Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Süper Lig'de iyi futbol oynayan takım sayısı çok fazla değil. Ligde oynadığı futbolla ilgi çeken takımların, ortak bir özellikleri var. Ne diye merak ediyorsanız, gelin konuyu biraz açalım.

        Sezon başında çok eleştirilen ve iddia sahibi olamayacağı söylenen Beşiktaş, kısıtlı kadrosuna rağmen ortaya koyduğu futbol ile takdir görüyor. Takımın başında ise eski kaptan Samet Aybaba var.

        Antalyaspor'da bu yılın sürpriz çıkışını yapan takımı. Ligin üst sıralarında ve de oynadığı futbolla büyük alkış alıyor. Takımın başında Beşiktaş'ın unutulmaz oyuncularından Mehmet Özdilek (Şifo) bulunuyor.

        Bursaspor da alkışı hak edenlerden. Büyüklerin arasından sıyrılıp şampiyonluk bile yaşayan Yeşil-Beyazlı takımın teknik patronu Ertuğrul Sağlam. O da Beşiktaş'a uzun yıllar emek vermiş bir isim.

        Kısıtlı imkanlarla Süper Lig'de, süper işler yapmaya çalışan bir diğer takım da şüphesiz Sivasspor.

        Yiğidolar'ı başarıya koşturan Rıza Çalımbay da Beşiktaş'ın eski kaptanı ve de tarihine geçmiş bir

        ismi.

        Görüldüğü gibi, Süper Lig'e Beşiktaş'ın katkısı çok.

        Bilmem yanılıyor muyum?

        Necati Ateş neden gitti?

        Galatasaray’ın Cluj maçından önce ligde forvette biraz sıkıntı yaşaması üzerine, bazı yorumcular hemen gündeme Necati Ateş’i getirdiler. Vay efendim böyle bir golcü neden gönderilmiş, Galatasaray’ın ona ihtiyacı varmış, dediler.

        Bilen vardır, bilmeyen vardır. Gelin isterseniz Necati Ateş’in Galatasaray’dan neden gittiğini bir defa daha hatırlatayım.

        Necati Ateş, Antalyaspor’dan Galatasaray’a maddi olarak büyük fedakarlıklar yaparak geldi. Takım şampiyon olunca, yönetim de Necati’ye büyük bir jest yaparak yıllık ücretini 1 milyon Euro’ya çıkarttı.

        Bu artıştan hemen sonra Eskişehirspor, Sarı-Kırmızılı oyuncuya astronomik bir teklifle geldi. Teklif şu idi; 3 yıllık sözleşme ve her sezon için 1,5 milyon Euro. Futbolda son baharını yaşayan bir oyuncu için bu inanılmaz bir teklifti. Çünkü Galatasaray, Necati ile sadece 1 yıllık sözleşme yapacaktı. Necati Ateş bu gelişmeler üzerine önce yöneticileriyle, ardından da Fatih Terim ile görüşüp helallik istedi.

        Gerek yönetim, gerekse Fatih Terim üzülseler bile, Necati Ateş’e “Güle, güle” dediler.

        Olayın aslı budur. Unutmadan, Necati Ateş ne zaman bir Galatasaraylı yönetici görse, “Allah sizden razı olsun” demeyi ihmal etmiyor.

        Onur harikalar mı yarattı?

        Danimarka ile bugün bir hazırlık maçı yapacağız. Milli Takım Teknik Direktörü Abdullah Avcı bu defa aday kadroya Beşiktaşlı Cenk'in yerine Trabzonsporlu Onur Kıvrak'ı aldı.

        "Son milli maçtan sonra Onur harikalar mı yarattı ki bu değişiklik yapıldı?" diye sorsak, hoca buna mantıklı bir cevap veremez.

        Sevgili hocam, bu doğru kararını geçen milli maçlardan önce alsaydın da durduk yerde bir polemik yaratmasaydın olmaz mıydı?

        Geldikleri gibi gidiyorlar

        Önce neden geldiler onu anlayamamıştım. Öyle ya büyük başarılara imza atmışlar da bizim mi haberimiz olmamıştı?

        Daha sonra işi yabancı hayranlığına bağlamış, başarılı olamayacaklarını söylemiştik. Nitekim haklı çıktık. Keşke haklı çıkmasaydık. Şimdi geldikleri gibi gidiyorlar. Önce Karabükspor Michael Skibbe'yi, yolladı. Ardından da Carlos Carvalhal tabloya bakıp istifa etti.

        Kayserispor Teknik Direktörü Prosinecki ise şimdilik durumu idare ediyor.

        Bakalım ligin gidişatı bize neler gösterecek?

        ANILAR

        Şakadan anlamıyorsun

        1997/98 futbol sezonu. Gençlerbirliği Teknik Direktörü Yılmaz Vural. Takım iyi gitmiyor. Başkan İlhan Cavcav teknik direktör arayışı içine giriyor ve Metin Türel hocayla prensipte anlaşıyor. Başkan, yollarının ayrılması gerektiğini de üslubuyla Yılmaz Vural'a söylüyor. Vural profesyonel olduğunu, karara saygı duyduğunu belirtip, muhasebenin yolunu tutuyor.

        O dönemlerde anlaşmalar Alman Markı üzerinden. Yılmaz Vural'ın mukavelesinde ise görevine son verildiği takdirde 500 bin Alman Markı tazminat maddesi var. Vural haklı olarak tazminatını istiyor. Kulübün muhasebecesi durumu hemen başkana iletiyor. Başkan Cavcav kurmayları ile sözleşmeyi inceliyor ve tazminattan kurtuluş olmadığını anlıyor.

        Kasasından 500 bin Mark çıkması Cavcav'ın pek işine gelmiyor. Hemen Yılmaz Vural'ın yanına gidiyor ve "Hocam sende hiç şakadan anlamıyorsun. Biz sana şaka yaptık, sen ne anladın" deyince Yılmaz hoca idmanın, Metin Türel de evinin yolunu tutuyor.

        Diğer Yazılar