Balıkçı barınağında dert bir değil ki
Mimarsinan Balıkçı Barınağı’ndaki tekne sahipleri dertli mi dertli... Bir yandan kendilerinden yüksek kira bedelleri istenmesine isyan ediyorlar, diğer yandan ise dolgu alanlarının göz göre göre çökmesine... Belediyeden ise ses yok...
Kentteki marinaların ve balıkçı barınaklarının sayısı ve kapasitesi son derece yetersiz. Bu nedenledir ki koca koca gezi tekneleri, yatlar, balıkçı takaları sahillere park ediliyor, kıyı şeridi işgal ediliyor. Marina sorununun çözüme kavuşturulması için şu günlerde Büyükşehir Belediyesi bir proje hazırlığında bildiğiniz üzere... Boğaz’a yüzer iskeleler yapılması düşünülüyor. Biz de heyecanla bu projenin hayata geçirilmesini ve Boğaz’daki tekne işgalinin son bulmasını bekliyoruz. Evet, marina sorunu çözüme çok yakın görünüyor. Ancak balıkçı barınaklarıyla ilgili sıkıntılar büyük.
ÖNEMLİ BİR PROBLEM
Balıkçılar da teknelerini bırakacak barınakların talebi karşılamaktan çok uzak olmasından yakınıyor. Bu sayfalarda daha önce defalarca okudunuz... Teknelerini Sarıyer’e bırakmak zorunda kalan balıkçıların ‘Yer yok ki!’ isyanını... Kenti yönetenlerin bir an önce balıkçı barınaklarıyla ilgili de harekete geçmesi gerekiyor. Zira sorun sadece barınakların yetersiz olması değil, var olan barınakların da önemli problemlerle karşı karşıya kalması söz konusu... Örnek mi? Buyurun Büyükçekmece Mimarsinan Balıkçı Barınağı’na...
Teknelerini bu barınağa bırakan balıkçılar, bir süredir dertli mi dertli... Neden mi? Balıkçılardan yüksek kiralar isteniyormuş, üstelik dolgu alanları çökmeye başlamış da ondan... Gelin sözü daha fazla uzatmadan balıkçılara bırakalım tüm detayları onlardan öğrenelim...
ASTRONOMİK KİRA
“Uzun yıllardır Mimarsinan Balıkçı Barınağı’nda teknelerimiz var. Geçtiğimiz mayıs ayına kadar hiçbir sorunumuz yoktu. Ancak mayıs ayında, barınağın işletmesini kiraladığını iddia eden bir şirket bizden astronomik rakamlar talep etmeye başladı. O zamana kadar cüzi rakamlar ödüyorduk. Bir metre için 20 TL veriyorduk. Ancak birdenbire marinalarla yarışırcasına yıllık 3000-5000 Euro istendi. Bunun üzerine biz de elimiz kolumuz bağlı oturmadık, girişimlerle bulunduk. Ve buranın marina olarak kiraya verilemeyeceğini öğrendik. Ardından müfettişler gelerek incelemelerde bulundu. Bu araştırmaların sonucunda ne oldu bilmiyoruz, bize kimse herhangi bir bilgi vermedi. Biz, istenen bu yüksek kiralara itiraz ederken bir de baktık ki işletmeyi aldığını öne süren şirket, rıhtım kenarında düzenleme çalışması başlattı. Rıhtım kenarı kepçe ile temizlenirken beton dolgu zarar gördü, derin çatlaklar oluştu. Bunun üzerine tekrar belediyeye başvurduk ve yetkililer çalışmayı durdurdu. Aradan aylar geçti, liman çökmek üzere. Kimsenin de müdahale ettiği yok. Göz göre göre liman yıkılacak. Yetkililerin bu olaya el koymasını istiyoruz.
Şehrin ortasında mahrumiyet
elektrik kesintileri sürüyor, İstanbullular mahrumiyetin en büyüğünü yaşıyor. Yetkililer ise susuyor.
