Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İlk maçtan sonra tek farklı galibiyete rağmen rövanştan çok endişeli olmadığımızı söylemiştik. Çünkü iki takımı bir teraziye koysak, Fenerbahçe her haliyle çok ağır basıyordu. Rahat bir rövanş oyunu bizi bekliyor düşüncesiyle de maçı izlemeye koyulduk. İki maçlık kupa oyunları strateji işidir. Bu maçların şakası olmaz. Pereira maçtan önce “Defans yapmaya gelmedik’’ demişti. Nitekim de Fenerbahçe oyuna çok önde başladı. Braga ise rakibinin silahlarını ve gücünü bildiğinden oyunu kendi alanında kabul etti. Sürekli garanti ve yan pas yapıp Fenerbahçe’yi üstüne çekmeyi hedefledi. Defansif değil, ofansif oyunu tercih eden Fenerbahçe de rakibin bu tuzağına düşüp, ilk 10 dakika dolarken kalesinde golü de görüverdi. Defansında geniş alanlar bırakan Fenerbahçe, bu sürpriz golle iyice sıkıntıya düştü. Çünkü ne Nani ne Diego ne de Souza topu iyi kullanamıyorlar, takımı da rakip alana taşıyamıyorlardı. Hakem Bebek’in Mehmet Topal, Van Persie ve Souza’ya çıkarttığı tartışmalı sarı kartlar da F.Bahçe’yi oyundan düşüren bir başka sebepti. Devre sıkıntı içinde bitecek derken, duran Nani bir top getirdi, kesti; Alper Potuk klasını konuşturdu ve eşitliği sağladı. Bu gol ikinci yarı için büyük bir avantaj ve moraldi. Pereira da bu golden olacak ki, ikinci yarıda takımını hamle yapmadan sahaya sürdü. Halbuki Nani, Diego sahada geziniyor; Ozan Tufan, Volkan Şen kulübede oturuyordu. Pereira da oyunu seyrederken (zaten tribündeydi) Mehmet Topal’ın çok tartışılacak penaltıya sebebiyet verdiği pozisyon ve de kırmızı kart Fenerbahçe’nin üstüne kabus gibi çöktü. 10 kişi kalan Fenerbahçe 3. golü yiyince Pereira nihayet uyandı ve Volkan Şen’i, Kadlec’i sahaya sürdü. Halbuki bu hamleler çok gecikmiş hamlelerdi. Ardından 4. gol de gelince Fenerbahçe maça havlu attı. Skor ve sonuç inanılır gibi değildi. Çünkü bu Braga, F.Bahçe’yi ne yenecek ne de eleyecek bir takımdı. Sarı- Lacivertliler el birliğiyle zoru (!) başararak kendi değerinin 5’te 1’i etmeyen bir takıma elendi. ‘Bunu kim başardı?’ derseniz, sıralayalım: Maçı ciddiye almayan, dersini çalışmayan, böyle bir kritik oyunda tribüne çıkan Pereira mı? Sahadaki sorumsuz futbolcular mı? F.Bahçeliler’i çıldırtan Hırvat hakem Bebek mi? Yoksa Braga mı? Karar sizin.

        YABANCI HAKEM

        Hırvat hakemin dün verdiği kararlar ve kartlar çok tartışılacak. Ancak dün gece gördük ki yabancı hakemler ne teknik direktör tanıyor ne de futbolcu. Bizim futbolcular her hakemi yerliler gibi sanıyor.

        NANİ, ÇİN’E GİTSİN!

        Fenerbahçe Nani’yi büyük ümitlerle, büyük paralar ödeyerek transfer etti. O’nu renklerine katarken Avrupa arenasını da düşünmüştü. Nani, Türkiye’de oynamıyor, Avrupa’da oynamıyor. En iyisi gitsin Çin’de oynasın!

        Diğer Yazılar