'Ada' mı böyle isyan ettiriyorlar!
Ada sakinleri faytonculardan dertli: "Fayton kuyruğu tam bir ıstırap. Sokaklar at pisliği içinde. Kötü koku dayanılmaz. Üstelik çift tarife uygulanıyor, atların çoğu hastalıklı..."
BİLİYORSUNUZ... Geçen hafta İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Koordinasyon Merkezi, Adalar'daki faytonların sorunlarıyla ilgili bir rapor hazırladı ve 86 faytonun kamulaştırılmasına, 40 adet de elektrikli faytonun hizmete alınmasına karar verdi. İşte bu kararla birlikte de ortalık karıştı. Faytonların çevre kirliliğine neden olduğunu, atların da kötü koşullarda yaşadığını kabul eden faytoncular, "İptal değil ıslah olsun" diyor. Hatırlarsanız faytoncuların düşüncelerini birkaç gün önce bu köşede duyurmuştum. Ancak ada sakinleri ve yazın adayı sık sık ziyarete gidenler faytoncularla aynı fikirde değil. Herkes çektiğini bilir diyor ve bu kez de sözü Adalılara bırakıyorum.
'ISTIRAP ÇEKİYORUZ'
"Yılın 6-7 ayı adada yaşıyorum ve ada nüfusuna kayıtlıyız. Evimiz Maden mevkiinde. Merkeze uzaklığı yürüyerek 30 dakika. Yazın artan turist nüfusu nedeniyle, evime gidip gelmek tam bir eziyet oluyor. Tabii benim gibi tüm Ada sakinleri aynı çileyi çekiyor. Akşam iş dönüşü, çarşı alışverişinden dönerken 40-50 dakika, elimizde poşetlerle fayton sırasında ıstırap çekiyoruz. Sıramız geldiğinde de faytoncular, tur yolcusunu kaçırdığı için söyleniyor, sanki suçluymuşuz gibi biniyoruz araca. Bir de fayton çağırdığımızda çift tarife uygulanıyor. Evimin ücreti 16 TL. Gidiş-dönüş 32 TL ödüyorum. Bu uygulamanın nedeni dönüşte yolcu bulamama riskiymiş! Diyelim ki eşyamız var. Bu rakamı göze alsak bile fayton bulamıyoruz çoğunlukla, gelmiyorlar (Turdan alacakları para daha çok olduğundan). Adalar Belediyesi'ne 2 yıl önce bu konuyu ilettiğimizde, ulaşımın İBB'nin sorumluluğunda olduğunu, yaptırımda bulunamayacaklarını söylediler. Ben elektrikli araçları destekliyorum. Uygulamada dolmuş sistemi de getirilse çok iyi olur."
EZİYETLİ NOSTALJİ!
Şimdi de bir başka ada sakinine bırakalım sözü... "Yazın kalabalık nüfus nedeniyle faytonlar devamlı dolu. Evimizin önünden geçerken boş bile olsalar ada yerlilerini almak istemiyorlar. Faytonlar adanın nostaljisiymiş! İyi de bu nostalji bizim bir işimize yaramadığı gibi bir de eziyet çektiriyor. Faytoncular, tehlikeli bir şekilde birbirlerini solluyor, çoluk çocuk risk altında kalıyor. Hijyen ve atların sağlığını hiç sormayın. Caddeler at pisliği içinde. Atların çoğu hastalıklı. Ben böyle nostaljiyi ne yapayım! Elbette fayton adayla özdeşleşmiş. Ancak günümüzde gezi aracı olarak değil, toplu taşıma aracı olarak kullanılıyor. Adanın dokusuna uygun bir toplu taşıma aracı hizmete girmeli. Bunun yanında da faytonlar, bir nostalji aracı olarak kalmalı. Tabii özel eğitimli kişiler tarafından kullanılmalı ve çevre kirliliğine de neden olmamalı... "
Çift katlı otobüsün eziyeti de çift katlı
TOPLU ulaşımda sorun bitmez... İşte Bahçeşehirlilerin feryadı..." Otobüs seferleri 30-35 dakika aralıklarla yapılıyor, hafta sonları ise saat başı otobüs hareket ediyor. Güya otobüsler ekspres ancak neredeyse her yerde duruyor. Şoförlerin daha fazla yolcu almak için kasıtlı olarak yavaş yavaş ilerlemesi de cabası. Otobüslerimiz özelleştiğinden beri bu ve bunlar dışında birçok problemle karşı karşıyayız. Şoförü uyarınca suçlu biz oluyoruz 'Çift katlı otobüsle gidiyorsunuz daha ne istiyorsunuz' diyorlar. Sanki biz çok istiyoruz 2 katlı otobüsle gitmeyi. Taksim otobüsünde öğrenci akbili ve mavi kart dahi geçmiyor."
İzmaritleri nereye atalım?
SİGARA zararlı, birçok yerde yasak, başlanmamalı, bırakılmalı... Bunların hepsi tamam ama içenlerin de hakları var...
Hattımıza mesaj bırakan bir tiryaki, gözden kaçan önemli soruna dikkat çekiyor:
"Şehrin hemen hemen hiçbir yerinde sigara izmariti atmak için uygun çöp tenekesi yok... Yanar halde çöp kutusuna atmak da mümkün değil... İçenler mecburen yere atıyor ve çevre kirliliğine neden oluyor..."
Köprüden geçemiyoruz
MALTEPE'de bulunan ve yayaların yoğun olarak kullandığı Altıntepe Köprüsü'nün merdivenleri içler acısı durumda... Betonları dökülen, demirleri çıkan, taş toprak içindeki merdivenleri, her gün binlerce kişi mecburiyetten kullanıyor... Özellikle yağışlı havalarda durum iyice kötüleşiyor... Yetkililerin dikkatine...
Güngören'in makus talihi
YILLARDIR köstebek yuvasından farksız olan Güngören yollarına nedense bir türlü çare bulunamıyor... Araçlara sık sık arıza yaptıran, yayalara yürümeyi imkânsız kılan yollar, vatandaşların yoğun şikâyetlerine rağmen aynı duruyor... Kimsenin düzeltmek gibi bir çabası da görülemiyor...