Dün, İstanbulluları çıldırtan elektrik kesintilerini manşetimize taşımıştık. Kentin dört bir tarafından gelen şikayetleri yetkililerin dikkatine sunmuştuk. Özellikle de Esenyurt, Şişli, Büyükçekmece ve Fatihliler, “Yetti artık. Her gün elektrikler kesiliyor. Kombiler çalışmıyor, bu soğukta çoluk çocuk hasta olacak” diye haykırıyordu. Dün, konuyla ilgili BEDAŞ’tan hiçbir açıklama gelmedi. Son günlerde elektrik kesintilerinin neden arttığı, bu sorunun neden çözüme kavuşturulmadığıyla ilgili iki satır bir açıklama dahi yapılmadı. Yetkililer susma hakkını kullandı ama İstanbullular Acil Şikayet Hattı’na mesaj yağdırmaya devam etti. İşte o mesajlardan ikisi...
SİLİVRİ’DE BİTMEYEN ÇİLE
İlk durağımız Silivri... “Gazitepe Mahallesi Silivri Caddesi Flamingo Yolu’nda her sabah ve akşam elektrik kesintisi yaşanıyor. Her seferinde 186’ya bildiriyoruz. Görevliler gelip yapıyor. Ancak 5-6 saat sonra elektrikler tekrar kesiliyor. Her gün aynı senaryo yaşanıyor. Silivri Caddesi’nin hemen yakınındaki yola bir trafo yerleştirildi.
Ama kesintiler devam ediyor. Artık bu durumdan bıktık. Neden kalıcı bir çözüm bulunmaz anlaşılır gibi değil. Yetkililerin bu durumla ilgilenmesini ve artık kalıcı çözümler üretmesini istiyoruz. Bu soğuk günlerde elektrik kesilince ısınamıyoruz. Ne olacak bizim halimiz?”
Diğer şikayet ise Fatih’ten. Elektrik kesintilerinden bunalan bir okuyucumuzun isyan dolu mesajı...
FATİH KARANLIKTA
“Oturduğum bölge, Ordu Caddesi, Atatürk Bulvarı, Genç Türk Caddesi ve Büyükşehir Belediyesi’nin ortasında kalıyor. Ancak burada bulunan Defteriye Milli, Gümrük Emiri, Selim Paşa ve Yeşil Tulumba sokaklarında elektrik sorunu yaşanıyor. Bu kadar işlek caddelerin ortasında kalan bölgeye her gün saatlerce elektrik verilmiyor. Bu kadar soğuk havalarda, kombi çalışmadığı için evi ısıtamıyoruz. Battaniyelerle oturuyoruz. Kesintiler yüzünden elektronik aletler de bozuluyor. Yetkililerden ise hiçbir açıklama yok. Sorun nedir, onu bile bilmiyoruz. Yetkililerin sesimize kulak vermesini ve elektrik sorunumuza bir çare bulmasını istiyoruz. Hem de hemen. Sözde kentin orta yerinde yaşıyoruz ama mahrumiyetin en büyüğünü çekiyoruz.” Elektrik yok. Öğrenciler mum ışığında ders çalışmak zorunda kalıyor.
Müdahale için yolun da mı çökmesi bekleniyor!
13 ARALIK 2010 tarihli sayımızda, Avcılar Ambarlı Mahallesi Işık Sokak’tan çarpıcı bir kareyi sayfalarımıza yansıtmıştık. Toprak kayması sonucu kaldırımın büyük bir kısmı çökmüş, çevre sakinleri de doğal olarak evlerinin zarar görmesinden endişe etmişti. İşin kötüsü, çöken kaldırımın önünde doğru düzgün bir önlem alınmamış, sadece basit bir bariyer yapılmıştı.
