G.Saray Umut'lu, ya F.Bahçe?
GEÇEN sezon genelde şöyle demiştik: Fenerbahçe'nin olmazsa olmazları var. Kimdi bunlar? Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Emre Belözoğlu ve kaptan Alex. Fenerbahçe'de bu oyuncular sahada eksilirse takımın futbolu da olumsuz yönde etkileniyordu. Dün gece de Fenerbahçe bundan fazlasıyla etkilendi. Emre Belözoğlu gitmişti, Gökhan Gönül sakattı, Volkan Demirel de sakatlanıp oyundan çıktı. Geriye bir tek Alex ve neler yapacağını merak ettiğimiz yeni transferler vardı. Volkan'dan sonra kaleye geçen genç Mert daha ısınmadan bir hava topunda zamanlama hatası yapınca Umut'un kafası Galatasaray'ı çok erken 'Umut'landırdı. Oyunun genelinde Fenerbahçe, defansında inanılmaz kademe yanlışları ve pas hataları yaptı. Orhan Şam, Bekir, Egemen ve Hasan Ali defansif oyunda olmadıkları gibi ofansif oyuna da katkı sağlamadılar. Mehmet Topal ısınma turlarına devam ederken takımın yükünü kaptan Alex ve Kuyt çekmeye çalıştılar. Maça kendinden emin başlayan Galatasaray ise Umut'un golünden sonra rakibinde dağınıklığından faydalanıp maça tam anlamıyla ağırlığını koydu. Galatasaray ilk yarıda çok sayıda pozisyon buldu. Umut ve Elmander'in kale önü cömertliği maçın kopmasına değil kıran kırana geçmesine sebep oluverdi. Rakip kalede doğru dürüst pozisyon üretemeyen Fenerbahçe bir ölü topla dengeyi sağladı. Kaptan Alex'in usta vuruşuyla gelen frikik golü maçtan ümidini kesme noktasına gelen Fenerbahçelileri bile umutlandırdı.
***
Maçın 2. devresi inanılmaz geçti. Karşılaşma iki taraf için de gitti geldi. Önce Umut Galatasaray'ı yine öne geçirdi. Sonra Kuyt beraberliği sağladı. Ardından Engin'e çıkan kırmızı kart ortalığı gererken Fenerbahçe'yi iyice ümitlendirdi. 10 kişi kalan Galatasaray karşısında Aykut Kocaman yeni transfer Krasic'i sahaya sürüp rakibin işini bitirmek istedi. Ama sadece istemek kazanmak için yeterli değildi. Aykut Kocaman bilhassa Sovv hamlesinde geç kalmıştı. Fiziken Fenerbahçe'den daha üstün gözüken Galatasaray 10 kişi kalmasına rağmen maçı hiç bırakmadı. Eksik Galatasaray karşısında tempoyu yükseltemeyen Fenerbahçe büyük bir avantajı kullanamazken kendi sonunu da hazırladı. Bitime yakın gelen penaltı golüne ise Fenerbahçe'nin cevap verecek ne hali ne de morali kalmıştı. Sonuçta da kupa sahada daha çok çalışan ve onu daha çok arzulayan Galatasaray'ın oldu. Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'si ise Spartak Moskova maçı öncesi tehlike sinyalleri vermeye başladı.
***
Maçın hakemi Cüneyt Çakır'a da bir paragraf açalım. Son Avrupa Şampiyonasında İspanya-Portekiz maçını yönetmiş bir hakem, biz de nedense bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını yönetemiyor. Tepki alıyor. Bu işin sorumluları kim? Bilen varsa haber versin