Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GÜMRÜK Bakanı Bülent Tüfenkci, “UBER ile taksici kavgasının taraflarını aynı masaya oturtup uzlaştıracağız” dedi.

        Şaşırdım.

        Burası devlet mi, aşiret mi?

        Yasal olan ile yasal olmayanı aynı masada oturtan bir devlet anlayışı olamaz.

        Ancak ancak aşiret usulü olur!

        Bakın “medeniyette” ya da “devletlerde” işler nasıl yürüyor...

        Örnek İngiltere’den.

        Londra’daki bütün taşıma (metro, tren, otobüs, black cabs, mini cab, private hire, limuzin vs.) işleri Londra Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolü altında. İlgili birim ise Transport for London (TFL).

        Taşıma işi yapmak istiyorsanız, TF’ den “Operator” lisansı almak zorundasınız.

        Özel taşıma yani mini cab, UBER, Addison Lee gibi firmalar operasyon lisansını TFL’den almak ve araç sayısına göre lisans ücreti vermek zorunda.

        UBER London’a çalışan araç sayısı şu an 40 bin (Kaynak: UBER).

        UBER, UBERX, UBERXL, UBER Executive, UBER Lux, engelliler için UBER Assist ve UBER Access olmak üzere 7 değişik araç türüyle hizmet veriyor.

        UBER London’ın operatör lisans ücreti 2 milyon 900 bin sterlin.

        Lisans alması için bunu Transport for London’a 5 yıllığına ödemesi gerekiyor.

        Bütün taşıma faaliyetlerini 5 yıl boyunca kayıt altına almak zorunda.

        Ayrıca her araç için belirli bir ücret ödemek durumunda.

        Bunun yanı sıra bu araçları kullanacak sürücüler de Özel Taşıma Lisansı’nı TFL’den almak zorunda.

        Bu lisansı almak için şunlar gerekiyor:

        - İngiltere veya AB üyesi ülkelerin vatandaşı olma veya oturma izni bulunması.

        - En az 3 yıllık İngiliz veya AB ülkesi ehliyeti taşımaları.

        - Bu ehliyetlerde 3 ceza puanından fazlasının olmaması.

        - Savcılıktan temiz belgesi.

        - Tam sağlık raporu.

        - İyi derecede İngilizce konuşmak ve anlamak (Sınavla belirlenmesi zorunlu).

        Tüm bu belgelerle TFL’ye başvuruluyor ve 3 yıllık lisans alınıyor. Bu işlemin maliyeti yaklaşık 500 sterlin.

        Bitti mi?

        Hayır.

        Bir de araç kriterleri var. Lisansı alacak otomobil en fazla 5 yaşında olabilir.

        10 yaşını bulan otomobilin lisansı sona eriyor.

        Araç sıfır kilometre bile olsa her 6 ayda bir muayeneden geçmek zorunda.

        Araç başı lisans ücreti 140 sterlin, her muayene 55 sterlin.

        Ayrıca araçlarda “Özel Taşıma Sigortası” mecburi ve yolcular sigorta altında.

        Ve tüm taşımacılık firmaları ve araçları gelirlerini kayıt altına almak zorunda.

        Hem firmaların merkezleri hem de araçlar haber verilmeksizin düzenli olarak kontrol ediliyor.

        Anlayacağınız medeni ülkelerde tarafların masaya oturup anlaşması diye bir usul yok.

        Kuralların koyulup uyulması ve kontrolü diye bir usul var.

        Ve UBER’in Londra’daki lisansı TFL tarafından yenilenmediği için konu mahkemelik.

        ***********

        HUKUK MU, ‘BEN YAPTIM OLDU’ MU?

        YA ben anlatamıyorum ya insanlar anlamak istemiyor.

        Sevgili Hıncal Abi (Uluç) bile mesaj çekmiş, “Yani UBER lisansları da plakalar gibi mafyanın eline mi düşsün?” diye.

        Yukarıdaki yazıyı okuyunca ne demek istediğimi anlar herhalde diye umuyorum.

        Genel olarak bana yapılan eleştiriler, “Ama UBER’ler temiz ve konforlu. Taksiler leş gibi ve sürücüler terbiyesiz” diyor.

        Ben ise kural ve kayıt diyorum.

        Madem kuralın önemi yok, ben de yarın gideyim 20 tane Mercedes E kiralayayım.

