundan tutup götürdü, kimse müdahale etmedi
HANİ hep diyoruz ya ‘Bırakın ücra köşeleri, şehrin orta yerinde bile güvenlik zafiyeti var, ne idüğü belirsiz tipler sokaklarda dolaşıyor, geleni geçeni rahatsız ediyor, hırsızlık olayları her geçen gün artıyor’ diye... Dün, Acil Şikayet Hattı’na öyle bir mesaj geldi ki bu hep üstünde durduğumuz bu güvenlik açığının ulaştığı boyutları açıkça ortaya koydu... Şikayet, kentin en merkezi yerlerinden biri olan Fatih, Fındıkzade’den geliyordu. Bir okuyucumuz, 17 yaşındaki oğlunun başına gelenleri anlattığında, şaştık kaldık. Sözü daha fazla uzatmadan, okuyucumuza bırakalım...
BU NASIL BİR GÜVENLİK BOŞLUĞUDUR!
“Molla Gürani Mahallesi, Sarı Musa Sokak’ta oturuyoruz. 13 Eylül günü, saat 16.30 sıralarında, dershaneden çıkan oğlum, tam evimizin sokağına girdiği anda hiç tanımadığı bir kişi tarafından durduruluyor. Bu kişi oğlumdan telefonunu istiyor. Oğlum, ‘Telefonum yok’ diyor ama cebinde telefon olduğunu fark edip ‘Çıkar, birini aramam gerekli’ diyor. Oğlum da tedirgin olup telefonunu çıkarıyor. Numaraları yazarken telefonu elinden alıyor ve Millet Caddesi’ne doğru yürümeye başlıyor. ‘Telefonunu caddede vereceğim’ diyor. Caddeye çıktıktan sonra ise Haseki Hastanesi’ne doğru oğlumu sürüklüyor. Oğlum gitmek istemese de kolundan tutup zorla götürüyor. Oradan da Samatya’ya götürmeye çalışıyor. Oğlum direnince de cebindeki bıçağı gösteriyor. Oğlum da korktuğu için gidiyor. Samatya’ya tren yoluna götürdüğü oğlumu, ‘Seni burada döverim kimsenin de haberi olmaz, akıllı ol’ diye tehdit ediyor, telefonunu alıyor. Ardından oğlumu bir taksiye bindirip gönderiyor. Ama ne gariptir ki ana caddede oğlumu sürüklemesi, zorla götürmesi, kimsenin dikkatini çekmiyor, kimse müdahale etmiyor. Allah saklasın o tren yolunda oğluma zarar verebilirdi. Neyse ki bu olayı ucuz atlattık. Tabii oğlum çok korktu, olayın etkisi hâlâ üzerinde. Bu ne idüğü belirsiz kişiler ne cesaretle gündüz vakti, sokağın orta yerinde yol kesip insanları tehdit ediyor, alıkoyuyor, gasp ediyor? Bu nasıl bir güvenlik boşluğudur?”
ÖĞRENCİLER DE RİSK ALTINDA KALACAK
Okuyucumuz, gönderdiği mesajda bir başka tehlikeye daha dikkat çekiyor... “Üstelik sokağımızda Fındıkzade İlköğretim Okulu ve bir kız yurdu bulunuyor. Bu yıl, Şehremini Lisesi tadilatta olduğundan lise öğrencileri de Fındıkzade İlköğretim Okulu’nda okuyacak. Burayı mesken tutan, güpegündüz yol kesen tipler ya küçük çocuklara musallat olursa! Onları kaçırırsa! İlköğretim birinci sınıf öğrencileri okula başladı, diğer öğrenciler de pazartesi günü ders başı yapacak. Emniyet güçlerinin bu çevrede güvenlik önlemi almasını bekliyoruz. Hem de hemen...”
Aşırı yük yüzünden köprü yıkılacak
Aşırı yükle İkitelli’den geçen kamyonlar üstgeçide çarpıyor, facia yaşanması yakındır
DÜN, ‘Kamyon terörünün kanıtıdır’ başlıklı bir fotoğrafı sizlerle paylaşmıştık hatırlarsanız... İkitelli Hürriyet Caddesi’nden geçen bir okuyucumuzun çekip bize ulaştırdığı bir kareydi bu... Kamyon öylesine yüklenmişti ki her an devrilecekmiş gibi duruyordu. Kamyonu kilometreler boyunca takip eden, hiçbir engelle karşılaşmadığını gören okuyucumuz, “Bu yolda hemen her gün tehlikeli bir şekilde yüklenmiş kamyonlarla karşılaşıyoruz. Hatta geçtiğimiz günlerde başka bir kamyon, hem tabelayı kırdı, hem de köprüye zarar verdi” diyordu.