“TEHLİKEDEYİZ”
Peki aradan geçen zaman içinde ne oldu dersiniz? Ne yazık ki hiç... Evet... Garip ama gerçek... Yetkililer bu duruma en küçük bir müdahalede bulunmadı. Bölgede neler olup bittiğiyle kimse ilgilenmedi. Tabii vatandaşlar da bu duyarsızlık karşısında bir kez daha Acil Şikayet Hattı’na başvurdu ve bakın yetkililere nasıl seslendi: “Çöken kaldırım öylece duruyor. Yağmurla birlikte tehlike daha da artıyor. Günlerdir feryat ediyoruz. Asfaltın da kayması halinde facia çıkacağını anlatmaya çalışıyoruz ama ne fayda! Bizi dinleyen yok ki! Yıllar önce yaptığımız uyarıları yetkililer dikkate almadığı için bugün bu noktaya geldik. Eğer bizi dinleselerdi, ormanlık alanı imara açmasalardı bugün toprak kaymasıyla karşılaşmayacaktık. O zaman vatandaşın ikazlarını kimse umursamadı. Bari bu kez bizi dinlesinler de ciddi önlemler alsınlar. Koca bir semt tehlikede...”
Katılım payı krizi şimdi de Sultangazi'de
KATILIM payı kâbusu geri döndü. İlçe belediyeleri, yapılan kaldırım ve yol çalışmalarının, hatta asfalta yapılan yamaların bile faturasını vatandaşa çıkarmaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda bu konuya defalarca değinmiştik. Bakırköy, Beykoz, Adalar, Şişli, Avcılar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Ümraniye, Güngören, Eyüp ve Bağcılar’dan gelen şikayetleri yansıtmıştık.
İSYAN SESLERİ
Ne diyordu vatandaş? “Yetkililer, belediyenin yapmakla yükümlü olduğu hizmetlerin faturalarını vatandaşa ödetiyor. Zaten çöp ve emlak vergisi ödüyoruz. Katılım payı da nereden çıktı” diyen İstanbullular bu uygulamadan vazgeçilmesini istiyordu. Tabii belediyeler de geri adım atmamakta kararlıydı. Şu günlerde, bir başka bölgede daha katılım payı krizi yaşanıyor. Nerede mi? Sultangazi’de... İşte bölge halkının anlattıkları...
YÜKSEK RAKAMLAR
“Bir süre önce yol çalışması başladı. Kaldırım taşları ve asfalt çalışması yapıldı. Ancak yetkililer, bu çalışmaların faturasını semt sakinlerine çıkardı. Üstelik istenen rakamlar çok yüksek. Bina başına 4 bin TL fatura edildi. Daire başına yüzlerce lira düşüyor.
Üstelik iki sokağın kesiştiği noktalarda bulunan binalardan daha da yüksek rakamlar talep ediliyor. İnanılır gibi değil.
Belediyelerin yapmakla yükümlü olduğu hizmetlerin giderleri bile vatandaşa ödettirilirse belediyeler ne yapacak?
Bu uygulamaya itiraz ediyoruz ama bizi dinleyen de olmuyor.”
İstiklal'in kırık taşlarına bakım
İstiklal Caddesi’nin içler acısı haline yansıttığımız haberimizin ardından İBB onarım çalışması başlattı.
Geçtiğimiz hafta, İstiklal Caddesi’ndeki zemin döşemesinin içler acısı halini manşetimize taşımıştık. Taşların büyük bir kısmının yerinden çıktığını, bir bölümünün kırıldığını göstermiş, bu manzaranın şehrin gözbebeği olan İstiklal Caddesi’ne hiç ama hiç yakışmadığını dile getirmiştik. Ajans Habertürk muhabiri Olcayto Okur, yağmurlu bir günde İstiklal’den geçen İstanbulluların neler çektiğini kare kare görüntülemişti.