        Çıkayım yollara.

        Plaka için kira vermeyeceğim için o paraya hepsi yabancı dil bilen, hatta üniversite mezunu şoförler bulayım.

        Ayda 10 bin TL maaşa bulurum herhalde.

        Ve taksicilik yapayım.

        Olur mu?

        ***********

        AL SANA YASA

        İSTANBUL Emniyeti, “haklı” polisi açığa alma işlemini “haklı” göstermek için her yolu kullanmış. Yasayı uyguladığı için açığa alınamayacağı anlaşılınca besbelli bin türlü gerekçe sıralanmış.

        Yok ceza kesip yollasaymış açığa alınmazmış, yok eksik kadroyla uygulama yapmış.

        Hiçbiri yeterli sebep değil. 2918 sayılı yasanın 141. maddesi çok açık.

        1. Yaralı ve acil hastaların taşınması ve bunlara ilk ve acil yardım yapılması için kullanılan cankurtaran ve özel amaçlı taşıtlarla, yaralı ve acil hasta taşıyan diğer araçlar (mavi-kımızı veya mavi tepe lambası).

        2. İtfaiye araçları ile benzeri acil müdahale araçları (kırmızı tepe lambası).

        3. Sanık veya suçluları takip eden veya genel güvenlik ve asayiş için olay yerine giden zabıta araçları (mavikımızı veya mavi tepe lambası).

        4. Trafik güvenliğini koruma veya trafik kazasına el koyma amacı ile olay veya kaza yerine giden trafik hizmetlerine ait araçlar (mavi-kımızı veya mavi tepe lambası).

        5. Yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşa ait kar ve buz mücadelesi çalışmalarında görevli araçlar (mavi tepe lambası).

        6. Sadece alarm sırasında olmak üzere sivil savunma hizmetlerine ait araçlar (kırmızı tepe lambası).

        7. Hizmetin devamı süresince koruma araçları ile korunan araçlar (mavi tepe lambası).

        Ama artık belediye şirketlerinin müdür, şube müdürü gibi personeli bile bir ışıldak takıp istediği yerden gidiyor.

        Ne kural var, ne yasaya uyan.

        Yasayı çiğneyen değil de uygulayan cezalandırılırsa başka ne beklersiniz ki!

        ***********

        KOYUN ÇİFTLİĞİ

        ÇİFTLİK Bank rezaletinde bir bakanımız diyor ki: “İhmalimiz yok. Vatandaş uyanık olsun.”

        Evet vatandaş uyanık olsun ama eğer bir müteşebbis adına “banka” dediği bir sistem kurmuşsa o zaman devletin ihmali vardır.

        Bu açıklamayı yapan bakanın değil ama Hazine’nin ve bağlı olduğu bakanlığın ihmali olduğu açık.

        “Banka” dediğin anda Hazine tepesine binmeliydi.

        Çiftlik Bank’ı kurup yarım milyar TL’yi aşkın parayla sırra kadem basan uyanığın niyeti ise zaten sistemin adından belli.

        Yıllardır “Koyun gibi millet” deyip durdu herkes.

        O da koyun çiftliği kurmuş.

        Bu konuya en çok üzülen ise emin olun Jet Fadıl’dır. “Bu işi niye ben yapmadım?” diye.

        ***********

        YENİ ÇAR BELGESELİ

        RUSYA’nın, İngiltere’de bir ajanı ve bir Putin muhalifini öldürdüğü iddiası üzerine ilişkiler aniden gerildi.

        Ancak belki de o kadar aniden değil.

        Çünkü bu olayın patladığı günün akşamı, BBC’de bir belgesel yayınlandı.

        “Yeni Çar Putin.”

        Özenle hazırlanmış bir belgesel.

        Putin’in iktidarı süresince yaptığı haksızlıklar, usulsüzlükler, muhaliflere karşı tavrı, Hodorkovski olayı, eskiden yanında olup sonradan uzaklaşan veya uzaklaştırılanlarla yapılmış röportajlar.

        Dört dörtlük “Putin karşıtı” bir belgesel.

        Önceden hazırlanmış ve gerektiği anda yayına verilmiş.

        ***********

        NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

        Hukuku sadece işimize geldiğinde savunmadığımız zaman.

        Diğer Yazılar