FACİANIN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ
Okuyucumuz, işte bu sözünü ettiği kazayı da kanıtlayabilmek için dün yeni kareler gönderdi. Yandaki fotoğraflarda gördüğünüz gibi hayli yüksekte duran yön tabelası parçalanmış, altgeçidin betonu da zarar görmüş. Artık kamyon ne kadar yüklendiyse önüne ne gelirse çarpmış...
Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz haftalarda Beylikdüzü’ndeki bir kamyonun damperi, üstgeçide çarpmış, köprü paramparça olmuş, facianın eşiğinden dönülmüştü. Neyse ki köprünün üstünde kimse yoktu da birinin canı yanmamıştı. Okuyucumuzun anlattıklarına, gönderdiği fotoğraflara bakılırsa, her an İkitelli’de de benzer bir olayla karşılaşılabilir. Peki geçen seferki kadar şanslı olunur mu! İşte orası belli değil!
Küçükyalı’daki lağım skandalına İSKİ el koydu
DÜN, Küçükyalı Çağdaş Apartmanı sakinlerinin feryadını yansıtmıştık. Vatandaşlar, “Apartmanımızın alt katı bir haftadır lağım sularıyla dolu. Başvurmadığımız makam kalmadı. Kimse bu soruna çözüm bulamadı. Perişanız” diyordu. Haberimizin ardından İSKİ’den bir açıklama geldi. Yetkililer aynen şöyle diyordu: “Kurumumuz tarafından bahsi geçen yerde incelemeler yapıldı, altyapı arızasına sebep olan konuyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Atıksu kanal hattında meydana gelen arıza, idaremiz ve İBB Altyapı Hizmetleri Müdürlüğü tarafından giderilecek.”
Şu çalışmayı yazın yapsaydınız ne olurdu!
KOCA bir yaz geçti, altyapı ve kazı çalışmaları yapılmadı. Ne zaman ki yaz bitti, okul hazırlıkları başladı, hatta birinci sınıflar ders başı yaptı, bir baktık yetkililer işe girişti. Örnek mi istiyorsunuz. İşte Bostancı Gümüşçü Sokak’ın hali... Geçtiğimiz günlerde elektrik hatları için kazılmış. Çalışmalar bitince de açılan çukurun üzeri toprakla kapatılmış, nedendir bilinmez asfaltlama yapılmamış.
TABELA DA YOK
Bu toprak dolgu kısa sürede çökmüş. Çevrede yolun bozuk olduğuna dair hiçbir uyarı tabelası da bulunmuyor. Hal böyle olduğundan çukura düşen araçların haddi hesabı yok. Tabii semt sakinleri de yolu eski haline getirmeyen ilgisiz ilgililere tepkili... “Şu günlerde Bostancı’nın her yerinde kazı kâbusu yaşanıyor. Gümüşçü Sokak’ta 3 tane okul bulunuyor. Önce, bu okulların tam önü kazıldı, bir daha da kapatılmadı. Önceki gece yoldaki derin çukura tam 3 tane araç düştü. Ardından da sokağın girişi delik deşik edildi. Burada da asfaltlama yapılmadığı gibi sürücüleri ikaz edecek herhangi bir tedbir de alınmadı.
Pazartesi günü okullar açılacak, bu sokak çok yoğun olacak. Herkese çocuğunu okula getirecek. Peki ama araçlar çukurlarla dolu yollardan nasıl geçecek! Tabii ki geçemeyecek ve ortalık birbirine girecek.
Biz, şimdi kara kara pazartesi günü ne yapacağımızı, buradan nasıl geçeceğimizi düşünüyoruz. Fakat yetkililerin umurunda bile değil. Pazartesi gününden itibaren yaşadığımız rezillik daha da artacak.”
Kazasız belasız geçene ödül verilse yeridir!
