Son Dakika

Türk basınına bilimsel test

03.03.2018 - 04:27 | Güncelleme:

 

DÜN girizgâhını yapmıştım, perşembe günü çok önemli bir kitabın tanıtımını gerçekleştirdik.

Ptolemaios Atlası’nın tıpkıbasımının tanıtımını.

Dünyadaki en önemli el yazmalarından biri.

Döneminin büyük matematikçisi ve haritacısı Ptolemaios tarafından yapılan, dönemin bilinen coğrafyasını anlatan ilk atlas.

Dünyada birkaç kopyası kalmış.

En temizi Vatikan arşivlerinde, en önemlisi ise Topkapı Sarayı’nda.

Fatih Sultan Mehmed buldurup saraya aldırmış ve kullanmış.

Sonrasında unutulmuş.

Cumhuriyet’in kuruluşundan sonra sarayın dehlizlerinde sular içinden çıkmış.

Atatürk’ün emriyle Almanya’dan davet edilen bir restoratör tarafından kurtarılabildiği ölçüde kurtarılmış.

10 yıl kadar önce gelişen teknolojiyle yeniden onarılmış.

İlgilenen araştırmacılar tarafından özel izinle ziyaret edilip incelenebilen bir kitap.

Ve ilk kez çok iyi bir tıpkıbasımı yapılıyor. 1999 adet.

O kadar önemli ki, dünkü yazımda da belirttiğim gibi İtalyan Grandük Medici adını duyunca heyecanlanıp “Keşke ben de gelip görseydim” diyor.

O kadar önemli ki kitap, coğrafi keşiflerin yapılması bile bu atlas sayesinde mümkün olmuş.

İşte bu kitabın basın tanıtımını yapıyoruz.

Tanıtım öncesi Celal Şengör, “Ne dersin Fatih, medyamız bu tanıtıma ilgi gösterir mi? Çok önemli bir iş bu” diyor.

Ben de Celal’e, “Sen abuk sabuk bir laf etmezsen haber bile olmaz emin ol” diyorum.

Prof. Celal Şengör, uzun uzun kitabın önemini, değerini anlatıyor, Fatih Sultan Mehmed’den uzun uzun övgü dolu sözlerle bahsediyor ardından ben Cumhuriyet döneminde Topkapı Sarayı’nda bulunan Piri Reis haritasına getiriyorum sözü.

Ve Celal Şengör, Piri Reis haritasının ne kadar değerli olduğunu anlatırken, “Eğer o harita Fatih Sultan Mehmed zamanında çizilmiş olsaydı, Piri Reis o haritayı Fatih’e getirseydi, Osmanlı İmparatorluğu bambaşka bir yöne giderdi, ama Kanuni salak olduğu için bu haritanın önemini anlamadı. Eğer anlayıp dünyanın nasıl değiştiğini görseydi, Osmanlı yıkılmazdı, bugün hâlâ dünyanın en büyük devleti olurduk” diyor.

Ve masanın altından bana bir tekme atıyor. “Bu cümlem haber olur herhalde” demek için.

Ve yanılmıyoruz.

Ertesi gün Ptolemaios Atlası’ndan iki kelime bahsedenler, Celal Şengör’ün “attığı oltayı” yutarak, sadece ve sadece basının anlayışını test etmek için kullandığı tek kelime üzerinden haber yapıyorlar.

Sabah beni arayan Celal Şengör, “Testimiz başarılı oldu. Türk basınının haber anlayışının ne olduğunu bilimsel olarak ortaya çıkardık” diyor.

Giyotinin altına uzattığı boynunu bilimsel deney yapmak için kullanan bilim adamı Lavoisier gibi.

Vurun Celal’e ama en azından Ptolemaios Atlası’ndan da biraz bahsedin.

Çok önemli çünkü.

********

Hakkınızı helal edin çocuklar

ÖNCEKİ gün yine 8 şehit verdik.

Daha da vereceğiz ne yazık ki, savaşmak böyle bir şey.

Bir başbakan yardımcısının bir zamanlar “Kâğıttan kaplan” dediği ordu, bu ülke bir kalsın, bütün kalsın diye orada canını kanını veriyor.

Bizim tek yapabildiğimiz onlar için dua etmek, onların destanını kâğıda dökmek, haklarını teslim etmek.

Bin yıldır bu vatan onların kanları üzerinde ayakta duruyor.

Haklarını helal etsinler bize.

Onlara çok şey borçluyuz ve borçlanmaya devam ediyoruz.

*******

Bir grandükün demokrasi anlayışı

MEDICI’lerin yaşan en büyük temsilcisi Ottaviano de’ Medici di Toscana di Ottajano ile yemek yediğimizi söyledim dün.

Kendisiyle uzun uzun sohbet ettik.

Sıkıcı, boğucu gündemden uzak biraz bu sohbetten bahsetmek istiyorum.

