Önce paralar sonra kavgalar büyüdü
Yıl 1995. Naklen yayınları Show TV gerçekleştiriyor. Büyük kulüplerin yayın gelirleri yılda yaklaşık 5 milyon Dolar. O dönemde de bugünlerde olduğu gibi Fenerbahçe gelirlerden rahatsız. Başkan Ali Şen, kulüpleri bir araya getirmeye çalışıyor. Anadolu kulüplerinin naklen yayın gelirleri çok düşük. Çoğu maç hatır gönül yayınlanıyor. Kulüpler ortak bir noktada birleşemiyorlar. Dönemin Fenerbahçe Başkanı Ali Şen, işi farklı bir şekilde çözmeyi planlıyor. Beşiktaş Başkanı Süleymen Seba ile birlikte ortak hareket ederek, kendilerine yeni bir yayıncı aramaya başlıyorlar. Yine o dönemde Kanal D ve ATV’nin ortak bir reklam şirketleri var, adı BİMAŞ.
F.Bahçe Başkanı Ali Şen ile Beşiktaş Başkanı Süleyman Seba, BİMAŞ’ın yolunu tutuyorlar. Kısa zamanda anlaşma sağlanıyor, imzalar atılıyor. Kulüplerin alacakları rakamlar ise o dönem için dudak uçuklatıyor. İki kulüp yayın hakları için yaklaşık 14‘er milyon dolar para alıyorlar. Kısaca gelirlerini bir anda 3’e katlıyorlar. Ancak Türkiye hukuk devleti. BİMAŞ iki kulübün yayın yetki belgelerini bir türlü
alamıyor. Sonuçta Show TV’nin sahibi Erol Aksoy savaşı kazanıyor. Ancak bütün bu olanlara karşı bakın neler oluyor... Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın Avrupa Kupası maçları (iç saha), Türkiye Kupası ve hazırlık maçları yayın hakları Bimaş’ta (Kanal D ve ATV) kalıyor.
Bu gelişmeler sonrasında naklen yayın havuzunun temeli atılıyor ve gerçekleşiyor. Kulüpler gelirlerini ikiye, üçe katlıyor. İşte böylece de büyük savaş başlıyor. Kulüpler her geçen gün isteklerini artırıyor.
Havuzun kurulması ve kulüplerin naklen yayın gelirlerini büyük ölçüde artırmasının baş mimarı olarak da Ali Şen gösteriliyor. Zaman içinde kulüpler tüm planlarını naklen yayın gelirleri üzerine kuruyorlar. Tüm dünyada kulüp bütçelerinde naklen yayın gelirleri maksimum yüzde 20 iken, bizde bu rakkamlar yüzde 80’lere çıkıyor.
Bugün bu rakamların, büyükler için 50-60 milyon dolarlara, diğer takımlar için de 20 milyon dolarlara ulaştığını görüyoruz. Gelirlerin artması için tabii ki başarı gerekiyor. Bu yüzden yarış başka bir hal alıyor. Büyük kulüpler kazanmak ve zirveye çıkmak için birbirleriyle kıyasıya bir mücadeleye başlıyorlar. Paralar büyüdükçe kavgalarda büyüyor. Bugün aslında gelinen kavgaların en büyük sebebi budur. Her kulüp kasasını daha fazla doldurmak istiyor. Saha dışında ve saha içindeki kavgalar da bu yüzden bir türlü sona ermiyor. Paralar büyümeye devam edeceğine göre sizce bu kavgalar küçülür mü?..
AZİZ YILDIRIM'IN CANLI YAYIN PLANLARI
Fenerbahçe Başkanı’nı Metris’ten tahliye olduğunun ertesi günü evinde ziyaret etmiştim. Yaklaşık 3 saat başkanla sohbet etme şansımız oldu. Bu geçmiş olsun ziyareti idi. Onun için konuşulanları kaleme almak olmazdı. Ancak o geceyi benimle paylaşanlar vardı. Başkanın avukatı Abdullah Kaya ve eşi, yönetim kurulu üyesi ve avukat Tolga Deniz Aytöre ve başkanın eşi ile birlikteydim. Başkan Aziz Yıldırım’ın Metris’ten sonra canlı bir televizyon programına katılıp katılmayacağını sordum. Bakın bana neler dedi: “Kesinlikle bir canlı yayına katılmak istiyorum. Ancak bu yayın çok farklı olacak. Bir yıl boyunca hakkımda çok şey yazıldı, çizildi. Bunların çoğu çok ağır eleştiriler ve ithamlardı. Hiç birine cevap verme şansım olmadı. Zaman zaman yazılı açıklamalar yaptım ama bu beni kesmedi. Şimdi şunu çok arzuluyorum. Bir yıl boyunca beni eleştirenler ve itham edenlerle canılı yayına çıkmak ve onlarla milyonların önünde hesaplaşmak istiyorum. Kim haklı kim haksız onun kararını da kamuoyu versin.”
Başkanın bu arzusuna şimdilik ailesi karşı çıkıyor. Canlı yayında hesaplaşma işine olumlu bakanlar da var. Bakalım önümüzdeki günler ne gösterecek? Böyle bir yayın da herhalde değil günler, haftalar boyu konuşulur. Ne dersiniz?..
BEŞİKTAŞ ŞAŞIRTACAK
Yazılanlara, yorumlara bakarsanız, Beşiktaş daha şimdiden zirve yarışına havlu atmış sanırsınız. Ben Beşiktaş için farklı düşünenlerdenim. Bu takım kim ne derse desin bu ligin büyüklerindendir. İnancım odur ki Beşiktaş, bu sene herkesi şaşırtacak. Hatta idddia ediyorum ki geçen sezondan çok ama çok daha iyi sonuçlar alacak. Az kaldı, bekleyelim ve görelim...
ANILAR / Kasap Niyazi
Yıl 1994... Ahmet Özal’ın sahibi olduğu Kanal 6’da Stadyum programını yapıyorum. Canlı yayın konuğum ise Beşiktaş’ın renkli siması İhsan Kalkavan... O tarihlerde yaklaşan bir Beşiktaş kongresi var. Başkan Süleyman Seba’ya da muhalefet başlamış. Kalkavan canlı yayında anlatıyor: “Süleyman ağabeyin bu defa hiç şansı yok. Başkanlığa kasap Niyazi adaylığını koysa o bile kazanır.” Aradan 3-5 dakika geçiyor ki programını yönetmeni beni uyarıyor: “Faik ağbi kasap Niyazi hatta... Adı geçmiş, cevap hakkı istiyor.” Önce şaşırıyoruz, sonra başlıyoruz gülmeye. Kasap Niyazi de tabii ki aradığıyla kalıyor...