DELİK deşik yollarla ilgili o kadar çok şikayet alıyoruz ki hangi birini sayfalarımıza taşıyalım biz de şaşırdık. Dün, Sıraselviler ve Cihangir’den iki çukur manzarasını sütunlarımıza aktarmıştık. Bugünkü adresimiz de Fatih...
TAŞLAR PARÇALANDI
Bu fotoğraf Hamami Muhiddin Mahallesi’nde çekilmiş. Gördüğünüz gibi, yolun bir tarafındaki zemin döşemesi parçalanmış. Taşlar yerinden çıkmış, ortalığa saçılmış. Çevre sakinlerinin söylediğine göre de günlerdir böyle duruyor. Tabii bu durum da bölge halkını çileden çıkartıyor. Bakın bir okuyucumuz, yaşadıkları zorluğu nasıl dile getiriyor... “Yolda arnavut kaldırımları var. Ancak taşların durumu hiç de iç açıcı değil. Çoğu yerinden oynadı. Taşların arasında derin çukurlar oluştu.
Tam kaldırımın yanındaki alan ise tamamen parçalandı. Aracımızla bu yoldan geçerken ne yapacağımızı şaşırıp kalıyoruz.
Çukurlardan kaçmak için mecburen yolda zikzak çiziyoruz. Ne tuhaftır ki günlerdir bu manzarayla kimsenin ilgilendiği yok.
Taşların onarılması, kırılanların yenilenmesi bu kadar mı zor! Görevliler, birkaç günlük çalışmayla pekâlâ sorunu giderebilir ama olmuyor. Bu durumda da bizim payımıza eziyet çekmek düşüyor.”
Vapur seferi de yetersiz, millet perişan oluyor
HEP otobüslerin sefer sayılarının yetersiz olmasından bahsediyoruz. Bu kez de ulaşımını deniz yoluyla sağlayan ve vapur seferlerinin yetersizliğinden yakınan İstanbullulara kulak verelim.. İşte bir okuyucumuzun Acil Şikayet Hattı’na gönderdiği isyan dolu mesaj...
“MAĞDUR OLUYORUZ”
“Hafta içi her gün işime gidip gelirken Kadıköy- Kabataş hattındaki şehir hatları vapurlarını kullanıyorum. Bu güzergahta vapurlar sadece 07.00-10.00 ve 17.00-20.00 arası çalışıyor. Bu sefer aralıkları, füniküler, tramvay ve metro bağlantılı bir hat için yetersiz kalıyor. Bu sefer darlığından dolayı büyük sıkıntı çekiyoruz. İşten biraz gecikecek olsak vapura binemiyoruz. İDO yetkililerinden sorunlarımızı gidermesini istiyoruz. Sefer saatlerinin böylesine kısıtlı olması, yüzlerce kişiyi mağdur ediyor. Anlayış bekliyoruz.”
KISACA
* Yol çukur, kaldırım işgal edilmiş, peki biz ne yapalım?
Ramazan boyu ve bayram sürecinde her taraf toz toprak içerisindeydi. Yağmur da yağınca çamurdan geçilmez oldu. Ayrıca belediye birkaç mağazaya kaldırımı kullanma hakkı vermiş. Onlar da masaları dışarı çıkartıp yolun ortasına kadar uzatmışlar ve kaldırımı kapatmışlar. Kaldırımda yürüyemediğimiz için, çukur içinde olan, su birikintileriyle dolu yola inmek zorunda kalıyoruz. Üstümüz başımız berbat oluyor. Kaldırımın işgal edilmesine mi yanalım, yolun kazılıp öylece bırakılmasına mı, yürüyecek yer bulamamaya mı, hangi bir derdimizi anlatalım bilemiyoruz. Z. K.
* Çakmak Mahallesi’nden Kadıköy’e ulaşmak dert
Ümraniye Çakmak Mahallesi’nden Kadıköy’e giden sadece bir otobüs hattı var ve bu otobüs de hareket ettiği duraktan mahalleye ulaşana dek tıklım tıklım oluyor. Sabah saatlerinde hıncahınç otobüse biniyoruz, balık istifi gibi yolculuk yapıyoruz. İkbâl Caddesi ve E-5’ten geçerek Kadıköy’e ulaşacak bir otobüs hattı istiyoruz. Ayrıca Üsküdar’a da 13AB dışında başka bir hat gitmiyor. Bu hattın sefer sayıları da son derece yetersiz. E. T.