Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Süper Lig de ilk yarının bitmesine bir hafta kaldı. Lider Galatasaray en yakın takipçilerini 5'er puan geride bıraktı. Gerçi Antalyaspor'un bir maçı eksik.

        Sezon başında şampiyonluk hesapları yapan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor, ikinci yan lideri yakalayabilirler mi?

        Trabzonspor kötü günler geçiriyor. Taraftarlarla yönetimin arası yok. Başkan Sadri Şener kafayı kupaya takmış. Şenol Güneş takıma transfer istiyor. Kısacası Trabzonspor'un ligin ikinci yarısında Galatasaray'ı kovalayıp yakalaması, şimdilik zor gözüküyor.

        Bence Trabzonspor'un bu yılki ilk hedefi Türkiye Kupası olacak.

        Sezon başında futbolseverlerin büyük çoğunluğunun şans vermediği Beşiktaş ilk yarıda müthiş bir performans ortaya koydu. Eskişehirspor ve Gençlerbirliği maçlarında biraz şans yanlarında olsa, bugün puan olarak daha iyi duruma geleceklerdi. Genç ve tecrübesiz bir takım olarak gözüken Beşiktaş'a da acil, yeni oyuncular gerek. Bu konuda yönetim ve Samet Aybaba nokta atışları yaparsa Beşiktaş şampiyonluk şansını ikinci yarıda da sürdürür. Hem Avrupa hem de Türkiye'de kupa oyunlarında olmayışı Beşiktaş için büyük bir avantaj.

        Fenerbahçe ise rakiplerine göre çok daha kaliteli bir kadroya sahip. Devre arasında takviye yaparlar gibime geliyor. Ancak alacakları oyuncular takıma uyum sağlar mı onu bilemem.

        Başkan Aziz Yıldırım'ın durumu ortada. Yargıtay kararları bekleniyor. Alex'in gönderiliş şeklinden dolayı hem başkanın hem de Aykut Kocaman'ın eski kredileri yok.

        Ancak taraftar desteği ve mali tablo göz önüne alınırsa, Galatasaray'ı en kolay yakalayacak takım olarak Fenerbahçe gözüküyor. Tabii ki Galatasaray elini çabuk tutup kaçmazsa...

        Saran'ın jesti

        Fenerbahçeli eski yönetici Sadettin Saran haklı olduğunu bildiğim bir konu yüzünden (naklen yayınlar) kulübüyle mahkemelik olmuştu.

        Kadıköy 1 .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin atadığı hakem heyeti oybirliğiyle Saran'ı haklı buldu ve Fenerbahçe Kulübü'nün faizler hariç 7.5 milyon TL ödemesine karar verdi.

        Bu karar sonrasında Sadettin Saran, avukatlarına kulübünün 3 Temmuz sürecinden sonra zor günler geçirdiğini ve asla alacakları için icra işlemi yapılmaması talimatinı verdi.

        Sadettin Saran'ın çok iyi bir Fenerbahçeli olduğunu biliyorum. Bu jest ile Saran elini başkan Aziz Yıldırım'a uzatmıştır. Bakalım başkan uzatılan bu eli sıkacak mı?

        Krasic ve Stoch

        Miroslav Stoch ve Milos Krasic...

        Fenerbahçe'nin bana göre faydalanması gereken çok önemli iki oyuncu.

        Bu oyuncuların nasıl transfer edildiklerini bir hatırlatayım. Slovak Milli Takımı'nda oynayan Stoch'un transferinde Fenerbahçe ve Galatasaray ciddi bir şekilde kapışmışlardı.

        Chelsea'li oyuncuyu sonunda 5.5 milyon Euro bonservis bedeli ödeyen Fenerbahçe almıştı. Bu transfer sonrasında Sarı-Lacivertli taraftarlar adeta bayram yapmıştı.

        Sırp Milos Krasic'in transferi için de Fenerbahçe yönetimi çok uğraş vermişti. Bu oyuncu da Juventus Kulübü'ne 7,5 milyon Euro ödenerek alındı.

        Bugün bu iki oyuncuyu büyükler dahil hangi Süper Lig takımına verirseniz verin, gittikleri takıma büyük katkı sağlar.

        Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman ise bu ikiliye hala "yedek oyuncu" muamelesi yapıyor. Ben bu işten bir şey anlamıyorum.

        Anlayan F.Bahçeli var mı onu da merak ediyorum.

        Allah korusun

        Türkiye Kupası grup maçları bugün başlıyor. 1461 Trabzon A Grubu'nda ,Trabzonspor da B Grubu'nda mücadele edecek.

        Statü gereği gruplarında ilk iki sırayı alan takımlar çapraz olarak birbirleriyle eşleşecek. Şimdi düşünün.

        Trabzonspor kendi grubunu lider olarak bitirebilir.1461 Trabzon da kendi grubunda ikinci olsa ve karşı karşıya gelseler...

        Bu maç bir anda Türkiye'nin gündemine oturur. Ben "Allah korusun" diyorum.

        Çünkü biz bu işin ne dedikodu ile ne de senaryolarıyla başa çıkamayız.

        Takke düştü

        Gazeteci Ali Eyüpoğlu'nun öncülük yaptığı önemli bir konu sonunda noktalandı. Biliyorsunuz artık reyting ölçümlerinde uyanıklara yer yok. Bir programı üçe, beşe, ona bölerek sadece ve sadece kendilerini kandırıp, emek hırsızlığı yapanlar hapı yuttu. Bölünme yasağından sonra bakıyorum da, düne kadar reyting rekoru kıranlar(!) artık ilk 100'e girmek için her türlü yolu denemeye başladı.

        Kısacası "Takke düştü, kel göründü."

        Diğer Yazılar