Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KADRONUZDA banko oynayan 3 oyuncudan (Emre, VVebo, Meireles) yoksunsunuz... Böyle maçlar için şart olan tribün desteği de yok. Rakip Plzen'nin dış saha maçlarında daha iyi oynadığını tam bir kontratak takımı olduğunu biliyorsunuz.

        Maçın gidişatına tesir edicek ayaklardan da mahrum olduğunuzdan B planı yapmanız da zor... işte Aykut Kocaman ve ekibi dün geceki rövanş maçına böyle çıktı. Kaybedecek hiçbir şeyi olmayan Plzen'nin maçın ilk bölümündeki saha içi görüntüsü bizi yanıltmadı. 'Maceraya gerek yok' diyen ve kontrollü oynayan Fenerbahçe karşısında topla daha çok buluşup daha atak gözüktüler. Fenerbahçe ise evinde olmasına rağmen defansif tedbirlerini ön plana alıp, golü ani ataklarla düşündü. Mehmet Topal'ın sakatlanıp oyundan çıkması sonucu maça başlayan Salih Uçan'ın istekli ve hareketli oyunu, F.Bahçe'nin etkisini artırdı. Devre biterken, çabukluğunu ve fırsatçılığını kullanan genç Salih'in golü soyunma odasına takımını önde götürdü. Fenerbahçe, golü rakibinden önce bulunca hem rahatladı hem de üzerindeki gerginliği attı. Oyunun ikinci bölümü daha rahat geçer diye düşünmüştük. Ancak Bekir'in bir anlık hatası ve Volkan'ın kapattığı köşeye gelen topu çıkartmaması ile gelen gol, maçın şeklini şemalini değiştirdi. Fenerbahçe'de gereksiz bir panik başlarken, Plzen oyunun tamamen hakimi oldu. Sarı-Lacivertli ekip defansı düşünmekten hücum bile yapamadı. Kısacası ödümüz koptu. Maç sona erdiğinde çeyrek finalist olan Fenerbahçe'de herkes derin bir 'oh' çekiyordu. Bu takımı çeyrek finalist yapan gol ise bana göre ilk maçta atılmıştı. O zaman 'Sağolasın Webo' diyebiliriz. Futbol sonuç oyunudur. Tebrikler Aykut hoca, tebrikler Fenerbahçe...

        Diğer Yazılar