BÜYÜKŞEHİR HAREKETE GEÇTİ
Kırık taşların arası su birikintileriyle dolmuş, vatandaşın payına da atlaya zıplaya yürümek düşmüştü. İşte bu çarpıcı fotoğraflara Büyükşehir Belediyesi kayıtsız kalmadı. İBB yol bakım ekipleri, İstiklal Caddesi’ndeki taşları bakıma aldı. Dün, çalışmalar başlatıldı. Cadde boyunca kırık taşlar değiştiriliyor, yerinden çıkanlar onarılıyor, çukurlar kapatılıyor. Büyükşehir Belediyesi yetkililerine gösterdikleri hassasiyetten dolayı çok teşekkür ediyoruz.
Konteyner koyacak başka yer yok mu!
Kaldırım işgallerinin ardı arkası kesilmiyor. Bugün de Kadıköy Zühtüpaşa Mahallesi’ne uzanıyoruz. Zira orada da kaldırım istila edilmiş durumda. Hem de geri dönüşüm konteyneri tarafından... İşte bir semt sakininin anlattıkları... “2. Hatboyu sakinleri olarak, sokağımızda yaşanan kaldırım işgalinden şikayetçiyiz. Bu işgal sinir bozucu. Çünkü belediye tarafından yapılıyor. Kimi kime şikayet edeceğiz! Belediye geri dönüşüm konteynerini tam da kaldırımın ortasına koydu. Konteyner o kadar büyük ki kaldırımı kaplıyor. Yayalara geçecek bir yol kalmamış. Mecbur yayalar da bu noktaya gelince yola inmek zorunda kalıyor. Sokak sakinleri olarak bu durum bizi rahatsız ediyor. O noktadan geçmek için tam yola inerken, hızla bir araç geçse ve yaya o aracın altında ezilse hesabını kim verecek? Basit gibi görünen bir sorun ama can yakabilir. Bu koca konteynerin, yayaların kaldırımdan geçişini engellemeyecek bir yere taşımalarını istiyoruz.”
Yolun bir şeridi otoparkta döndü ama kimin umrunda
CADDE ve sokakların sürücüler tarafından işgali devam ediyor. Olur olmaz yerlere araçlarını park edip ortadan kaybolan sürücüler yüzünden trafik keşmekeşi hiç bitmiyor. Tabii İstanbulluların isyanı da... İşte buna son örnek de Erenköy Ethem Efendi Caddesi’nden geldi. Bir okuyucumuz bakın neler neler anlatmış... “Ethem Efendi Caddesi’nden Bağdat Caddesi’ne inen yolun trafiği, yol boyunca park edilen araçlar yüzünden durma noktasına geliyor. Özellikle haftaiçi sabah ve akşam saatleri trafik felç oluyor. Bu kadar yoğun bir caddede bir şerit tamamen kapanmış durumda. Yetkililer bu duruma nasıl sessiz kalır, inanılır gibi değil. Kimse bu park edilen araçlara bir çözüm bulamıyor ya pes doğrusu...”
Belediyeden cevap alamadık
Tekne sahiplerinin şikayetleri üzerine Büyükçekmece Belediyesi yetkililerini aradık. Mimarsinan Balıkçı Barınağı’ndaki sorunları, balıkçıların şikayetlerini bir bir kendilerine ilettik. Bu problemlere karşı ne gibi bir müdahalede bulunduklarını, bundan sonra ne yapacaklarını, en azından rıhtımdaki çatlaklar için herhangi bir tedbir alınıp alınmayacağını sorduk. Yetkililer, Başkan Hasan Akgün’ün arayacağını ve konuyla ilgili bizi bilgilendireceğini söyledi. Ancak Başkan Akgün aramadı.
Hastane yolunda curcuna bitmiyor
Malum İstanbul’un eski yerleşim bölgelerinde sokaklar dar. Bu sokaklardan araçlar zar zor geçiyor. Ambulans ve itfaiyeler bu dar sokaklara giriş-çıkış yapmakta zorlanıyor. Bu zorluk yetmiyormuş gibi bir de semt sakinleri araçlarını daracık sokaklara park edince, iş iyice içinden çıkılmaz bir noktaya ulaşıyor.