Sohbetimiz sırasında Ertuğrul Özkök genelde siyasete ve asalete yönelik sorular sordu kendisine, ben ise siyasetten hayli sıkılmış biri olarak sanattan söz ettim.

İşte anlattıkları.

- Medici Ailesi İtalyan siyasetinde etkili oldu mu? Siyasete bakışınız nasıl?

Medici: Siyasetten mümkün olduğunca uzak duran bir aileyiz. İlgilenmedik. Zaten ilgilenmemiz de pek istenmedi herhalde. Günlük siyaseti hoş bir iş olarak görmüyorum şahsen. Seçimlere de inanmıyorum. Doğru bir yöntem olarak görmüyorum. Bana göre siyaset elitlerin işi olmalı. “Election” doğru bir yöntem değil. Ben “selection”a inanıyorum. Eğer bir seçim yapılacaksa, “selected”ler arasında yapılmalı.

Medici’nin demek istediği şu, Türkçe’de her iki kelimenin karşılığı aynı gibi olsa da “selected” aslında “seçkin” diye düşünülmesi gereken bir tanım. Yani bir seçim yapılacaksa “Seçkinler arasında yapılmalı” demeye getiriyor.

Bu yanıt bize biraz garip geliyor, “Niye?” diyoruz.

Yanıtı şöyle: Noble (Soylu) kelimesi köken olarak bilmekten gelir. Geçmişte soyluluk bilmekle eşanlamlıydı. Bilenler yönetmeli, cahiller değil. Sonrasında bu bilgi kuşaktan kuşağa aktarıldığı için soyluluk diye bir kavram doğdu. Bunun aslı “bilgili olanlar” demek. Seçim, bilenler arasında yapılırsa bir anlam taşır.

 

Filantropinin 5 basamağı

ÖZKÖK sormaya devam ediyor.

- Soylu olmak nasıl bir duygu? Bir soylu aileden gelmek farklı bir sorumluluk mu?

Medici’nin yanıtı ilginç:

- Biz soylu bir aile değiliz. Bizim ailemiz kral ailesi. Ben grandüküm. Biz soyluluk unvanı verme yetkisine sahibiz. Bu soyluluktan öte bir şey. Ama kastettiğiniz şeyi anlıyorum. Elbette herkes gibi davranma şansımız yok. Kendimize belirlediğimiz birtakım tarihi görevler var. Bunları gerçekleştirmek zorundayız.

Aile geleneği olarak filantropi (Varlıklarını, gücünü, parasını sosyal fayda için harcamak) geleneği olan bir aileyiz ve bunu sürdürmek zorundayız. Filantropide 5 kademe vardır. Bunun birincisi sağlıktır, ikincisi eğitimdir, üçüncüsü sanattır. Dördüncüsü imardır. Beşincisi ise dindir.

Biz şimdi özellikle ilk üç alanda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz ve aile varlıklarını bu yönde değerlendiriyoruz.

Ben takılıyorum: “En azından lokantalarda yer ayırtma konusunda unvanınızın faydasını görüyorsunuzdur.”

“Biz asla lokantalarda yer ayırtmayız. Zaten herhangi bir lokantaya da gitmeyiz.”

“Hayatınızda lokantaya gitmediniz mi yani?” diyorum.

“Gittim ama davet edilirsek gideriz. Yer ayırtmayız. ‘Biz geleceğiz’ demeyiz.”


Evin duvarında Caravaggio

SORU sorma sırası bana gelince, “Floransa’da geçmişte ailenize ait olan saray ve galerileri gezerken ailenizin son ferdinin 17. yüzyılda öldüğünü ve tüm Medici varlığının Floransa halkına onun tarafından armağan edildiğini söylemişlerdi. Sizin bunlarda bir hakkınız yok mu?” diyorum.

“Onların işine öyle geldiği için öyle söylüyorlar. Ama Medici’ler bitmedi. Aile Bourbon Hanedanı’nın İtalya’ya hâkim olmasından sonra iki kola ayrıldı ve biz Güney’deki d’Ottojano Hanedanı ile birleştik ve iki adı birden kullanmaya başladık” diyerek açıklık getiriyor.

“Peki onca muazzam sanat eseri üzerinde hakkınız kalmadı. Sizin evin duvarında yok mu güzel bir şeyler?” diye ısrarla soruyorum.

“Var” diyor ve elindeki iPad’den şahane bir Raphael tablosu gösteriyor. Sonra da bir Caravaggio tablosu.

“Bunlar da var. Daha da var ama duvarlarımızda değil. Tüm aile varlıklarını bir vakıf bünyesinde topladık. Bunları dünyanın farklı yerlerinde sergiliyoruz. Bu güzellikleri paylaşıyoruz” diyor.

 

Michelangelo çok zengin bir sanatçıydı

SONRAKİ sorum daha da fena: “Leonardo da Vinci’ye, Michelangelo’ya sanat eseri ısmarlayan ve ‘Bunu beğenmedim, yeniden çiz’ diyebilen bir aileden geliyorsunuz. Şimdiki sanata bakışınız nasıl?”

