Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        UEFA son yıllardaki en ağır cezalardan birini Fenerbahçe'ye verdi. Bu ceza şüphesiz çok tartışılacak. Çok kafalardan, çok sesler çıkacak. Konuda uzman olanlar yol göstermeye çalışacak. Sonuçta UEFA,

        Fenerbahçe'ye sempatik gelmiyorsa, bu ceza çekilecek.

        Şimdi bunları bir kenara bırakalım ve olayın perde arkasına bir göz atalım. Bu işin bu hale gelmesinin en büyük nedenlerinden biri, bana göre stadın etrafına kurulan dev ekrandır.

        Dev ekran niçin kuruldu hala anlamış değilim. Bir kulüp takımı Avrupa'da çok önemli bir maça çıkar;maç şifreli bir kanaldan yayınlanır, anlarım. Kadıköy'de stadın yanına dev ekran kurmak neyin nesi? Ben merak ediyorum. Bu kimin fikridir, kimden izin alınmıştır, Fenerbahçe yönetimi bu işe onay vermiş midir?

        İddia ediyorum ki, o gün stadın yanına o dev ekran kurulmasa bu olaylar yaşanmayacaktı.

        Stadın yanında toplanan kalabalık, olayı gerçekleştirenlere de ortam hazırlamış, cesaret vermiştir.

        Maç açık kanaldan yayınlanıyor. Dev ekran olmasa, taraftar evinde ya da bir cafede bu maçı seyrederdi. Hiçbir Fenerbahçeli takımının bu önemli maçını seyretmeden durmaz, stat çevresinde de

        toplanmazdı.

        Bu olay yaşanmasa bile, Kadıköy'de başka gerginlikler olabilirdi.

        Diyelim ki, Fenerbahçe elendi. O taraftar grubunun, o sinirle, kendi takım oyuncularına ya da rakip takım futbolcularına tacizde bulunmayacaklarını kim garanti edebilirdi?

        Sonuç olarak olayın bu hale gelmesinin en büyük sebebi Kadıköy'de kurulan dev ekran olmuştur. Dev ekran fikrini ortaya atanlar ve bunu hayata geçirenler umarım ki, bu olaydan büyük bir ders çıkartmışlardır. Fenerbahçe taraftarına "şirin" gözükmek adına yapılan bu iş bakın ortaya nasıl ağır bir fatura çıkarttı.

        Dev ekran gitti, dev ceza geldi.

        Mehmet Topuz

        Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği önemli oyunculardan biridir Mehmet Topuz.

        2009 yılındaki transfer macerası ile tüm futbolseverlerin de ilgi odağı olmuştur. Önce Beşiktaş’la görüşen, anlaşan; mikrofonlara, “Ben çocukluğumdan beri tuttuğum takıma gidiyorum” diyen milli oyuncu, son dakika golüyle Fenerbahçe’ye transfer olmuştur. Bu transfer için çeşitli dedikodular üretilmiş, değişik senaryolar yazılmış; Fenerbahçe, Beşiktaş ve Kayserispor kulüpleri adeta birbirlerine düşmüşlerdir.

        Mehmet Topuz’un, Fenerbahçe’ye gelişi, ilk yıl ortaya koyduğu performans ve gelen şampiyonluk, onun uzun yıllar Sarı-Lacivertli formaya hizmet edeceğinin sinyallerini vermiştir.

        Sarı-Lacivertli futbolcu, 2010-2011 sezonunda Fenerbahçe Profesyonel Futbol Takımı’nın 34 maçının hepsinde forma giyerek Türkiye Ligleri’nde bir sezonda en çok maça çıkan oyuncu olmuştur.

        Takımın her maçında oynayan Mehmet Topuz, bu sezondan sonra yavaş yavaş Aykut Kocaman’ın nedendir bilinmez gözünden düştü. Şu sıralarda formayı kapma şansı da yok denecek kadar az.

        Transferinde olay yaratan, taraftarın en çok beğendiği futbolcu olan Mehmet Topuz neden dışlanmak üzere? Bu sorunun cevabını merak etmiyor değilim. Rekor denilecek bir parayla Kayserispor’dan Fenerbahçe’ye gelen Topuz’un günleri sayılı gibi.

        Fenerbahçe’ye gelişi olay olan bu oyuncunun gidişini bakalım kim nasıl anlatacak?

        Dakika 90

        Konu Mehmet Topuz'dan açılmışken Beşiktaş-Fenerbahçe maçının dakikası oynanıyor. Teknik direktör Aykut Kocaman oyuncu değişikliği yapıyor. Gözlerime inanamıyorum. 90. dakikada kaptan Emre Belözoğlu yerini Mehmet Topuz'a bırakıyor. Bana bu değişikliğin sebebini açıklayacak bir futbolcu, bir teknik adam, bir futbolsever varsa çıksın ortaya merakımı gidersin. İnanılır gibi değil. Bu dakikalarda oyuncu değişiklikleri ya zaman kazanmak ya da çıkan oyuncuyu tribünlere alkışlatmak için yapılır. Sizce Aykut Kocaman bu değişikliği ne için yapmıştır? Hem de oyun 2-2 devam ederken.

        F.Bahçe'nin yedekleri

        Aykut Kocaman'ın gözüne giremeyen, ilk on birde fazlaca şans bulamayan Fenerbahçe'nin yedeklerinden birtakım yaptım. İşte o takım. Mert Günok-Orhan Şam, Serdar Kesimal, Joseph Yobo, Hasan Ali Kaldırım -Mehmet Topuz, Selçuk Şahin, Salih Uçan, Miroslav Stoch-Krasic, Semih Şentürk.

        Nasıl takım ama? Beşiktaş ve Trabzonspor başta olmak üzere diğer takımlar, kulübelerine oyuncu bulamazken, Fenerbahçe'nin milyon dolarlık yedekleri kenarda bekliyor. Başta Samet Aybaba ve Tolunay Kafkas olmak üzere, hangi teknik adam bu işi kıskanmaz söyler misiniz?

        Asıl şimdi konuşun

        Geçtiğimiz hafta içinde Galatasaray ve Fenerbahçe cephelerinden öyle açıklamalar geldi ki, ortalık bir anda toz duman oldu. Hafta sonu maçlar oynandı. Eskişehir deplasmanında Galatasaray beraberliği zor kurtardı. Maçtan sonra Ümit Davala ve futbolcular, basın toplantısına konuşmak için değil konuşmamak için geldiler.

        Fenerbahçe, ezeli rakibi Beşiktaş'a yenildi. Karşılaşma sonrasında "çıt" çıkmadı. Aykut Kocaman da mecburiyetten bir iki laf etti. Halbuki asıl konuşmaları gereken zamanda susuyorlar. Konuşsunlar, bir bildikleri varsa anlatsınlar ki bizlerde aydınlanalım.

        Eğer ortada bir protesto varsa onu da bilelim. Yayıncı kuruluşu protesto ediyorlarsa, el insaf.

        Neden mi?

        Bugün kulüpler transferde paraları bol keseden dağıtıyor, önüne gelen futbolcu da 2-3 milyon Euro götürüyorsa, bunu en başta Digitürk'e borçlular.

        Bilmem anlatabildim mi?

        Diğer Yazılar