Maçı bırak CAS'a bak
RÖVANŞTAN umudu olmayan F.Bahçe'nin dün gece tek bir amacı vardı: İyi futbol, iyi bir sonuç ve prestij kazanmak. Futbolda zaman zaman futbolseverleri hayrete düşürecek sonuçlar alınır. Dün geceye de böyle bakanlar var mıydı bilmem ama biz rövanş oyunu için pek hayal kuranlardan değildik. Nedenleri de çok açıktı. F.Bahçe henüz ideal on birini bulamamıştı. Sarı-Lacivertli futbolcuların ne keyifleri ne moralleri ne de havaları yerindeydi. Sezon başı olmasına rağmen teknik direktöre ömür biçenler vardı. Taraftarın takıma sonsuz güveni ve desteği yoktu. Bu şartlar altında F.Bahçe'den bir mucize beklenir miydi?
Arsenal işi ilk maçta bitirmişti. Maç başladı, kendini pek sıkmadı. F.Bahçe ise Kadıköy'ün aksine rövanş anında daha hareketli daha istekli ve de daha hırslı görünüyordu. Rakibe önde basan, iyi pas yapan F.Bahçe bu yarıda Kadıköy'de bulamadağı pozisyonları da buldu. F.Bahçe pozisyon bulurken rakip ilk ciddi atağında öne geçti. Gol, F.Bahçe'nin gardını da düşürdü. Sahadaki oyun tamamen formaliteye dönüştü. Oyunun ikinci bölümünde de farklı işler olmadı. Sonuçta da sonucu belli bir maç, beklenen şekilde noktalandı. F.Bahçe'de dün gece dikkatimi çeken iki konuya da bir değinelim. Sol kanatta Hasan Ali varken Kadlec alındı ama Caner oynuyor. Caner defansif oyunu beceremeyen bir futbolcu. Emenike geldikten sonra ise Sow'a bir şeyler oldu. Geçen sezonki Sow'un yerinde yeller esiyor. Bu takımın bu şartlarda ideal 11'ini bulması çok zor. Şimdi gözler CAS'ta. 90 dakika sonunda her F.Bahçeli tahmin ediyorum ki yarın (bugün) CAS'tan gelecek kararı bekliyor. Çünkü CAS, F.Bahçe'ye ya tamam ya da devam diyecek.