Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        FENERBAHÇE Başkanı Aziz Yıldırım'ın geçen sezon en büyük arzularından biri Emmanuel Emenike'yi Sarı-Lacivertli forma altında görmek idi. Bu transferin gerçekleşmesi için de hiçbir fedakarlıktan kaçınmadı. Ancak 3 Temmuz 2011'den sonra yaşananlar malum. Emenike, Fenerbahçe'ye yar olmadı. Başkanın tutuklu olduğu dönemde, bir Metris ziyareti sırasında bana şöyle demişti:

        "Fenerbahçe bu yıl Şampiyonlar Ligi'nde en az yarı final oynayabilirdi. Bu olaylar olmasa hiçbir futbolcu bizden ayrılmaz, (Niangr Santos, Lugano'yu kastederek) başta Emenike olmak üzere alacağım, bir iki yıldız ile müthiş bir ekip olurduk. Bu takım Türkiye'de rakipsiz olur Avrupa'nın bile tozunu atardı."

        Başkana göre Fenerbahçe'nin önü kesilmişti.

        Emenike'ye hayrandı. Takımın en büyük silâhı olarak onu görüyor, Niang ile harikalar yaratacağına inanıyordu. Ama gelişen olaylar sonunda ne Niang kaldı, Fenerbahçe'de ne de Emenike. Türkiye transferinden önce de sonrada Emenike'yi çok konuştu. Aradan bir yıl geçti.

        Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi ön eleme Play-Off turunda Spartak Moskova ile eşleşti. Yani Emenike'nin takımıyla.

        Kadere bakın. Bir zamanlar Emenike ile Avrupa'nın bile tozunu atarız, diyen başkan Aziz Yıldırım ve

        Fenerbahçe şimdi onu durdurmayı planlayacak. İlk maç orada. Emenike 29 Ağustos'ta Kadıköy'de sahaya çıkacak. Ama büyük bir farkla. Üzerinde Sarı-Lacivert değil, Kırmızı-Beyazlı formayla..

        BİR EMENİKE ANISI

        Bilindiği gibi 3 Temmuz 2011 'de gözaltına alınanlardan biri de Emenike idi. Nijeryalı oyuncunun 4 gün kaldığı Organize Şube Müdürlüğü'nde çok sıkıntılı günler geçirdiğini ve psikolojinin bozulduğunu biliyoruz. Gözaltı süresi içinde yaşadığı sıkıntılar ve hakkında çıkan asılsız haberler yüzünden Emenike Türkiye'den bir önce ayrılmayı kafasına koymuştu. O günlerde Emenike'yi yalnız bırakmayan ağabeyi bir yakın dostuma bakın ne anlatıyor: "Kardeşim o kadar korkmuştu ki, anlatamam. Kendisine yemek geldiğinde bunu imza karşılığı alması gerekiyordu. Ancak o aç kalma uğruna yemek için bile imza atmadı ve bana da, Türkiye'de bundan böyle hiçbir kağıda imza atmayacağını söyledi." Merak etmiyor değilim, bakalım Emenike bir son dakika golü daha atar mı?..

        YENİ MİLLİ TAKIM

        Milli Takım bugün Avusturya ile bir hazırlık maçı yapacak. Abdullah Avcı'nın açıkladığı kadroda, Anadolu kulüplerinden oyuncu yok. Aslında yeni milli takım bana göre Galatasaray-Fenerbahçe karması şeklinde. Bir aksilik olmazsa milli takım grup maçlarına şu on birle çıkar. Ben kadroyu yazayım, yorumu size bırakayım. Volkan Demirel (FB), Gökhan Gönül (FB), Semih (GS), Egemen (FB), Hasan Ali (FB), Mehmet Topal (FB) Hamit (GS) Selçuk (GS) Emre Belezoğlu (A.Madrid) Arda Turan (A.Madrid), Burak Yılmaz (GS)

        ANILAR

        SIKIYSA GİDİN ÇEKİN

        Yıl 1979...Türk Haberler Ajansı'nda spor servis şefiyim. Şeflik için yaşım çok genç sayılır. Spor servisinde pırlanta gibi, iki foto muhabirim var. Selahattin Koyuncu ve Fethi Uzun.

        İkisi de rahmetli oldular, nur içinde yatsınlar. Bir gün bana gelip, "Şef biz geçinemiyoruz. Sen de çok gençsin. Bu yüzden patron seni kaale almıyor. Bize bir türlü zam yaptıramıyorsun" dediler. Ben de onlara, "Güzel bir iş var, sıkıysa gidin çekin, 4 maaş ikramiyeyi anında size ödettiririm. Yarın öğleden sonra Kabataş'ta suya cemre düşecek, çekin gelip paraları kapın" dedim. Koyuncu ve Uzun kolları sıvayıp, ertesi gün Kabataş'ın yolunu tuttular. 24 saat sonra perişan bir vaziyette ajansa döndüler. İkisi de avaz avaz bağırıyordu: "Şef bu nasıl cemre, bir türlü düşmedi, ya da biz göremedik. Sana yanlış bilgi vermişler." Bu hikaye Babı Ali'de yıllardır dilden dile dolaşıp durdu..

        BİR FOTOĞRAF BİR YORUM

        Galatasaray süper kupayı almış, haklı bir sevinç yaşıyor. Kupa töreninden sonra Sarı-Kırmızılı futbolcuların saha içinde müthiş sevinç gösterileri var. Sevinç sonrasında hepsi saha ortasına yığılıp, günün anısına fotoğraf çektiriyorlar. Tabloya bakıyorum, en önde Engin Baytar var. Hani maçta hakem Cüneyt Çakır'ın yakasına yapışan Engin. Türk futbolunu 2012'de gururumuz olarak temsil etmiş bir hakemin yakasına yapışacaksın, sonra da bana göre hiç hakkın olmadığı halde o fotoğrafta yer alacaksın. Senin futbolculuğuna lafım yok. Sana bir ağabey tavsiyesi. En kısa zamanda git Cüneyt hocadan özür dile. Dile ki, belki bizler de senin notunu yükseltme gayreti içine girelim. Ne dersin sevgili Engin, haksız mıyım?..

        Diğer Yazılar