Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Galatasaray maçından sonra gördüğü kırmızı kart ve hakem Halis Özkahya'ya yaptığı hareketleri oturup günlerce konuştuk. Hakeme tükürdü mü, tükürmedi mi muhabbeti de hem görsel hem de yazılı basına büyük malzeme oldu.

        12 maçlık cezasının 4 maça inmesi için Fenerbahçe yönetimi büyük bir savaş verirken, Sarı-Lacivertli taraftarlar da oyuncuları Raul Meireles'e tam destek oldular.

        Bizler Portekizli oyuncunun bu olaydan sonra dersler çıkartacağını düşünürken, Meireles ikinci bombayı Mersin'de patlattı. Tansiyonu düşük bir maçta gördüğü kartla cezalı duruma düştü. Hem de takımı için son derece hayati Trabzonspor maçı olduğunu bile bile.

        Fenerbahçe'nin bu yıl ligde olduğu kadar Avrupa'da da bir hedefi var. Sarı-Lacivertliler, UEFA Avrupa Ligi'nde en azından bir yarı final oynamak istiyorlar. Bu yolda ilerlerken ilk engel olan Bate Borisov'u devirmek gerekiyordu. Geçtiğimiz hafta Belarus'ta oynanan ilk maçta yaşananlar malum. Takımı için son derece önemli bir oyunun hemen başında rakibe tekme atmak ve kırmızı kart görmek normal insanların yapacağı işler değildi.

        Dünyanın hiçbir ülkesinde göremeyeceği sevgi, hiçbir yerde alamayacağı ücret bile Meireles'i yola getirmiyorsa, bu oyuncu oynasa ne yazar oynamasa ne yazar. Takımın ona en çok ihtiyaç duyduğu maçları dışarıda geçiren bir futbolcunun aslında Fenerbahçe'de yeri olmamalı. Diyorlar ki; adam hayatında hiç kırmızı kart görmemişti buraya gelene kadar. Onu benim külahıma anlatsınlar. Böyle ucuz kartları gör bakalım Chelsea'de, gör bakalım Portekiz Milli Takımı'nda da adamı ne yapıyorlar?

        Geçtiğimiz hafta içinde Portekiz Milli Takımı ile Ekvator arasında oynanan özel maçı seyrettim. Oynadığı süre içinde oyuna olumlu tek katkı yapmayan Meireles'i biz burada vazgeçilmez yaptık. Fenerbahçe son haftalardaki en iyi futbolunu Trabzonspor'a karşı oynadı. Acaba Meireles olsaydı takım bu kadar başarılı olur muydu?

        Özetle, formasının hakkını vermeyen, onu terletmeyen ve de profesyonelliği sadece transferde aklına getiren yabancılarla işimiz olmamalı.

        Bakalım Sarı-Lacivertli taraftarların bundan sonra Meireles ve o yoldaki futbolculara tepkileri nasıl olacak?

        Sözüm daha çok düne kadar Meireles'i omuzlara almaya kalkanlara...

        Volkan Demirel'den 'FEDA'

        Fenerbahçe'nin milli kalecisi Volkan Demirel geçen sezonki formundan biraz uzak. Bu konuyla ilgili geçtiğimiz günlerde Rüştü Reçber ile bir sohbet yapmıştım. Rüştü bana, "Volkan, Türkiye'nin en iyi kalecisi ama onu son maçlarda biraz dalgın görüyorum. Kafasını kurcalayan nedir bilmiyorum. Birilerinin onunla oturup konuşması ve problemi varsa da hemen çözmesi gerek" demişti.

        Volkan Demirel ile ilgili bir istihbarat da ben yaptım ve şunu öğrendim. Milli kaleci, takımı için büyük bir fedakarlık yapıyor. Doktorlar ligin devre arasında Volkan'a, "Ameliyat ol" diyorlar. Ancak milli kaleci, "Ameliyat olursam, devreyi kapatırım. Takımımı bu zorlu dönemde yalnız bırakamam.

        Oynayamayacak duruma gelene kadar oynayacağım" cevabını veriyor.

        Kısacası, takımı için en büyük "FEDA" Volkan Demirel'den...

        Gülümse be hocam

        Fenerbahçe kendi sahasında Sivasspor'a maç kaybediyor. Maçtan sonra Aykut Hoca'yı dinliyorum, yüzü asık, morali bozuk.

        Fenerbahçe kendisi için son derece hayati Trabzonspor deplasman maçını kazanıyor. Karşılaşma sonrası Aykut Hoca'yı dinliyorum, yüzü yine asık, yine mutsuz. Maçı izlemesem, skoru bilmesem, sanırım ki Fenerbahçe maçı kaybetmiş.

        Bu maçtan sonra yüzlerce Fenerbahçeli ile konuştum. Hepsi bana, "Bizim Aykut Hoca'nın yüzü neden gülmüyor. Bu takım 3 kulvarda yarışmasına rağmen hocayı mutsuz görüyoruz" dediler.

        Tahmin ediyorum ki, milyonlarca Sarı-Lacivertli taraftar da senin gülmeni istiyor.

        Onlara hak vermemek elde değil.

        Tamam hocam, kahkahalar atma ama biraz olsun gülümse...

        Kadere bak

        Mustafa Denizli ve Oğuz Çetin. Türk futboluna uzun yıllar hizmet etmiş ve de etmeye devam eden iki teknik adam.

        Fenerbahçe'yi tarihinde ilk kez şampiyon yapan yerli teknik direktör olan Mustafa Denizli şimdi Rizespor'u Süper Lig'e çıkarmaya çalışıyor.

        Fenerbahçe'de uzun yıllar top koşturan, teknik adamlığını da yapan Oğuz Çetin de şu sıralarda Boluspor'un başında.

        Bilindiği gibi Mustafa Denizli, Fenerbahçe'de teknik direktörlük yaparken, yardımcı olarak da kendisine Oğuz Çetin'i seçmişti. Bir zamanlar kader birliği yapmış ikili bu hafta sonunda karşı karşıya geliyor.

        Hafta sonunda Rizespor-Boluspor maçı var. İki teknik adam bu defa ciddi rakipler. İkisinin de hedefi takımlarını Süper Lig'e çıkartmak. Kadere bak. Bakalım bu ilginç eşleşmede gülen taraf kim olacak?

        Diğer Yazılar