Merhaba Avrupa
TRANSFERDE kadrosunu yıldızlarla donatan Fenerbahçe’nin elbette ki ilk hedefi Avrupa’da da başarılı olmaktı. Ligdeki görüntüsüne bakıp Fenerbahçe’nin Ajax karşısında kolayca hedefe gideceğini düşünmek zordu.
Pereira’nın 11’inde Gökhan Gönül’ü uzun bir aradan sonra sahaya sürmesi dışında pek sürpriz yoktu. Gençleştirilmiş kadrosuyla, Hollandalı rakip de eski şaşalı görüntüsünden uzaktı. İlk 10 dakika içinde Fenerbahçe önce rakibini bir tarttı sonra yüklenmeye başladı. Bu yarıda pozisyon bulan, fırsat yakalayıp değerlendiremeyen kısacası şanssız taraf Fenerbahçe oldu. Futbol oyununu basit bir şekilde oynamaya çalışan Ajax ise ilk 45 dakikada bol bol pas yapıp, rakibinin hızını kesmeye çalıştı.
Fenerbahçe ilk 45 dakika içinde rakibe fazlaca pozisyon da vermedi. Oyunun ikinci bölümünün, ilk bölümden pek farkı yoktu. Beraberliğe dünden razı, sadece oyunu yavaşlatmayı, oynamayı değil oynatmamayı düşünen bir rakip vardı Fenerbahçe’nin karşısında. Sarı-Lacivertliler’in daha hareketli göründüğü bu yarıda, tribünler hep yıldızlarından (Van Persie, Nani, Markovic, Diego) patlama bekledi. Çünkü aslında onlar böyle maçlar için alınmıştı. Pereira ilk hamlesini oyunun son 20 dakikasında yaptı. Van Persie- Fernandao, Diego-Ozan değişikliklerine gitti.
Oyunun son bölümünde mutlak kazanmayı isteyen Fenerbahçe, maçı berabere bitirmeye çalışan taraf Ajax’tı. Sarı-Lacivertliler’in şanssızlığı bitime 1 dakika kala son buldu. Sahanın iyilerinden Caner’in korneri, Fernandao’nun kafasıyla gelen golle, maç mutlu sonla bitti. Bu galibiyet çok önemliydi. Alınan 3 puanla Kanarya Avrupa’ya yeniden ‘merhaba’ dedi. Gruptaki rakiplerini gördükten sonra Fenerbahçe buradan çıkamazsa gerçekten yazık olur.
ALKIŞLAR BA’YA
Kiralık geldiği için ona pek sıcak bakmamıştık. Dün gece Fenerbahçe’nin en iyilerindendi. Bundan sonra kulübe Alves’in olur.
NANI
Çok istekli gözükse de beklenen patlamayı bir türlü yapamıyor. Nani, ‘Nani’ gibi oynasa F.Bahçe’nin hücumdaki işleri daha kolaylaşacak.