Dün, Acil Şikayet Hattı’na gelen bir mesaj da işte bu dar sokaklarda yaşanan keşmekeşle ilgiliydi.
OTOPARKTAN FARKSIZ
Mecidiyeköy’de oturan ve yukarıda gördüğünüz fotoğrafı çekip bize ulaştıran okuyucumuz bakın neler anlatıyordu? “Bu fotoğraf, Fulya Caddesi üzerinde bulunan bir hastanenin 10 metre ötesi... Mecidiyeköy’den Fulya’ya inen sokak otoparka dönmüş durumda. Hastanenin aciline gelen ambulanslar ya da özel araçlar bu daracık sokaktan geçemediği için Büyükdere Caddesi’ni dolaşmak zorunda kalıyor.
Bu mesafe kat edilirken kaybedilen zaman, acil müdahele gereken hastalar için hayati önem taşıyor.
Ben bu yolu metro istasyonuna giderken kullanıyorum. Sokaklar yayaların kullanımı için bile uygun değil. Her taraf araçlarla dolu. Yayalar da nereden geçeceğini şaşırıyor. Yetkililer buradaki curcunaya bir an önce son vermezse birinin canı yanacak.”
Üstgeçitte gözleme bile yapıyorlar
Üstgeçitlerin işporta tezgahları tarafından işgal edilmesine vatandaşın tepkisi sürüyor. “Yenibosna’daki metrobüs üstgeçidi, işporta tezgahlarından geçilmiyor. Hatta durumu iyice abarttılar, üstgeçite gözleme tezgahı bile kuruldu. Bu kadar da olmaz...”
Sokak 2 aydır karanlıkta
Esenyurt Atatürk Mahallesi sakinleri sokak aydınlatmalarının yanmamasından şikayetçi: “510 Sokak’ta, aydınlatmalar 2 aydır yanmıyor. Sokak zifiri karanlık oluyor. Akşam saatlerinde dışarı çıkmaya korkuyoruz. Acilen çözüm istiyoruz.”
KISACA
Koca koca servis araçları yolu istila etti
4. Levent’ten Etiler’e inen virajlı yol, çevredeki iş yerlerine personel taşıyan servis araçlarıyla dolu. Yolun bir şeridi servis araçları tarafından işgal ediliyor. Koca koca servis araçları, sabah mesai saatinden önce buraya park ediliyor, akşam mesai bitimine kadar orada bekliyorlar. Bu nedenle zaten yoğun olan trafik iyice arapsaçına dönüyor. Trafik adım adım bile ilerlemiyor. Virajdan dönmeye çalışan araçlar uzun kuyruklar oluşturuyor. Her gün aynı olay tekrarlanıyor. İyi ama her gün yaşanan bu manzara yetkililerin hiç mi dikkatini çekmiyor? Trafik ekiplerinden bu işgale son verecek önlemler almalarını istiyoruz. Her gün aynı eziyeti çekmek dayanılır gibi değil. S. E.
Cadde yamalarla dolu, kaza olması an meselesi
Beşiktaş Ebulula Mardin Caddesi üzerinde oturuyorum. Bu cadde çok uzun bir cadde ve sonunda Nispetiye Caddesi’ne bağlanıyor. Ancak caddenin bir kısmının hali perişan. Yer yer çukurlar oluşmuş. Bu çukurlar yamalarla kapatılmaya çalışılmış ama bu sefer de yamalar yüksekte kalmış. Cadde trafik açısından hızlı ve yoğun bir cadde. Hızla geçen araçlar için bu engebeler tehlike oluşturuyor. Yolun bozuk olması, sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybetmesine ve çeşitli kazaların yaşanmasına neden olabilir. Yetkililerin, bu caddeyi bir an önce onarması gerekiyor. Aksi halde her an feci bir kaza yaşanabilir. K. Ç