Verin görüntüyü görün gününüzü
Türk televizyonlarında her renkten, her cinsten bir dolu spor programı var. İzleyenlere sorarsan da büyük bir bölümü bu programlardan rahatsız. Buna katılmak mümkün değil.
Beğenmiyorsan izlemezsin kardeşim. Hem izleyeceksin, hem de tepki koyacaksın, öyle yağma yok.
Her programın bir müşterisi olduğu kesin. Kimi meraktan seyrediyor, kimi gülmek, kimide vakit geçirmek için. Neyse biz gelelim asıl konumuza.
Son günlerde şu konuşuluyor. Efendim spor programlarında görüntü yokmuş, işte bu yüzden konu başka taraflara gidiyor, kavga çıkıyormuş. Eğer spor programlarının elinde görüntü olsa, bu kavgalar çıkmaz, seviye düşmez ve ortaya daha kaliteli yayınlar çıkarmış.
Bunları duydukça kendi kendime gülüyorum. Neden mi?
Bir insanın çizgisi, karakteri bellidir.Sizgörüntüversenizde vermeseniz de o programın içeriğini değiştiremezsiniz.
Gelin biraz geriye gidelim. Fazla değil, 2000'li yıllara.
O zamanlarda bu kadar spor programı da yoktu, kavga da.
Ne zaman görüntüler verilmeye başlandı, önce hakemler masaya yatırıldı. "Al ileriye, ver geriye."
Bunları ne çabuk unutuyoruz.
Görüntülerle birlikte hakemleri adeta canı çıkartıldı. Her kanal mecburen bir hakem yorumcusu aldı. Sonuç ortada.
Şimdi yine görüntü istiyorlar. Görüntülü program yapmak elbette ki işin en güzel yanı. Ancak alacağınız malzemeyi nasıl kullanacağınız önemli.
Görüntüler şartlı verilirse tamam. Aksi takdirde değişen hiçbir şey olmaz. Denemesi bedava. Verin görüntüyü, seyredin gürültüyü...
Suskun başkan
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın zaman zaman yaptığı çıkışlar Türkiye'de futbol gündemini sarsar. Son günlerde hangi spor programına baksanız (İstisnalar kaideyi bozmaz) Aziz Yıldırım ve askerliği konuşuluyor. Bazıları kantarın topuzu kaçırıyor, bazıları da saygısızlık yapıyor. Bütün bu gelişmelere rağmen gerek yazılı, gerekse sözlü basında yer alan haber ve eleştiriler karşısında Fenerbahçe Başkanı sessizliğini koruyor. Başkanın bu suskunluğu pek hayra alamet değil.
Tahmin ediyorum ki yakın zamanda başkan suskunluğunu bozacak ve yine ortalık karışacak.
Trabzonspor'a yasak mı?
Futbol Federasyonu'nun maç programları her hafta tartışılır hale geldi. Yayıncı kuruluş bu işte ne kadar etkili bilmiyorum ama bu programlar daha adil yapılabilir. Ancak anladığım kadarıyla yayıncı kuruluş 4 büyük takımın maçlarına 4 güne yayılması talebinde bulunuyor. İşte bu yüzden de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor maçları, cuma, cumartesi, pazar ve pazartesi günleri oynanıyor. Hadi bunu anladık. Peki şimdi sormak lazım. Trabzonspor'a hafta sonu maç yapmak yasak mı?
Öyle ya, Karadeniz ekibi Orduspor ile 19 Kasım, Eskişehirspor'la 26 kasım pazartesi günü oynadı. Haftaya da Gençlerbirliği ile yine pazartesi günü oynayacak.
Bunun sebebini Trabzonlular kadar bende merak etmiyor değilim.
Maçlar, diziler ve reytingler
Türk televizyonlarında reyting rekoru kıran diziler var. Öyle ki bu diziler son zamanlarda naklen yayınlanan maçları bile geride bırakıyordu. Mesela 14 Kasım 2012 tarihinde oynanan Türkiye-Danimarka milli maçını atv yayınladı. Aynı gün listelerin birinci sırasında "Muhteşem Yüzyıl" vardı. Yani bu diziyi bir milli maç bile geçememişti.
20 Kasım 2012 Salı günü Galatasaray-Manchester United ile oynadı. Salı günlerinin vazgeçilmez dizisi de "Öyle bir geçer zaman ki" idi. Ancak Galatasaray'ın maçı reyting listesinin en tepesine yerleşti.
İki gün sonra Fenerbahçe'nin maçı vardı. Perşembe geceleri, "Kurtlar Vadisi" adlı diziye geçmek mümkün olmazdı. Ama bu defa gecenin galibi Fenerbahçe'nin deplasmanda oynadığı Marsilya maçıydı.
Görüldüğü gibi kim ne derse desin, bu ülkede Fenerbahçe ve Galatasaray'ın reytingleri çok yüksek. İnanmayanlar alır, reytingleri inceler.
ANILAR
Yakın dostlar
14 Kasım 1984. (A) Milli Futbol Takımı, İstanbul'da İngiltere'ye 8-0 mağlup oluyor. 8 gol yiyen kaleci Yaşar Duran adeta şoka giriyor. Hezimetten çok yediği goller yüzünden hep ön plana o çıkıyor.
Aradan 3 yıl geçiyor. Tarih 14 Ekim 1987. Milli Takım yine İngiltere karşısında. Bu defa maç Londra'da. Yaşar Duran kadroda olmasına rağmen kale o dönem Samsunspor'da oynayan Fatih Uraz'a teslim. Genç kaleci çok heyecanlı. Yaşar maça çıkmadan önce Fatih'e moral vermeye çalışıyor:
"Sakin ol. Bu maç senin için çok önemli. Başarılı olacağına inanıyorum. Hiç bir şeyi kafana takma. Kaldı ki, ben bu takımdan 8 gol yedim. Bundan kötüsü olmaz. 8 gol yiyecek halin yok ya" diyor.
VVembley'de maç başlıyor ve bitiyor. İngiltere bizi yine 8-0 yeniyor.
Maçtan sonra Fatih'i yine Yaşar teselli ediyor.
"Fazla üzülme. Bak biz ne kadar yakın dostuz. Yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmiyor."