Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Sayın hocam, isminiz henüz açıklanmadı. (Yazıyı yazdığımda da belli değildi. Varsayalım Ersun Yanal)

        Geç oldu ama temiz oldu deyip, konuya gireyim.

        Fenerbahçe camiası ve taraftarı sadece ve sadece şampiyonluklar ve kupalar ile mutlu olur. Tahmin ediyorum ki, bunu bilerek görevi kabul ettiniz.

        Fenerbahçe'de siz geldiğinizde, kafanız çok karışmasın diye başkan ve arkadaşları hemen hemen transferi bitirdiler sayılır. Yeni gelen oyuncular hakkında yine tahmin ediyorum ki sizinde fikirleriniz vardır. Yeni transferleri hemen takıma monte edip, sahaya sürmeyi düşünüyor musunuz? Yoksa takıma yeni takviyeler isteyecek misiniz?

        Kaleci Volkan Demirel, geçtiğimiz sezonun büyük bir bölümünde fedakarlık yaparak oynadı. Bildiğim kadarıyla, sezon sonunda herhangi bir operasyon da geçirmedi. Volkan Demirel in başına sakatlığıyla ilgili herhangi bir problem gelirse, diğer iki kaleciniz (Mert ve Serkan) üç kulvarda mücadele etmeniz halinde yeterli olacak mı?

        Fenerbahçe yönetimi, yabancı oyuncu kararında Futbol Federasyonu'nun yanında. Peki siz elinizdeki 10 yabancı futbolcuyu ne yapacaksınız? Bu futbolcular içinde göndermeyi planladığınız isimler, yönetimin düşündüğü isimlerle aynı mı?

        Orta sahada üç takım çıkartacak kadar oyuncunuz bulunuyor. Bu alanda tercih yaparken zorlanır mısınız?

        İsminizin çok geç açıklanması, sizin için bir dezavantaj olur mu?

        İşinize karışacak kişilerin olacağını düşünüyor musunuz?

        Sezon sonu itibariyle yakalanacak başarı da, size ne kadar pay çıkartılır bilemiyorum.

        Başarısızlık halinde ise faturayı tamamen kendinizin ödeyeceğini biliyor musunuz?

        Gerçekten çok ama çok zor bir görevi kabul ettiniz. Bunun için sizi bir defa daha kutluyor, Allah yardımcınız olsun diyorum.

        Sevgilerimle.

        Büyüklerde kongre

        Geçtiğimiz 15 gün içinde hem Beşiktaş hem de Galatasaray'da seçim kongreleri vardı.

        Beşiktaş'ta iki aday yarışırken; Galatasaray'da Ünal Aysal seçime tek listeyle girdi.

        Yeniden seçilen iki başkana başarılar dileyerek, büyüklerin kongrelerine dönmek istiyorum.

        Beşiktaş Kulübü'nün 20 bine yaklaşan üyesi var. Aidatını yatırıp kongreye katılanların sayısı ise 6 bin kişiyi bulmuyor. Kısacası neredeyse kongre üyelerinin dörtte üçü gidip oy atmamış.

        Dünyanın başka bir ülkesinde kongre üyelerinin neredeyse yarısından fazlasının gelmediği bir futbol kulübü başkanlık seçimi var mıdır?

        Galatasaray'da da durum çok farklı değil.

        Genel üye sayısı yaklaşık 1 7 bin kişi. Aktif üye sayısı ise 8900.

        Üyelerden 4375 kişi vefat etmiş. Kaydı dondurulmuş (aidatlarını ödemedikleri için) 2695 üye var.

        Son kongreye gelen üye sayısı ise1500. Ünal Aysal'ın aldığı oy sayısı da 1404.

        Bu tablolar karşısında, işler ters giderse hiçbir üyenin ahkam kesmeye hakkı olamaz.

        Zahmet edip, oy kullanmaya gidemeyenlerin ise ağzını bile açmaması lazım.

        Haksız mıyım? Ne dersiniz?

        Yeni başkanlar yeni heyecanlar

        Ne yalan söyleyeyim ben, Eskişehirsporda Halil Ünal'ın görevine devam edeceğini, Bursaspor da da ağabeyinden dolayı Hayri Yazıcının başkan seçileceğini düşünüyordum.

        Ancak iki kulübün genel kurul üyeleri tercihlerini farklı kullandılar.

        Eskişehirspor'un yeni başkanı Mesut Hoşcan, Bursaspor'un da yeni başkanı Erkan Körüstan oldular.

        Antalyaspor'da ise yorulduğunu belirterek aday olmayan Hasan Akıncıoğlu'nun yerine yeni başkan Gültekin Gencer oldu.

        Yeni başkan; yeni yönetim, yeni heyecanlar demek...

        Üç yeni başkana hayırlı olsun diyerek bir hatırlatma yapalım.

        Bursaspor, Eskişehirspor ve Antalyaspor, bu ligin renkli takımlarından. Lütfen çıtayı daha da yükseltin. Yükseltin ki hem takımlar hem de Türk futbolu kazançlı çıksın.

        Zekeriya Alp ve vefa

        Murat Özarı ve Fikret Engin, Bay Tahmin adlı bir televizyon programı yapıyorlar. Bir hayli başarılı olan bu ikili uzun yıllar da benimle birlikte çalıştılar.

        Murat Özarı, rahmetli Çoşkun (Özarı) Ağabey'in oğlu. Yaptıkları program gecenin ilerleyen saatlerinde başlıyor. Geçen hafta bir baktım ki, programlarında MHK Başkanı Zekeriya Alp var. Hem şaşırdım, hem sevindim.

        Yayıncı olarak büyük iş yapmışlardı. Ertesi gün sayın Alp'i aradım. Gecenin ilerleyen saatlerinde katıldığı programı sordum. Bakın neler dedi:

        "Çoşkun Ağabey'i anmak için o programa çıktım. Oğlu Murat'ın canlı yayın teklifini bu yüzden kabul ettim. Türk futbolunu büyük hizmetleri dokunan bu büyüğüm için ne yapsak azdır. Onu her zaman rahmetle ve saygıyla anıyorum."

        Sayın Zekeriya Alp'in bu duyarlılığını takdir etmemek mümkün değil.

        Vefa'nın sadece bir semt adı olmadığını bir defa daha öğrendik, öyle değil mi?

        Diğer Yazılar