Fenerbahçe'nin ayak sesleri
GALATASARAY’IN sürpriz Karabük yenilgisinden sonra dikkatler Fenerbahçe üzerine çevirilmişti. Çünkü bu ligde Galatasaray’ın en ciddi rakibi Fenerbahçe’ydi. Ancak Sarı-Kırmızılı takımın puan kaybettiği haftalarda Sarı- Lacivertliler de mutlak rakiplerine nazire yapıyordu. Onu da çok iyi biliyorduk. Eskişehirspor maçını bunları düşünerek izlemeye koyulduk.
Gerek ligde gerekse Avrupa ayağında son haftalarda iyi sonuçlar alan Fenerbahçe maça cesaretli başladı. Oyunun ilk 15 dakikasında gördük ki, ne Aykut Kocaman ne de Sarı-Lacivertli futbolcular rakipten korkmuyordu. Fenerbahçe’nin zorlu bir deplasmanı başarıyla noktalaması sürpriz olmayacaktı. Taa ki Caner’in kırmızı kartına kadar. Bir orta alan mücadelesinde bir anda duran oyun ve bir anda çıkan bir kırmızı kart gecenin gidişatını değiştiriverdi. Eskişehirspor gibi ligin iyi takımlarından biriyle hem deplasmanda oynayacaksın hem de sahada 10 kişi kalacaksın. Böyle bir oyunu oynamak hiç de kolay değildi. Bugün inanıyorum ki Caner Erkin ve kırmızı kartı maçın önüne geçecek. Kırmızı kart doğru diyenler Caner’in küfür ettiğini söyleyecekler, olayın kahramanıysa bunu inkar edecek.
FIFA kokartlı bir hakemin çok kolay çıkardığı kırmızı kart, bu maçın değil bu haftanın en önemli olayı olmaya adaydır. Doğrusunu Fırat Aydınus, 4. hakem ve Caner Erkin biliyorlar. Biz yeniden maça dönmeye çalışalım. Beklenmedik bir anda 10 kişi kalan bir Fenerbahçe oyundan ister istemez düştü. Maça ürkek başlayan ev sahibi ise cesaretlenip rakibin üzerine gitmeye başladı. Devre biterken Hasan Ali’nin sebebiyet verdiği penaltıya çok itiraz etmemiz mümkün değil. Necati’nin penaltısıyla ev sahibinin öne geçişi Fenerbahçe’ye bir darbe daha vurdu. 10 kişi kalan ve moralman çöken Fenerbahçe’nin oyun 2. bölümünde maçı döndüreceğini düşünenlerin sayısı çok fazla değildi. Bu yarının başında ev sahibi Tello ve Dede ile kale önünde iki net gol pozisyonunu çok net harcamasa belki de maç noktalanacaktı.
Bu şans dakikaları biraz sonra Moussa Sow’un mükemmel golüyle kendini gösterdi. Skora denge gelmişti. Fenerbahçe sahada eksikti ama her futbolcu iki kişilik oynuyor iki kişilik koşuyordu. Moussa Sow ise Fenerbahçe’nin gerçek kahramanıydı. Dün geceden sonra şöyle bir özet çıkartabiliriz: Bu takım, bu inanç ve mücadeleyle ligin en büyük şampiyonluk adayıdır. Bunu ben değil sahadakiler söylüyor. Fenerbahçe’nin ayak seslerini daha net duyabiliyoruz. Tebrikler Fenerbahçe, tebrikler Aykut Kocaman...