Son Dakika

20 bin Romalı’yı hangi kulüp başkanının dedesi öldürdü?

27.09.2018 - 08:41 | Güncelleme:


Hemen her köşesini görüp bildiğim Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile yaptığımız son gezide şimdiye kadar hiç görmediğim bir yerle karşılaştım. 
Halfeti yakınlarında, Fırat Nehri kıyısında yükselen muazzam bir kale ile.
Yerel halk kaleye “Rum Kale” adını vermiş.


Muhtemelen 4. Yüzyıl’a kadar bir Roma garnizonunu barındırdığı için olsa gerek.
Yerel inanışa göre Matta İncili, bu kalede yazılmış.
Tabii bunu kanıtlayacak hiçbir bilgi belge yok ama inanış böyle.
Rum Kalesi, Roma’nın Sasaniler’den korunmak için oluşturduğu sınır güçlerinin en büyük kalesi imiş.
Daha önce bahsettiğim Zerzevan kalesi daha uç bir noktada ama orası daha çok bir sınır birliği gibi.
Rum Kalesi ise daha büyük bir garnizonu barındırıyormuş ve gerçekten görmeye değer bir yer.
Bu yazdıklarım bölgeden edindiğim bilgiler.


Bundan sonrasındaki ilginç bilgiler ise bana ait.
Roma’nın MÖ 1. Yüzyıl’da işgal ettiği bu bölge sürekli olarak bir Sasani tehdidi altındaydı.
Ve Roma’yı İran’a girmekten alıkoyan savaşta Sasani Ordusu’nun komutanı olan generalin bir Türk kulüp başkanının büyük büyük büyük dedesi olduğunu söylersem inanır mısınız?
İster inanın, ister inanmayın gerçek bu.
Milattan Önce 53 yılında, Roma birlikleri Sasani topraklarına girmek için bugün Urfa diye bildiğimiz bölgede bir ileri harekat başlattılar.


Pers Kralı Orodes ise ülkesinin en zengin ve en soylu ailelerinden birine mensup olan bir generalini Romalıları durdurmak için bölgeye yolladı.
Tarihe Carrhae Savaşı olarak geçen bu savaşta iki ordu bugünkü Harran yakınlarında karşı karşıya geldiler.
Sasani Ordusu Roma Ordusu’ndan sayıca daha az olmasına karşın, Orodes’in generalinin savaş becerileri sayesinde Roma Ordusu’nu dağıttı.
20 bin Roma askeri savaş meydanında hayatını kaybetti.
10 bin Romalı lejyoner esir alındı.
Bu Roma’nın Doğu’daki en büyük yenilgisi olarak tarihe geçti ve Roma’nın ilerleyişini durdurdu.
Savaşı kazanan soylu general Doğu toplumlarında büyük bir ün kazandı. Neredeyse tanrısal bir varlık haline getirildi.
Tabii tipik bir Doğu geleneğine uygun olarak bu başarısını “ölümle” ödedi.
Pers Kralı 2. Orodes, kendisine bir tehdit olabileceğini düşünerek bu zengin, soylu ve şanlı generalin kellesini uçurttu.
Ancak generalin ailesinin bir kısmı Anadolu’nun güneyindeki bölgede, bir kısmı ise İran’da varlığını sürdürdü ve başka büyük ailelerle beraber 7. Yüzyıl’a kadar İran’daki gücünü korudu.
Peki diyeceksiniz ki, bu generalin bir adı yok mu?
Var elbette.
General Surena.
İran’da yıllarca devletin en tepe noktalarında yer alan Karen, Mihran, ve Zik aileleriyle birlikte bir tür “Doğu derebeyi” gibi varlığını sürdüren Süren Ailesi ve
Galatasaray’ı Avupa Şampiyonluğu’na taşıyan Başkan Faruk Süren de işte bu ailenin bugün yaşayan temsilcilerinden biri.

NOT: İnanmayanlar R. Frye’ın Golden Ae of Persia ve Michael Axworthy’nin Iran: Empire of the Mind adlı kitaplarından bu bilgileri alabilirler.

***

Türklerin kaldığı otelde yangın vakayı adiyedir

Dün “Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte ABD’ye giden gazetecilerin kaldığı otelde yangın çıktı” haberini görünce “Tarih tekerrürden ibarettir” diyerek güldüm.
Yangına gülünür mü?
İşin içinde Türkler var ise gülünür.
Nedenini anlatayım.
Erdoğan’ın Başbakanlığının ilk yılıydı yanlış hatırlamıyorsam.
Başbakan olarak ilk kez Washington’a resmi bir ziyarette bulunuyordu ve yanında kalabalık bir gazeteci ve işadamı heyeti de vardı.
Acemilikten olsa gerek, Washington’ın pek de şahane olmayan bir otelinde kalıyordu heyet.
Uçaktan indik, gelip otele yerleştik.
Aradan yarım saat geçmişti ki, birdenbire alarmlar çalmaya, yoldan siren sesleri yükselmeye başladı.
Washington’da ne kadar itfaiye aracı var ise otelin kapasına dayandı, ellerinde hortumlar ve tüplerle itfaiyeciler otele daldı.
Sürekli anonslar yapılıyor ve misafirlerin oteli terk etmesi isteniyordu.
Herkes kapının önüne çıktı, itfaiyeciler oteli didik didik ettiler ama yangına dair bir iz bulamadılar.
İş sonradan anlaşıldı.
İşadamları ve gazeteciler odalarına çekilmişler ve anında puroları sigaraları yakmışlardı.
Bu kadar duman bir anda odalara dolunca otelin alarm sistemi devreye girmişti.
Bu yüzden yangını duyunca güldüm.
Puronun AK Partililer arasında çok moda olduğunu biliyorum ne de olsa!

