Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kumburgaz sahilleri bu sene de İstanbullulara haram... Deniz pislik içinde. Hatta bataklıktan beter desek daha doğru. İSKİ atıksu tüneli yapıyor ama inşaat tamamlanana kadar ne olacak?

        ÇOK değil, daha birkaç gün önce, 'Kumburgaz'da bu yaz zor geçer' başlığını atmıştık manşetimize... Kentin sayfiye bölgesinde yolların delik deşik olduğunu göstermiştik...

        Yavaş yavaş yazlıklarına gitmeye başlayan, tarla gibi yollardan geçerken akla karayı seçen tatilcilerin isyanını yansıtmıştık... O haberde, Kumburgaz'daki kanalizasyon sorununa da değinmiştik bildiğiniz üzere...

        NASIL KIZMASINLAR!

        Ciddi bir atık problemi olduğunu, lağım sularının denize arıtmasız bir şekilde aktığını, İSKİ'nin atıksu tüneli inşa ederek sorunu çözmeye çalıştığını hatırlatmıştık. Evet... Tünel inşa ediliyor ama bitmesine nereden baksanız iki yıl var. Peki bu süre içinde ne olacak? İşte bu soruyu da bugün gündeme taşıyoruz. Zira bölgeden gelen haberler hiç de iç açıcı değil. Hatta

        moral bozucu... Mesala bu gördüğünüz fotoğraf... Önceki gün Kumkent Sitesi'nin sahilinde çekildi. Deniz leş gibi... Bataklıktan beter... İnsanın fotoğrafa bakarken bile midesi bulanıyor. Bir de bu sitede yazlığınız olduğunu, çoluk çocuk bir hevesle yazlığınıza gittiğinizi ve bu manzarayla karşılaştığınızı düşünün... Düşünmesi bile sinir bozucu değil mi! Site sakinleri de aynen bu duyguları paylaşıyor. Hem üzgünler, hem kızgın... Nasıl kızmasınlar! Kumburgaz gibi şehrin en önemli tatil beldelerinden birinde deniz pislik içinde.

        YÜZEYİ TEMİZLESENİZ...

        Peki ya yetkililer nerede? Kimse ortada yok. Bu rezilliğe son verecek bir Allah'ın kulu

        yok. Hadi anladık tünel inşaatı bitmeden atıksu problemi tamamen çözülemiyor. Denizde yüzey temizliği de mi yapılamıyor? Kenti yönetenlere sorsanız İstanbul'da deniz tertemiz. Lafa gelince, 'Denizden bilmem ne kadar atık topladık, sahilleri, plajları şöyle temizledik, böyle arıttık' demeyi biliyorlar. Peki bu ne?

        Kumburgaz'da yazlığı olan tatilciler için zaten denize girmek nicedir hayal... Onlar, şehrin koşturmasından, gürültüsünden, patırtısından uzaklaşmak, temiz hava almak, sahilde yürüyüş yapmak, kafa dinlemek için yazlıklarına gidiyor. Hiç değilse şu pisliği görmeseler. Ama nerede o günler...

        *

        Eğitim de vız geliyor, şoförler uslanmıyor

        İETT yetkilileri her ne kadar 'Otobüs şoförlerine iletişim, yol güvenliği, trafik kuralları hakkında eğitim veriyoruz' dese de şoförler kuralları ihlal etmekten, yolcuya kaba davranmaktan geri durmuyor. İşte iki çarpıcı örnek...

        HEM SUÇLU HEM GÜÇLÜ

        "GEÇTİĞİMİZ perşembe sabahı personel servisiyle işe giderken, otobüsümüze İETT otobüsü çarpıyordu. Saat 07.30 sularında Kadıköy Ziverbey minibüs yolunda giderken, bir İETT otobüsü, hızla servis aracının sağından geçti. Şoförümüzün son anda direksiyon kırmasıyla, büyük bir kaza atlattık. Hızla yanımızdan geçen İETT otobüsü sadece aynaya çarptı. Kazanın ardından, İETT şoförü hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Biraz ilerledikten sonra yolcu almak için durağa yanaştı. Bu sıra da şoförümüz, İETT otobüsünün yanına yanaşarak, şoförü daha dikkatli ve yavaş gitmesi için uyardı. Ancak İETT şoförü sanki haklıymış gibi çıkıştı, şoförümüz bir kez daha uyarıda bulununca İETT şoförü de 'Aracını dağıtırım, parçalarım' diyerek tehditler savurdu. Acaba böyle davranma cesaretini nereden alıyorlar?"

        OTOBÜSLER YAYA YOLUNU İŞGAL EDİYORLAR

        "27 Mayıs Cuma günü, Kadıköy Dalyan-Caddebostan sahilinde yaya yolunda yürürken bir de baktım ki İETT otobüsü yaya yolundan ilerliyor. Hem de hızla... Şoför yayalara yol vermek için durmak zorunda kaldı. Fırsat bu fırsat ben de hemen sürücüyü uyardım. Yaya yolundan

        geçmelerinin yasak olduğunu hatırlattım. Ancak bana söylemediğini bırakmadı ve yoluna devam etti. Bu yol sürekli İETT otobüslerinin işgali altında. Kaza yaşanması yakındır. Yok mu şoförleri durduracak biri?''

        *

        Yol kenarları TIR parkına döndü

        TIR parkı kapandı, şoförler devasa araçlarını sokaklara park etmeye başladı

        ERENKÖY Gümrük Tasfiye İşleri Müdürlüğü'nüntam karşısından bulunan TIR parkı kapatıldığından beri, bölgede TIR terörü yaşanıyor. Nasıl mı? Hemen anlatalım... O koca koca TIR'ların sürücüleri, araçlarını caddelere ve hatta sokak aralarına park ediyor.