Medici, “Haklısınız. Zaten o dönem sanatını bu kadar güzel yapan da buydu. Ressam her zevke hitap eden, pazarlanabilecek bir ürün yapmıyordu. İşi bilen birini tatmin edecek kalitede bir eser çıkarmak zorundaydı. Bu nedenle bu eserler bugün hâlâ bu kadar güzel ve önemli. Ben modern sanatı sevmiyorum. Ben komisyon etmeye inanıyorum. Şimdi böyle bir şey yok. Sanatçı pazarlayabileceği, galerinin istediği bir şeyler yapıyor. Eskinin güzelliği yok artık” diyor.

“Sanatçılara iyi para vermediniz galiba o zamanlar” soruma aldığım yanıt ise ilginç.

“Tam aksine, mesela az önce sözünü ettiğin Michelangelo çok zengin bir adamdı. Aile kayıtları gösteriyor ki, Medici’ler Michelangelo’ya 1 milyon düka vermişler. Bu bugünün 1 milyon Euro’su değil. Michelangelo lüks içinde yaşayan çok zengin bir sanatçıydı” diyor.

Ve çok ilginç bir bilgi veriyor:

“20. yüzyıl öncesi Batı medeniyetinde üretilen tüm sanat eserlerinin yüzde 20’sini Medici Ailesi ürettirmiş. Bunun için harcanan parayı düşünebiliyor musunuz?”

*******

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Güzel şeylerden bahsederken içimiz acımadığı zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 09 Mart 2018 Cuma 11:36
    Sayin Altayli, öldurulen terorist sayisinda size katilmiyorum. Turkiye karsiti ulkeler/kurumlar biz bildirmesekte bu bilgilere zaten ulasiyorlar. TSK bu operasyonda titiz ve seffaf olmaya calisiyor ki bence bu konuda gayet basarili. Diger taraftan tabiki Turk halkinida bu komuda bildirmekte fayda var. Maalesef uzulerek onlarca sehir haberleri aldik. Her haberde icinmiz parcalansada, sahsen diger taraftan etkisiz hale getirilen terorist sayisni okuyunca, acim bir nebze hafifliyor.
  • Misafir 05 Mart 2018 Pazartesi 09:04
    neden 1999 adet basıldı. 10.000 veya 20.000 adet basılıp daha çok insana, daha uygun fiyatla ulaşsa daha iyi olmazmıydı?
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 16:55
    İtalyanca bilmediğim için bir Medicinin sohbetini dinleyeceğimi hiç ummazdım. Zaten dinlemedim okudum ama dinlemiş kadar oldum.
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 16:14
    Zarif bir genç sanatçı ( seçkin) temasını çoban yaklaşımı ile dile getirdiğinde nelerle karşılaşmıştı, lutfen hatırlayınız.
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 07:49
    fatih bey guzel roportajiniz ve siyasi tarih kitaplarinda gorneye alistigimiz medici leri bu yonleriyle tanittigijiz icin tsk
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 14:38
    Güzel bir yazı , bilgilendik.Yazının sonundaki ne" zaman adam oluruz"daki ifade, çok veciz.Keşke öyle bir duruma gelebilsekte _içimiz hiç acımasa,teşekkürler ...
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 01:27
    Çok güzel bir kitap ancak fiyatından dolayı belli bir gruba hitap edebilir.
  • Misafir 04 Mart 2018 Pazar 00:27
    Kesin öyledir. İnanıyorum size. (!) Celal Hoca'nın, daha önce de dile getirmekten çekinmediği Kanunî hakkındaki görüşlerini biliyoruz. Çok zeki, çağının ötesinde bir dahî olarak bahseder her zaman.
  • Misafir 03 Mart 2018 Cumartesi 21:52
    Gündeme ilişkin konulara değinme şeklinize, yeni gündem yaratabilme kabiliyetinize, gelenekler ile modern toplum algınıza, ülkesini seven dünya insanı olmuş duruşunuzu beğeniyorum. Bu topluma ve ülkemizin siyasetçisinden çiftçisine üreteninden tüketenine birşeyler {ama her açıdan} katmaya çalıştığınızı anlıyor ve destekliyorum..Sizin gibi yurdum insanından Selamlar.
  • Misafir 03 Mart 2018 Cumartesi 21:50
    Gündeme ilişkin konulara değinme şeklinize, yeni gündem yaratabilme kabiliyetinize, gelenekler ile modern toplum algınıza, ülkesini seven dünya insanı olmuş duruşunuzu beğeniyorum. Bu topluma ve ülkemizin siyasetçisinden çiftçisine üreteninden tüketenine birşeyler {ama her açıdan} katmaya çalıştığınızı anlıyor ve destekliyorum..Selamlar.
Kalan karakter : 2000