***

Gözaltı

Bir baba oğluna pantolon alamadığı için intihar ediyor.
Haberi yapan gazeteci gözaltına alınıp sorgulanıyor.
Rize’de belediye asırlık bir çınar ağacını kesiyor.
Haberi yapan gazeteci gözaltına alınıp sorgulanıyor.
“Bu nasıl bir saçmalıktır, bu nasıl bir paranoyadır” diye yazarsam.
Acaba ben de gözaltına gider miyim!

NOT: Kocaeli’ndeki gazeteci, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Gözaltı nedeni ise intihar eden babanın acılı eşinin şikayeti oldu.

***

Alan yok kıran çok

Contemporary İstanbul, çölde vaha gibi geliyor insana.
Giderek azalan sanatsal olaylardan dolayı nefessiz kalan topluma ya da en azından toplumun bir kesimine hava aldırıyor, moral veriyor.
Bu yıl da inanılmaz bir kalabalık vardı.
Fakat gelenlerin durumu biraz ilginçti.
Sergiyi gezenlerin neredeyse yüzde 80’i sürekli bir selfie çekme ve bunu bir an önce sosyal medyadan paylaşma derdindeydi.
Çekmelerinde bir mahzur yok elbette ama bunu yaparken eserlere verdikleri zararın bir mahzuru var.
Biricik Suden, bu durumu “Satın alınandan daha çok selfie çekme uğruna kırılan eserlerin yer aldığı bir Cİ’un daha sonuna geldik” diye esprili bir şekilde duyurdu.
Acaba önümüzdeki yıl bu fuarda selfie’yi yasaklamak sanat ve sanatçılar için daha mı iyi olur!

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Konkordatoyu kötüye kullanmadığımız zaman.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 14:51
    faruk suren urfalı mı
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 14:47
    Faruk Süren'in duruşu zaten ben soyluyum diye bağırıyor.
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 08:33
    Soylu nedir kardeşim, tüm insanlar eşittir..
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 12:54
    yine bir yazınızı gs ye baglamışsınız artık ne diyelim fatih bey gözleriniz bile sarı kırmızı görüyor bundünyada başka renklerde var
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 12:28
    Öldürülen Romal general de meşhur Crassus'tur. Spartacus isyanını bastıran senatör. Pompei ve Sezar ile beraber kurdukları üçlü yönetim ile Roma'yı yönetmişlerdi. Savaşta esir alındıktan sonra boğazından eritilmiş altın dökülerek öldürülmüştür.
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 12:23
    Sayın Altaylı , sen de Altaylardan Anadolu'ya bir kısrak başı edasıyla gelen bir soylu neslin torunusun. Yukarıdaki hikaye ise inandırıcı değil.
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 14:20
    ben 7-8 yüzyıllık geçmişimi bildiğimden bana inandırıcı geliyor
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 17:17
    7 mi 8 mi kardeş?
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 11:56
    onu bunu bilmem Malatyaspor derebeyler taraftar grubu var onu bilirim bende cengizhanın torunuyum cengizhannın 20 bin kişilik ordu karşı 200 bin kişilik ordu görünce ne düşünüyorsun diye sormuşlar bu kadar adamı nereye gömeceğiz demiş
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 15:47
    o metehan çin ordusu karşısında demiş o sözü
  • Misafir 28 Eylül 2018 Cuma 00:22
    onlar kalabalık ama biz güçlüyüz demiştir
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 11:55
    This is Galatasaraaaaaaaay!!
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 11:52
    tarih dersi mükembeldi teşekkürler saygılarımızla
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 11:12
    Faruk Süren ile ilgili çok enteresan bir bilgi. Teşekkürler.
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 10:58
    iyiki bir güneydoğuya gittin kaç gündür orayı yazıyorsun boş yazı bazen hiç çekilmiyorsun fatih hoca
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 10:57
    yaptığımız kural tanımazlıkları 'yurdum insanı' gibi terimlerle ya da 'türk yaptıysa gülünür' diye şirinleştirip bunlara gülmeyi bıraktığımızda bir adım ileri gitmek söz konusu olabilecek
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 10:37
    beşiktaşlı olarak söylüyorum.faruk süren i takdir ederdim hep.Her yönüyle Asil adamdır.
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 09:06
    Gazeteciler, sansasyon yaratayım, daha çok klik alayım diye insanları rencide edici, gerçekleri aşırı esneten "habercilik" yaklaşımından uzak dururlarsa, adalet mekanizmasıyla alışverişleri daha az olabilir. Gazeteci olmak, insanların mahremiyetini, kişisel haklarını ihlal etme ehliyeti vermez. Siz muhakkak bunu bilirsiniz de, bilmeyenler için yazayım istedim. Saygılar.
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 10:40
    işinize gelmeyen her iş suç.
  • Misafir 27 Eylül 2018 Perşembe 08:58
    kalemine saglik sayin altayli
Kalan karakter : 2000