        YOL ZATEN DAR...

        Tabii hal böyle olunca da trafik arapsaçına dönüyor. Hatırlarsanız daha önce birkaç kez bu önemli sorunu sayfalarımıza taşımıştık. Ancak çevre sakinlerinden öylesine yoğun şikayet alıyoruz ki problemi bir kez daha yetkililerin dikkatine sunalım istedik. İşte o mesajlardan biri daha...

        "Ataşehir Mevlana Mahallesi'nde oturuyorum. Küçükbakkalköy'den gümrüğe giden yolun her yanı TIR dolu. Sıra sıra dizilen TIR'lar nedeniyle yol çok daralıyor. Zaten bölgede sabah ve akşam trafiği yoğun. Bir de yol daralınca işin içinden çıkılamıyor. Ayrıca güvenliğimiz de tehlikede... Bu devasa araçlar mahalle aralarından geçerken yayalar risk altında kalıyor. Dar yollarda manevra yaparken kaza olacak diye korkuyoruz. İyi ama trafik ekipleri neden bu olup bitenlere müdahale etmiyor?"

        *

        Otobüs işletmecileri sürücüleri uyardı

        DÜN, Tuzla sakinlerinin Tepeören-Tuzla, Kartal-Tepeören-Akfırat hattında hizmet veren otobüs şoförleriyle ilgili şikayetlerine kulak vermiştik. Çevre sakinleri, 133 ve 132 hat nolu

        otobüslerin sürücülerinin aşırı hız yapmasından yakınıyordu.

        SIRA İETT'DE

        Bu şikayetler üzerine İstanbul özel halk otobüsleri işletmecilerinden cevap geldi. Söz konusu hatlarda hem İETT hem de halk otobüslerinin çalıştığını söyleyen işletmeciler, vatandaşın uyarılarından kendi paylarına düşen dersi aldıklarını, halk otobüsü şoförlerini uyardıklarını anlattı. Ne diyelim, darısı İETT'nin başına...

        *

        Konteyner için yer yok mu?

        YAZ aylarında, en çok şikayet edilen konulardan biri de çöp meselesi... Konteyner yetersizliği, çöplerin düzenli olarak toplanmaması, sokakların pislik içinde kalması İstanbulluları çileden çıkartıyor. Bugünkü durağımız da Bahçelievler... Bakalım Siyavuşpaşa Mahallesi, Itır Sokak sakinleri nasıl dert yanıyor... "Konteynerler, apartmanların hemen önünde bulunuyor. Ne yazık ki bu konteynerler iyi temizlenmediğinden ve kapakları da kapatılmadığından etrafa dayanılmaz bir koku yayılıyor. Öyle ki pencere açamaz haldeyiz. Tabii bir de sinek sorunu var. Problem bu kadarla da sınırlı değil. Konteynerlerin çöp arabalarına boşaltılması sırasında ortaya çıkan gürültüye tahammül edemiyoruz. Çöpler genellikle 01.30 gibi toplanıyor. O saatte büyük bir gürültüyle yerimizden fırlıyoruz. Konteynerler daha uygun yerlere alınsa ne olur!"

        *

        İstinye için asfalt zamanı!

        İSTİNYE, şehrin en nezih semtlerinden biri... Gelin görün ki yolların hali vahim... Bu sayfaların takipçileri hemen hatırlayacaktır. Geçtiğimiz aylarda da semtin delik deşik yollarını gündeme getirmiş, çevre sakinlerinin eleştirilerini yansıtmıştık. Hadi o zaman kış aylarıydı, asfaltlama yapılması zordu.

        Artık yaz geldi ancak hâlâ İstinye'de asfaltlama başlamış değil. Özellikle de Maslak

        Büyükdere Caddesi'nden İstinyeye'ye giriş ve Pınar Mahallesi civarı köstebek yuvası gibi... Adım başı bir çukur var. Araçlar lastik kalmıyor... Belediye yetkililerine önemle duyurulur...

        *

        KISACA

        • Basket sahasında büyük tehlike

        Sancaktepe İnönü Mahallesi'nde gençlerin basketbol oynayabileceği bir saha var ama bakımsız olduğu için uzun süredir kullanılmıyordu. Bir süre önce yetkililer, yenileme çalışması yaptı ve basketbol sahası kullanıma açıldı. Ancak basket sahasının etrafı duvarlarla çevrilmedi. Bunu fırsat bilen bazı sürücüler, kestirme olması nedeniyle araçlarıyla sahanın

        ortasından, basket oynayan gençlerin arasından ilerliyor. Hatta tankerler park ediliyor. Yetkililere şikayet ettik, sahanın çevresine duvar örülerek araçların girişinin engellenmesini istedik. Kimse ilgilenmedi. B. Y.

        • Klimasız otobüslerde yolculuk işkence gibi

        Sıcaklarla birlikte, halk otobüslerindeki eziyet de başlamış oldu. Halk otobüslerinin çok büyük bir kısmında klima yok. Zaten aşırı kalabalık olan otobüslerde bir de klima olmayınca havasızlıktan bunalıyoruz. Ben sürekli Yenibosna Metro-Taksim hattındaki 73, Başakşehir-Taksim arasındaki 89 C ve Ataköy-Taksim hattındaki 71T No'lu otobüslerle seyahat ediyorum. Kalabalıktan ve sıcaktan dolayı yolculuk işkenceye dönüyor. Aynı şekilde eski İETT otobüsleri de klimasız. E. G.

        Diğer Yazılar